15
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
280
Okunma

Sessizce süzülür sema katında
Taşır kainatı dertli ruh atında
Görünmez bir mühür can beratında
Varlığın içinde yokluğu sezip
Gözyaşı deryası dökülür yere
Akıtmaz yaşını her bir kederden
Süzülür ruhundan o ince perdeden
Dilsiz feryatlarla dünyayı gezip
Uçmaya yine umudu olup
Dünyaya kanat çırpınışları ile
Yön verdiğini bilir misin
Güneşi kıskandırır mahzun duruşun
Hükmü yok gönlümde fani kurşunun
Esiri olmuşum o son vuruşun
Sabır dağlarını aşkıyla kazıp
Yedi iklim geçer bir tek ah ile
Düşmez dillerinden o tek şah ile
Yanar bu yüreğim siyah ile
Kaderin ağını çözüp sessizce
Koca bir evren senin bir bakışın ile
Ruhuma işleyen o zor nakışın
Zemheri ayında can yakışın
Hicran ateşinde yanıp da süzüp
Mecnun’un çölü mü bana dar gelen
Yoksa o bakışın mıdır yar gelen
Senden gayrısıdır bana har gelen
Vefasız ellerde canından bezip
Gökyüzü dar gelir kalbim kanat açınca
Sevdanın kokusu yere saçınca
Karanlık ordusu gözlerinden kaçınca
Yüklemişim omzuna bin yıllık yası
İçmişim aşkı elinden doyumsuz tası
Seninle başladı bu ömür sayfası
Hasretin mührünü bağrıma basar mısın
Bir kuşun canıdır sığmaz kafese
Hasretle tutulur her bir nefese
Kulak ver içinden gelen o sese
Yalnızlık hırkasını çıkarıp
Cennetlik elbiseyi giydirmeye var mısın
Saraylar yıkılır bir tek sözünle
Dünya aydınlanır senin özünle
Görürüm cihanı senin gözünle
Dağları ardında bekleyen şu saba
Sana varmak için harcadım çaba
Gönlümün her köşesi saray olsa
Senden öte bilesin sığmaz bir kaba...
Erhan Çuhadar
5.0
100% (25)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.