19
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
301
Okunma

Çok masal düştü yere kahvemizi içerken
Kan kokulu ninniler sıçradı masamıza
Sirenler indi gökten kıyamete var derken
Binlerce virgül girdi var olan tasamıza.
Alfabeye sığmayan çığlıkları işittik
Karamsar cümlelerle bizler yeniden bittik.
Kederli parmaklarla ölüm çizdik toprağa
Işığı solan gözle çaresizce suladık
Masumiyet yükledik açan kızıl yaprağa
Güneşin ışığını gölgelerle buladık.
Aç mı kalmış insanlık yutmuşlar mı sesini
Haykırış gerekliydi kesmişler nefesini.
Silahların dumanı geleceği boğacak
Hangi yönden esecek bilmem barış rüzgârı
Kızıl ninni acısı yeniden mi doğacak
Yoksa kış mı kovacak çiçeklenen baharı
Umudu heybemizde yıllarca saklamıştık
Ölümlü türküleri çoktan yasaklamıştık
Minicik solukların kül doldu avucuna
Rüzgârları çağırdı döksün diye dağlardan
Vurdu kanlı savaşın sivriltilmiş ucuna
Yarınları diledi merhametli sağlardan
Okşadı kapağını, umutla açıp baktı
Çocuk yere eğildi… Masal hâlâ sıcaktı.
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.