13
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
277
Okunma
Gece kara bir atlas serer senli ufuklara
Senin siluetini işler gümüş ipliklerle semaya
Ben rüzgârın içindeki bir yolcuyum yolunda
Adını yön bilip sana varan en güzel bir duayım
Karanlık göğsümde kanat çırpan sadece bir kuştur
Uzak bir yıldızdan ışık çeker senin o can bakışların
Sana değmeyen hiçbir zaman yoktur içimde
Her saat gizli bir ilahi gibi döner etrafında
Bir kayalık sessiz sedasız kıyısında deniz ağlar
Bilmiyorsun senin sesine benzer dalgaların her inişi
Sen sırlarla örülmüş bir papatya bahçesisin
Gece senin kokunla daha da koyulaşır hasretinle
Ay yavaşça eğilir hayalin gölgesi düşer omzuma
Ben senin düşlerinde soluyan bir nefesim
Anlasana gölgeler yürürken duvarların üstünde
Senin adını söylemeden uykuya dalmaz şehirler
Ben kitap sayfasındaki ön sözüm seni anlatırım
Gecenin unutmadığı tek cümlem yine sen olursun
Yer yüzünde gizlenmiş bir kaynaksın nefesimde
Avuçlarımda senin yüzünün suyu içtikçe yanarım
Biliyor musun hasretinde yandıkça serinlerim
Sen gecenin çözemediği tek bilmecesin bende
Rüzgâr saçlarının arasında gizli bir fısıltı bizli
Fırtınalar bile susturulur sesinin her tonunda
Ben bir gölge gibi izlerim seni adımlarını
Her adımın başka bir evreni uyandırır mutlulukla
Bendeki zaman senin teninde eriyen bir mumdur
Bütün anlar senin gözlerinde başka akar
Benim kalbim bir keman gibi çalar senin için
Gecenin ortasında aşk kokunla melodilerle yanar
Kirpiklerinin ucunda titreyen şehir ışıkları
Bir bakışla sen söndürürsün her karanlığı
Ben ellerinde şekil bulan bir heykel misali
Her nefesinle yeniden can bulan bir harfim
Ey geceye düşmüş uzak tek yıldızım
Senin uğruna bilmediğim dillerde hep bizi konuşurum...
Erhan Çuhadar
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.