1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
135
Okunma

Erken uyandırılırdık.
Tan vakti, ufuk kıpkızıl.
Anaların dizlerinde yatardık.
Traktör gürültülü amma, vardı huzur
Doğmadan güneş.
Basmadan sarısıcak.
Bu mercimek yolunacak.
Toprak ateş gibi, amma vardı huzur.
Elimizde peynirli dürüm.
Sırtımızda yeşil gocuk.
Kuzuya gidilirdi bayıra..
Yorgun bacaklar amma, vardı huzur
Ağaçlarda kayısı, elma.
Firek, biber, hıyar bağlarda
Dilmit dilmit üzüm...
Uykusuz gözüm amma, vardı huzur
Ayakta kara lastik.
Üstümüzde kazak
Bağ yolmaksa, yasak.!
Mero kızar bağırır amma, vardı huzur.
Elde bel kürek bağ sulardık.
Üç beş genç bir olup kavak soyardık.
Üç beş kuruş kazanıp, doyardık.
Yorulurdu beden amma, vardı huzur
Teştilerle yoğrulurdu hamur.
Tantırda mis ekmek...
Gelene soğanlamalı çörek
Kollar yorgundu amma, vardı huzur.
Orak tırpan ekin biçilirdi.
Ter akar, bir desti su içilirdi
Harmanda kelle saptan seçilirdi.
Bel boyun ağrırdı amma, vardı huzur.
Görünce selam verilir, hal sorulurdu.
İşin ucundan hemen tutulurdu.
Kabahat kusur çabuk unutulurdu.
Dille kızarlardı amma, vardı huzur.
Garip Şenol "nerde o güzellikler?
Şimdi bir rüya olmuş o gerçekler..
Yıkılmış o canım nice evler..
Her şey var belki amma, kalmadı huzur..
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.