1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
127
Okunma

Bazı hayatlar bir sınıf kokusunda başlar,
Tebeşir tozunda saklıdır kaderin ilk çizgileri…
Ve bazen bir isim,
Bir ömrün yönünü sessizce değiştirir.
Benim yolumda
Sıradan insanlar değil,
Işık gibi yanan isimler vardı.
Serap Dural Hanım’dı ilk gülüş,
Bir harfi öğretirken sevgiyi kazıyan kalbime.
Sadece okumayı değil,
Hissetmeyi öğreten bir izdi o.
Ümit Uçar Hanım…
Sabrın en ince, en zarif sesi…
Düştüğüm yerde kimse görmezken beni,
Sessizce tutulan bir eldi.
Ve bir hüzün çöker bazen içime…
Murat Şahsuvar geçer aklımdan usulca,
Bu dünyadan göçmüş bir öğretmen değil sadece,
Bir ömrün en derin yerinde yankılanan bir hatıra.
Mehmet Çift’ti ilk adımlarımın rehberi,
Disiplinle yoğrulmuş merhametin adı.
Sert bakışlarının ardında saklı bir kor gibi,
Bizi hayata hazırlayan gerçek bir yürekti.
Ortaokul yollarında Ali Açık vardı,
Yanlışla doğruyu ayıran bir pusula gibi.
Ve ardından Abdullah Porsnak’ın sesi…
“Vazgeçme” diyen,
İnsanın içindeki gücü hatırlatan bir yankı.
Sonra lise…
Biraz kayboluş, biraz kendini arayış…
Ali Sarı tuttu elimden karanlıkta,
Bir ışık gibi, yönümü unuttuğum anlarda.
Mahir Çift dedi ki:
“Hayaller küçülmez,”
Ve o cümleyle büyüdü içimde yarınlar.
Murat Yağcıoğlu’nun sesi hâlâ kulaklarımda…
Bir ders anlatmazdı sadece,
Bir hayat bırakırdı ardında.
Her cümlesi bir kapı,
Her bakışı bir umut olurdu.
Şimdi dönüp baktığımda geçmişe…
Anlıyorum ki ben sadece büyümedim.
Ben, her birinin dokunuşuyla yeniden yazıldım.
Bir kalem gibi tuttular hayatımı,
Ve en doğru yerlerinden çizdiler beni.
Her biri bir iz…
Her biri bir nefes içimde…
Ve ben…
Artık biliyorum:
Ben,
Bir insanın değil,
Birçok güzel insanın emeğiyle yazılmış bir hikâyeyim.
#MehmetYETEK
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.