14
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
231
Okunma

Ilık bir sonbahar akşamında...
El-ele gezinirken , seninle aşkı yaşıyorum...
Pamukkale de...
Kireç taşları akıyor bir mum gibi , kayalardan
Sarkıt ve dikitlerde mistik bir akışkanlık var
Dudaklarında , çilek kırmızısı...rujun
Masmavi gökyüzünde , pamuk şekeri bulutlar
Dalgaların kıyıya vurduğu zaman...
Sen benim....hasretimsin sevdiğim
Gündüzler geceye döner , ay ışığında...
Binlerce yıldır ayaktadır , travertenler..
Ağlayan bir deniz kızının yakarışı var , kayalıklarda
Gözbebeklerinde zaman su gibi akarken...
Zaman durmuş sanki , ay doğar portakal rengi...
Denizin mavisi vurmuş , hırçın dalgalara...
Beyaz köpüklerde yıkanıyor , bir kadın...
Roma hamamlarında oynaşıyor , iki sevgili...
Bu tuvalde , sonbaharı anımsatır resmin...
Yağan yağmurlar ıslatırken . kaldırımları...
Yosun kokar güzel saçların , yüzüme vurur..
Sevdalıdır kirpiklerin
Unutamam ben ; teninin kokusunu...
Manolya ağacında canlanır çiçek açarken ..
Ruhun...
Issız vadide açan bir beyaz zambak...gibisin
Sevdiğim....
Gözlerin ağlar , mavi trenden el sallarken..
Kirpiklerinden rimeller aktığı zaman ,
Çocuklaşırsın..
Ayrılık zamanı mendiller yetmez ıslanan gözlerine..
Kompartmanlar da seni ararım ben ,
Bu ayrılık treninde..
Su gibidir tertemiz kalbin ,
Ruhumu yakar bedenin alev , alev
Gönlün , hiç küsmez değil mi bana.....?
Sevgilim....sen solmayan kır çiçeğimsin ,
Gülümse bana....!
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.