Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. bernard shaw
Başhak
Başhak

Yıkılacak yer bulamadım

Yorum

Yıkılacak yer bulamadım

( 8 kişi )

5

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

145

Okunma

Yıkılacak yer bulamadım

Yıkılacak yer bulamadığım için ayakta kaldım,
bir kadının yorgunluğunu koyacak raf yoktur.
Herkes benden güçlü olmamı bekledi,
kimse yoruldun mu diye sormadı.
Ben de yorulmayı içime gömdüm,
çünkü dışarıda yer kalmamıştı.

Bir kadınım,
tükenmeyi sevdaya benzettim bir ara.
Ne zaman vazgeçsem,
kalbim biraz daha dayan dedi.
Dayanmak bizde huydu,
annesinden öğrenilmiş bir kader gibi.

Sevmekle tükendim,
tükenirken sevdim.
Yanlış insanları değil belki,
yanlış umutları büyüttüm içimde.
Bir bakıştan ev kurdum,
bir suskunluktan gelecek hayali.
Sonra o evlerin hepsi
üstüme çöktü.

Yıkılmak istedim bir gece,
rujumu silmeden,
saçımı toplamadan,
artık yeter demek istedim.
Ama kadınların çöküşü de
planlı olmalıymış meğer,
buna vaktim yoktu.

Omuzlarımda başkalarının hayatları vardı,
annelik beklentisi,
sevgili olmanın sessiz fedakârlıkları,
güçlü kadın etiketleri.
Kimse benim içimde
ince ince kanayan yerleri görmedi.

Ben yıkılmadım,
çünkü benden önce yıkılanlar vardı.
Bir kadın daha düşerse
yer mi dayanır sandılar.
Ayakta kaldım,
vicdanlı bir suç gibi.

Tükenmişliğimi sevdim bazen,
çünkü başka kimse sevmedi.
Yorgunluğumu okşadım geceleri,
sen de bana aitsin dedim.
Bir kadının en gizli sevdasıdır bu,
kimseye yük olamamış acılarını sahiplenmek.

Kalbim artık atmak istemiyor bazen,
sadece durup dinlenmek istiyor.
Ama hayat beni çağırıyor.
Biraz daha güçlü ol.
Ben gülümsüyorum,
çünkü gülmek de görev sayılıyor.

Bir gün belki
yıkılacak küçük bir köşe bulurum,
kimsenin bakmadığı bir an.
O zaman çökerim,
sessizce,
bir kadına yakışır şekilde değil,
bir insana yakışır şekilde.

Ama bugün
yıkılacak yer bulamadığım için ayakta kaldım.
Ve bilin ki,
bu bir direniş değil,
bu bir kadının
tükenmişlik sevdasıdır.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Yıkılacak yer bulamadım Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yıkılacak yer bulamadım şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yıkılacak yer bulamadım şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
11.4.2026 07:43:39
5 puan verdi
İçindeki o derin "yıkılma" arzusunu ve kadın olarak taşınan görünmez yükleri, sanki bir nefes alıyormuş gibi samimi ve sarsıcı bir dille anlatıyor.

Özellikle "yıkılmak istemek" ile "planlı çöküş" arasındaki tezatlık, modern kadının maruz kaldığı o acımasız beklentiyi çok net ortaya koyuyor.

"Yıkılacak yer bulamadığım için ayakta kaldım" dizesi, trajik bir ironi taşıyor. Genelde ayakta kalmak bir erdem olarak görülürken, burada bu durum bir zorunluluktan kaynaklanan bir hayatta kalma stratejisi.

Şaire yıkılmak için bile uygun bir alan, uygun bir zaman veya uygun bir izin bulamadığını belirtiyor. Bu, kişinin kendi iç dünyasında bile kendine ait bir sığınak bulamaması anlamına geliyor.

"Kadınların çöküşü de planlı olmalıymış" dizesi, toplumsal cinsiyet rollerinin ne kadar katı ve acımasız olduğunu eleştiriyor. Bir kadının yorulması, çökmesi veya hata yapması, sanki önceden planlanmış bir prosedürün dışına çıkmak gibi görülüyor.

Oysa insan doğası düzensizdir; bazen plansızca, aniden ve kontrolsüzce yıkmak ister. Şiir, bu doğal insani ihtiyacın engellenişini çok güçlü bir dille anlatıyor.

Vicdanlı bir suç gibi" ayakta kalma ifadesidir. Normalde ayakta kalmak bir erdem, düşmek ise bir zaaf olarak algılanır. Ancak burada durum tam tersine dönmüş; ayakta durmak, başkalarını üzmek pahasına sürdürülen, vicdanı rahatsız eden bir yük haline gelmiş. "Bir kadın daha düşerse yer mi dayanır sandılar" dizesi, toplumun bireysel dayanıklılığı kolektif bir sorumluluk olarak gördüğünü ve bu yükün tek bir omuza binmesini beklediğini gösteriyor.


Bu bölümde, annelik beklentisi, sevgili olmanın sessiz fedakarlıkları ve "güçlü kadın" etiketi gibi kavramlar, bireyin kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmesine neden olan dışsal baskılar olarak sıralanıyor. "Kimse benim içimde ince ince kanayan yerleri görmedi" dizesi, bu yalnızlığın derinliğini vurguluyor. Dışarıda güçlü görünmek, içerideki kanamayı gizlemek zorunda bırakıyor.

Şiirde tükenmişlik, genellikle olumsuz bir durum olarak değil, şairin sahip olduğu tek şey haline geliyor. "Tükenmişliğimi sevdim bazen / Çünkü başka kimse sevmedi" dizesi, büyük bir umutsuzluğu ve yalnızlığı ifade ediyor. Kişi, yorgunluğunu okşayarak, ona sahip çıkarak kendini teselli etmeye çalışıyor.

Bu, "bir kadının en gizli sevdasıdır" ifadesiyle taçlandırılıyor. Sevgi, genellikle birini besleyen bir şeyken, burada sevgi nesnesi olan şey kişinin kendi acısı ve tükenmişliği. Bu, psikolojik olarak kişinin kendi yaralarıyla barışmak zorunda kalmasının şiirsel bir yansıması.

"Bir gün belki yıkılacak küçük bir köşe bulurum" diyerek umutlu bir ton yakalanıyor. Ancak bu umut, bir kurtuluş değil, sadece "bir insana yakışır şekilde" çökme isteği.

Burada "kadına yakışır şekilde" (yani sessiz, planlı, görünmez) ile "insana yakışır şekilde" (yani doğal, haklı, kabul edilebilir) arasındaki ayrım çok önemli. Şair, kadın olmaktan öte önce bir insan olarak tanınma ve dinlenme hakkı talep ediyor.

"Bu bir direniş değil, bu bir kadının tükenmişlik sevdasıdır" kapanışı, tüm şiirin özetini veriyor.

Ayakta kalmak bir kahramanlık değil, sadece o anlık bir durumu idame ettirme çabası. Direniş, genellikle bir hedefe yönelikken, burada amaç sadece var olmaya devam etmek.

: Soyut kavramlar (yorulmak, tükenmek) somut eylemlere (ruju silmemek, saçını toplamamak, raf bulamamak) dönüştürülerek daha etkili hale getirilmiş.

"Yıkılacak yer bulamadım" ifadesinin başta ve sonda kullanılması, döngüsel bir yapı oluşturuyor. Şairin hala aynı noktada olduğunu, hiçbir şeyin değişmediğini ama belki de değişeceğine dair küçük bir umudu simgeliyor.

Güçlü olmak istemek ile yorulmak istemek, planlı çöküş ile plansız yıkılma, kadın olmak ile insan olmak arasında kurulan zıtlıklar, şiirin gerilimini artırıyor.

Sessizlik, artık sadece bir atmosfer değil, söylenemeyenlerin birikimidir.

Karanlık ise, sadece dışarıdaki gece değil, içerdeki o "ince ince kanayan yerler"dır. Şiir, okuyucuyu hem duygusal olarak etkiliyor hem de toplumsal
TEBRİKLER KUTLARIM KALEMİNİ ŞAİRE kardeşim
Murat Ercan (Uluhan)
Murat Ercan (Uluhan), @muratcercann
10.4.2026 21:24:29
5 puan verdi

Yüreğine ruhuna sağlık harika dizelerdi.
yön
yön, @yon
10.4.2026 20:03:47
5 puan verdi
Yüreğine kalemine emeğinize sağlık Hocam değerli kalemin daim ve kaim olsun. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle Ellerin dert görmesın sevgiler sayğlar selamlar esen kalın
Aksakal
Aksakal, @aksakal1
10.4.2026 16:38:19
5 puan verdi
Şiirinizi çok beğendim ve hazla ve de duygulanarak okudum. Belki Türk kadının, bel ki de kendinizin ruh halin, görüp geçirdiklerinizi, hayata ve kendi gizlerinize bakış açınızı mükemmel anlatmışsınız. Şiirinizi çokça sitem olduğu kadar; çokça da ikaz olarak karşıladım. Ama genel inanç ve tâbirle tüm bunlara "kader" deyip, gelip geçemeyeceğim. Acaba bunlarda bizim düşünce bakış açılarımız, zaaflarımız, yıkılacak yer aramak yerine, daha sıkı tutunacak yer aramak, önümüze çıkan buzlu zeminlere daha dikkatle basmamak eğilim ve davranışında olabilseydiniz diye düşünmeden edemediğimi de belirtmek istiyorum. Bu hayallerin içinde ne kadar gerçek var; bilmemekle beraber, yaşanan gerçeklerden arınarak bunları yazmanın da biraz saflık olduğunu düşünüyorum Başhak Hanım. Son söz olarak, en az dedeniz yaşında (belki de daha büyük) yaşın tecrübelerine sahip olarak henüz geleceği çok olan ömrünüzde , bu geçişin bir tecrübe devresi olma kabulünü düşünerek yeni ve güzel günlere hazırlanmanızı diler, "Allah var, herşey var" kabulüne de sığınmanızı salık veririm. Geleceğinizin çok daha güzel olması istek ve duâsıyla, Allah'a emanet kalın. (Aksakal)
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
10.4.2026 16:17:09
5 puan verdi
Toplumsal rollerin ve beklentilerin ağırlığı altında ezilen bir kadının, yıkılacak bir teselli noktası bulamadığı için "mecburiyetten" sergilediği sahte güçlülük ve bu süreçte kendi acısını kimsesizce sahiplenmesidir.
​ Kimseye yük olamayan kadın, sonunda kendi tükenmişliğini ve yorgunluğunu sevmeye başlar; çünkü ondan başka o acıyı fark eden kimse yoktur.Kalemin daim olsun inşallah.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL