1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
118
Okunma
Zirvedeyken alkış tutan ellerin gürültüsüydü sağır eden,
Meğer herkes birer gölgeymiş, güneş tepedeyken peşimden gelen.
Soframda ekmek bölüşenler, sahte gülüşlerle içime sızanlar,
İlk rüzgarda döküldü yaprak gibi, o "asla gitmem" diyenler...
Düştüğümde anladım ki; dost dediğin, uçuruma itenmiş meğer.
Şimdi bir pişmanlık denizi çalkalanıyor göğüs kafesimde,
Kalbim bir cam kırığı yığını, her nefeste batıyor derinden derine.
Ah, neye yansam bilmiyorum; harcadığım o kıymetli ömre mi?
Yoksa hak etmeyenlere verdiğim o tertemiz sevgiye mi?
Pişmanım! Kendimi unutup başkalarına can oluşuma pişmanım,
Kendi ellerimle celladıma kılıç verişime, o kör sadakatime düşmanım.
Sevgi, dillerde bir zehirli ok; yaydan çıktı mı kalbi deşiyor,
İnsan, en güvendiği dağın yamacında üşüyüp de ölüyor.
Her şey yalanmış; verilen sözler, dökülen yaşlar, o derin bakışlar...
Bir fırtına koptu içimde, geriye sadece enkazı kaldı aşklar.
Şimdi kaçıyorum her yüzden, her sesten, her sahte elden.
Kalbim parça parça... Hangi parçasını tutsam elim kanıyor,
İçimde bir yetim ağlıyor, sesini benden başka kimse duymuyor.
Diz çöktüm sonunda, kendi enkazımın o soğuk küllerine,
İnandığım ne varsa yıkıldı, ağır geliyor bu yük bu bedene.
Kimseye sitemim yok artık, en büyük yarayı kendime ben açtım,
Güneşi beklerken, kendi ellerimle karanlığa kucak açtım.
Yüreğim bir savaş alanı, ne kazananı var ne de bir merhemi,
Kendi içime ördüm duvarları, kimse geçmesin diye o ince eşiği.
Çünkü biliyorum; gelmek için bahane arayanlar, gitmek için fırsat kollar,
Sırtımdaki hançer izleri, en sevdiklerimden kalma hatıralar.
Yalnızlık artık bir tercih değil, ruhum için tek sığınak.
Beni sormayın artık, kalabalıkların o boğucu gürültüsünde yokum,
Ben yalanlara acıktım ama artık yalnızlığın sessizliğine tokum.
Vasiyetimdir; öldüğümde beni mermer taşlı şatafata koymayın,
Adımın yazılı olduğu, çiçeklerle süslü mezarlara bağlamayın.
Gidin ve bırakın ruhumu, o sessizliğin en derin kucağına...
Gömün beni, kimsesizler mezarlığının o isimsiz toprağına.
Ne bir dua beklerim gidenlerden, ne bir damla gözyaşı ardımdan,
Zaten sağken vazgeçmiştim ben bu dünyanın kirli saltanatından.
Kimsesiz ölmek değilmiş zor olan, kimsesiz bırakılmakmış asıl sızı,
Orada, o adsız taşlar arasında, nihayet bulurum ben gerçek huzurumuzu.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.