15
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
315
Okunma

Zamanın bütün akreplerini kırdım sırf senin için
Öyle bir yangın ki bu ne su dindirir ne de toprak örter üzerini
Sen benim kaderimin alnına vurulmuş mühürsün
Cennetin kapısında bekleyen o kutlu rızkın
Bu fani dünyadaki tek gölgesisin
Ruhumun her zerresi seninle mühürlenmişken
Senden gayrısı sadece birer hece
Yıldızların söndüğü o zifiri gecede
Tek pusulam senin o hayalindir
Mesafeler birer yalan gibi dizilirken aramıza
Ben kalbimle dokunurum sana
Hangi ülkenin şairi anlatabilir ki
İçimdeki bu devasa ve sessiz kıyameti
Sözlerim bir uçurumun kenarında
Asılı kalmış o son çığlık gibidir
Sen benim sadakat burcumda dalgalanan
O en mağrur ve en asil sancaksın
Varlığınla onurlanan bu toprak bile
Kıskanır bendeki bu sarsılmaz yerini
Dualarımın başucunda bekleyen
En mahrem ve en mukaddes sırrımsın
Pencereler kapalı kalsa ne çıkar
Gönül gözümle izliyorum her adımını
Yüreğindeki kuşlar ürkmesin diye kalbimin atışını
Susturdum sen uyuduğun her gece
Başımı dayadığım her taş senin kokunu taşır bana
Sen benim mükafatımsın dar ve karanlık dünyada
Sadakatin kitabını yeniden yazdım kanımla
Mürekkebim sadece senin adınla
Öyle bir bağ ki bu ne ölüm koparabilir
Ne de kıyamet bozabilir bu ahdi
Göklerin bile gıpta ile baktığı o muazzam
Ve ebedi aşkın tek sahibisin
Dillerde dolaşan o basit kafiyeleri
Bir kenara ittim senin o vakur duruşun için
Dünyanın tüm şairleri toplansa yine de eksik kalır
Göz kapaklarımda asılı duran devasa resmin için
Sen bir şiir değil ilahi arşın en yüksek katında okunan
Her nefeste bir kere daha her bakışında aşık olunan
Ruhumun mahzeninde sakladığım dokunulmaz mücevherimsin
Karanlık bir sarmaşık gibi dolansa da euhuma
Senin nurunla dağılır her yanım aşkla
Sana giden yollar dikenli olsa da
Her adımda papatya olur ayaklarımın altı da
Öyle bir sadakat ki bu ne mecnun anlayabilir
Ne de ferhatın gücü yeter bu sabıra
Zamanın paslı dişleri arasında ezilmeyen
Tek gerçektir sana olan bu tutkum
Sen benim rızkımın en helal damlası
Ömrümün en bereketli hasadısın
Gönül mabetimin içinde yanan
Sönmez ve sarsılmaz mukaddes meşalesin
Varlığınla şifalanan bu yaralı canın
Ebedi ve tek devası sensin bilesin
Kelimeler birer birer intihar ederken
Senin o isminin azameti karşısında
Suskunluğum bir tufan gibi büyür içimde
Kimsenin duyamadığı o derinlikte
Ruhumun secdesinde andığım en vazgeçilmez yeminimsin
Sana olan bağlılığım bir zincir değil
Ruhumun asıl ve özgür kanatlarıdır
Aynalara küstüğüm o günden beri
Sadece senin çehrende arıyorum kendimi
Öyle bir tutku ki bu ne kalem yorulur yazmaktan
Ne de kağıt dayanır bu sevdanın ateşine...
Erhan Çuhadar
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.