0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma
Neyin feryadıyla uyandı bu can,
Kalem yazdıkça silindi her an.
Döneriz durmadan, ey Rabbim
Elimizde koca bir hiç ile Sana geliriz,
Her nefeste seni buluruz.
Hırkayı bıraktık, dünyadan geçtik,
Gönül kasesinden aşk meyi içtik.
Şu fani alemde bir kapı seçtik,
Sağ eli kaldırıp göğe açarız,
Sol elle rahmetini yere saçarız.
Allah diyerek yandı bu özüm,
Senden başkasını görmüyor gözüm.
İki cihanda sondur bu sözüm
Pervane misali döndükçe kalpler,
Yalnızca adını fısıldar diller...
Suskun dudaklarda zikirdir hece,
Aşkınla aydınlanır her karanlık gece.
Sema bir miraçtır, gizli bilmece,
Tende can kalmaz da canana döner,
Yanan bu yürekler rızana döner.
Aşkın potasında eridi bu ten,
Eser mi rüzgârın hiç ferman etmeden?
Kurtulduk nihayet ah u vâh ile benden,
Neyin nağmesinde feryattır adın,
Gönül sarayında tek murat adın.
"Hiç" dedik adına, makamı bulduk,
Boşaldık dünyadan, nurunla dolduk.
Biz asıl vatanı Sende var kıldık,
Döndükçe kainat sırı dökülür,
Kulun yüreğinden masiva sökülür...
Aşkın potasında eriyip bittik,
"Lâ" dedik dünyayı geride ittik.
Biz kendi nefsimizle savaşa gittik,
Küllerinden doğan dervişleriz biz,
Sadece Hak aşkını sormuşlarız biz.
Semazen baş eğer, can teslim olur,
Gönül aynasında nurunu bulur.
Seni zikretmeyen diller kurur,
Her bir dönüşümüz Sana niyazdır,
Senden gayrı olan her şey mecazdır.
Mecnun çöllerini gezer de durur,
Mevlevî aşkını semada bulur.
Gözünden perdeler kalkınca kulun,
Açılır vuslatın o gizli hanı,
Unutur o anda iki cihanı...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.