1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
72
Okunma
Bir sabah, güneş yine doğdu.
Dünya yerindeydi,
Ama ben,
Yine de yabancıydım her şeye.
Yollar aynıydı,
Rüzgâr aynı,
Ama içimde bir taş büyüyordu:
Sebepsiz bir varoluşun ağırlığı.
Her şey anlamsızdı,
Ama o anlamsızlığın içinde
Bir dürüstlük vardı —
Ve ben, o dürüstlüğe sarıldım.
Ne Tanrı bekledim,
Ne sonsuzluğu.
Yalnızca bu anı,
Bu anlamsız güzelliği,
Bu soluk almayı,
Bir direniş gibi yaşadım.
Çünkü insan,
Anlamı bulamaz belki,
Ama onun yokluğuna rağmen yürüyebilir.
Ve işte o yürüyüş —
Bir isyandır.
Kendimden başka dayanağım yoktu;
Gökyüzü sessiz,
Toprak kayıtsız,
Ama ben hâlâ buradaydım —
Kendi varlığımın tanığı olarak.
Bir gün taş olacağım,
Belki kum tanesi,
Belki hiçbir şey.
Ama o güne dek
Bu saçma dünyanın ortasında
Kendimi taşıyacağım.
Ve belki,
Tıpkı Sisifos gibi,
Taşın düşmesini seyrederken
Gülümseyeceğim.
Çünkü yaşam —
Anlamdan değil,
Kabullenişin onurundan doğar.
Sinan Bayram
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.