2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma
Züleyha bir gece kalemini aldı eline,
Yüreği titreyen bir kandil gibi…
Karanlığın ortasında bir isim yanıyordu
Dilinin ucunda, kalbinin derininde.
Bir mektup yazacaktı Yusuf’a,
Belki bir sitem,
Belki bir dua,
Belki de sabrın içinden doğan bir yakarış…
Kâğıda eğildi usulca.
Kalemi titredi önce,
Sonra bir kelime döküldü dudaklarından:
Yusuf…
Yazdı…
Ama kelimeler birdenbire sustu.
Sanki bütün cümleler o ismin önünde secdeye durmuştu.
Yusuf…
Yeniden yazdı.
Yusuf diye başladı,
Yusuf diye bitti satırlar.
Bir süre baktı kâğıda,
Anladı ki aşkın dili bazen konuşmaz,
Bazen yalnızca bir ismi tekrar eder.
Çünkü bazı sevdalar
Bir hikâyeye değil,
Bir isme sığar.
Züleyha’nın kalbi bir çöl gibiydi o gece,
Ve Yusuf o çölün tek vahası.
Susuzluk ne kadar derinse
Aşk da o kadar derindi içinde.
Oysa Yusuf bir sabrın adıydı,
Bir kuyunun karanlığında büyüyen nur,
Bir gömleğin kokusunda saklı kader,
Bir rüyanın sabaha çıkan yolu…
Züleyha bunu biliyordu.
Bu yüzden aşkı bir yangın değil,
Bir imtihandı onun için.
Sarayı vardı ama gönlü zindandı,
Serveti vardı ama kalbi yoksuldu.
Çünkü gönül zenginliği
Sevdiğine kavuşmakla ölçülürdü.
Ve o gece
Züleyha mektubuna bakıp gülümsedi.
“Demek ki,” dedi içinden,
“Benim dilim kelimeleri unuttu.”
Çünkü aşk bazen
Uzun cümleler kurmaz.
Bir ismi tekrar etmekle yetinir.
Yusuf…
Bu isim
Onun sabahıydı.
Onun duasıydı.
Onun kaderiydi.
Ve Züleyha’nın kalbi
o geceden sonra
tek bir isimle konuştu.
Ne yazsa yine ona varıyordu,
ne söylese yine ona çıkıyordu.
Çünkü aşkın dili değişmezdi.
Züleyha’nın lügatinde
dünyanın bütün kelimeleri silinmişti artık.
Ve anladı ki Züleyha o gece:
Aşkın kitabında
Bazen bütün sayfalar silinir,
Geriye yalnızca bir başlık kalır.
Ve o başlık
Bir ömürlük hikâyeyi anlatır.
Züleyha’nın hikâyesinin başlığı da
Başından sonuna kadar aynıydı:
Yusuf…
Kadir TURGUT
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.