1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
120
Okunma
ZAMANIN SESSİZ MÜHRÜ
Yılların yükünü vurduk sırtımıza,
Eski bir şarkı çalıyor şimdi içimizde.
Tozlu raflarda kalmış sarı fotoğraflar,
Canlanıyor bir bir, sessiz bir serzenişte.
İlmek ilmek işleniyor o eski günler,
Hasretin rengi solmuş, kokusu genzimizde.
Bir ah çekişte gizli, söylenmemiş sözler,
Anılar can buluyor her bir nefesimizde.
Vuslat, ufukta eriyen bir ışık gibi,
Gözler yollarda, gönül hep o eski dertte.
Sessiz bir çığlık bu, duyulmaz kimselerce,
Yalnızlık büyüyor, bittiği sanılan yerde.
Zaman bir su gibi akıp giderken elden,
Geriye kalan sadece o derin sızı.
Hangi rüzgâr getirecek maziyi yeniden?
Kime kalmış ki bu ömrün baharı, yazı?
Dillerde bir ezgi, kalplerde bir yara,
Yankılansın bu ses, bir dua niyetine.
Özlemle harmanlanmış, sığmaz hiçbir kaba,
Emanet olsun ruhun en kuytu köşesine.
Toprak bile doymaz gönül ahına,
Kaderdir, yazılır her bir satıra.
Bizden selam olsun yarın sabahına,
Sessiz bir çığlıktır söylenen o son hatıra.
Söylensin bu şiir, hiç bitmesin ahı,
Maziyle geleceğin köprüsü olsun.
Gelmese de o vuslatın sabahı,
Vuslata ahımız sevda üstüne kalsın...
11.04.2026
Erman ulusoy / kırklareli
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.