3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
113
Okunma
Sabahın köründe kalktım dikildim,
Şu garip başıma işler açıldı.
Belim büküldü de yere yıkıldım,
Eski yaralarım geri deşildi.
Yüzüm hiç gülmez ki, içim kan ağlar,
Yollar geçit vermez, bağladı dağlar.
Ekinler sarardı, bozuldu bağlar,
Tarlaya tapanım hepten saçıldı.
Anam yok ki gelsin başım ağrısa,
Babam duymaz oldu sesim çağrısa.
Bahtım kara imiş, felek uğrasa,
Kapılar üstüme bir bir kilitli.
Gurbetin kahrını çekmek güç imiş,
Yalan dünya meğer hepsi hiç imiş.
Dost dediklerim de meğer öç imiş,
Muhabbet sofrası erken geçildi.
Aşağıdan geldim yukarı giderim,
Kendi kendime hep sitem ederim.
Ben bu dertleri hiç hak mı ederim?
Acı şerbet bana mahsus seçildi.
Harman yeri gibi savruldu her yan,
Sesimi duymaz ki eyleyim beyan.
Kavrulmuş toprakta biter mi fidan?
Gözümün yaşları sel olup aktı.
Gönül heybesinde hüzün taşırım,
Kabuk tutmaz yaram, her gün kaşırım.
Bu dertli başımla kime şaşırım?
Ayrılık ateşi bağrımı yaktı
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.