0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
135
Okunma
Bugün yine o bildiğin, o ağır sabahlarla uyandım anne,
Gökyüzü biraz daha gri, sokaklar biraz daha ıssız...
Cebimde biriken onca cümle, avucumda sönmüş bir sigara ateşiyle,
Yine senin o sessiz kapına geldim,
Hani şu üzerine taşlar dikilen, mermer soğuğuyla örülen o son adrese...
Elimde ne bir demet çiçek var, ne de yüzümde sahte bir tebessüm;
Sadece koca bir özlem getirdim sana, bir de bitmek bilmeyen bu yetimlik sızısını.
"Anne" diyorum, "Anne bir ses ver!"
Feryadım yankılanıp geri dönüyor, dilsiz dağlara çarpıyorum.
Hâlâ telefonda o nefesini duymak için bekliyorum boş yere;
Sessizliğin uğultusu bile sanki hesap soruyor halime,
Zamanın durduğu o mezarlık kapısında dizlerim bükülüyor.
Hatırlıyor musun? Bayramlarda elini öptüğümde "Paşam" derdin bana,
Şimdi hangi bayram, hangi özel gün teselli eder ki bu koca adamı?
Bak, bugün senin gününmüş anne, takvimler öyle diyor...
Herkes bir yerlere koşuyor, ellerinde paketler, dillerinde kutlamalar.
Bense bir mermer parçasının başında, toprağını okşuyorum gizlice.
Seni çok özledim diyemiyorum, bu kelime artık çok hafif kalıyor;
Ben seni, çocukluğumun o güvenli limanı gibi,
Dizindeki o şefkatli uykular gibi,
Sofradaki o sıcak ekmek kokusu gibi, en çok da "evim" gibi özledim.
Zaman dursa, dünya dursa da bu sızı dinmiyor, azalmıyor anne,
Yokluğun, boğazımda düğümlenen o amansız, o sessiz hıçkırık.
Sen giderken, güneşimi de alıp götürdün, karanlıkta bıraktın beni;
Şimdi ne baharın tadı var, ne kışın beyazlığı eskisi gibi masum.
Bir fotoğrafına bakıp, hayaller kuruyorum, sanki çıkıp geleceksin gibi,
Kapı çalsa, o tanıdık sesin yankılansa odalarda, "Geldim" desen bana...
Şimdi soruyorum o sağır geceye, o dilsiz duvarlara anne:
Nereye sakladılar o cennet kokunu, nerede şimdi o pamuk ellerin?
Ben bu koca dünyada, bu sahte gülüşlerin arasında sığamıyorum bir yere.
O gece sustuğu yerde başladı benim isyanım,
Senin yokluğun, bu yalan dünyanın en gerçek acısıymış meğer.
Herkes yolunda anne, herkes kendi türküsünde,
Bense senin mezar taşında, kendi feryadımı okuyorum sessizce.
Hakkını helal et anne, yine dertli başımla geldim huzuruna.
Biliyorum, "Ağlama evladım" derdin görsen, kıyamazdın gözyaşıma...
Ama ne yapayım, bu hüzün benim tek gerçeğim oldu artık.
Uyu şimdi o derin uykunda, dualarım başucunda bekçi kalsın.
Toprağın gül koksun, mekanın en güzel cennet bahçesi olsun.
Sesimi duyuyorsan eğer, sadece bir kez "yavrum" de içinden...
Anneler günün kutlu olsun ey güzel kadın,
Anneler günün kutlu olsun, benim canım, can yarım, en büyük sızım...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.