5
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
181
Okunma

Geceyi omzuma attım bu akşam,
Zifiri ağırdı.
karanlık dediğin,
Sen sustuğun zaman pıhtılaşırdı.
Bir şehri sevmekle seni sevmek arasında kaldım,
ikisi de uzak limanlara açılıyor sanıyordum.
oysa şehir dediğin de
ilk vapurda terk ediyormuş insanı.
Seni ilk gördüğüm anı hatırlıyorum.
Bir caddenin ortasında durmuştu zaman.
Trafik akıyordu,
biz duruyorduk.
Kalbim değil de,
hayat biraz sende askıda kalmıştı.
Sonra bir gün
ismini söküp çıkardım içimden,
masaya bıraktım.
Baktım.
Açık bir yara gibi duruyordu,
tuz basmak istedim,
şehir ağladı, ben kanadım.
Ben kanadım , hiçbir şey değişmedi...
Bir insan ne zaman büyür biliyor musun?
Aynaya baktığında…
Sevdiğinin gözlerini görmeyip
Yüzündeki yabancıyla tanıştığında.
Ve kendi yüzüne geç kaldığında.
Ben o gün sesimi gömmeyi öğrendim içime.
Ama içime de sığmadım,
Bekledim, senin dar kıyılarında
adı konmamış bir “şey” gibi.
Hiçbir boşluk beni kabul etmedi,
senin hiç bilmediğin bir yerde eksildim.
Aşk, savaş değildir.
Ne bayrak vardır ne marş.
Sadece gece boyunca süren
sessiz bir geri çekilme.
Ben silah taşımadım.
Sadece içimdeki sınırlar bir bir düştü.
Ve bazı mağlubiyetler
bazen yüzde derin bir çizgidir,
bazen de nabzın altına gizlenir.
Bir tutanak gibidir;
Kalpte işlenir.
zaman sadece dosyayı kapatır.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.