1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
107
Okunma
TANRİM
Bana hasretin, bekleyişin ve ayrılığın,
Acıların ve sessiz ölümlerin en zarifini yaşattın.
Şimdi bir yanda ben, bir yanda devleşen yalnızlığım...
Söyle, daha ne istiyorsun bu yorgun ruhumdan?
Avuçlarımda titreyen o son nefesi mi,
Yoksa kalbimdeki bu dinmek bilmeyen uğultuyu mu?
Dünya denen bu dar gömleği artık soymalı mıyım,
Yoksa küllerimden doğup yeniden mi sevmeliyim?
Verdiğin her keder, bir mühür gibi kazındı benliğime,
Her veda, kör bir düğüm attı yarım kalan menzilime.
Eğer her şey bittiyse, neden hâlâ bu ince sızı?
Eğer bu yol sonsuzsa, neden ben hep bir yabancı?
Heybemde sükûttan gayrı bir azığım kalmadı,
Gözlerimin feri çekildi, ışık menzili bulmadı.
Alacaksan bu yorgun gölgeyi, al artık benden;
Zira usandım kendi içimdeki gurbeti beklemekten.
Beni kendimle bıraktın;
Yalnızlığı yoldaş, hüznü ekmek yaptın.
Şimdi ya bu sessizliği bir vuslatla taçlandır,
Ya da beni bu sonsuz uykunun kucağında uyandır.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.