5
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
202
Okunma

Bir sandık buldum içimde,
paslı bir kilidi var.
Anahtarı çocukluğum saklamış,
ceplerimde misket sesi.
Çeviriyorum.
Takvimler geriye doğru esniyor,
annemin sesi akşam ezanına karışıyor,
sokak lambaları sarı ve masum.
Bir adım daha—
ilk kırıldığım güne düşüyorum.
Kalbim dizlerimde,
dizlerim toprakta.
Kimse bilmiyor büyüdüğümü
o gün başladım saklamaya yüzümü.
Sonra ileri sarıyorum.
Henüz yaşamadığım bir sabaha.
Saçlarıma ak düşmüş,
ama içimdeki çocuk hâlâ koşuyor.
Bir pencere açıyorum geleceğe:
Barış var mı?
Aşk duruyor mu yerinde?
Ben, kendime iyi davranmayı öğrenmiş miyim?
Zaman makinası dediğin
bir kalp aslında.
Her atışında ya geçmişe düşersin
ya yarına.
Ve şimdi,
tam bu anda durduruyorum her şeyi.
Ne dün, ne yarın.
Sadece şu an.
Çünkü anladım—
en sağlam zaman
içinde yaşadığın saniyedir.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.