17
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
315
Okunma
Hanemize hoş ve sefa gelmiştin,
Yakın değil, on bir aylık yoldan gelmiştin.
Kapımızı çaldığında gönüller ferahlamıştı,
Sanki rahmetin kendisi misafir olmuştu bize.
Şimdi… elveda demenin vakti mi geldi?
Elveda ya şehr-i Ramazan, elveda…
Maneviyatınla gelmiştin,
Ruhun ince bir esinti gibi
Camdan, pencereden, damımızdan içeri süzülmüştü.
Bir kandil ışığı gibi kalplerimizi aydınlatmıştın.
Ne güzel etmiş, ne hoş sefalar getirmiştin…
Şimdi gidiyorsun öyle değil mi?
Elveda ya şehr-i Ramazan, elveda…
Az biraz mütevazı olmuştuk,
Gönlümüz yumuşamış, sesimiz alçalmıştı.
Her birimiz huzurla dolmuştuk,
Sofralarımızda ekmek bölünürken
Kalplerimiz de paylaşmayı öğrenmişti.
Bencilliği ruhumuzdan silmiştik,
Bir yetimin duasında,
Bir garibin tebessümünde
Kendimizi bulmuştuk…
Şimdi kalkıp gidiyorsun öyle mi?
Elveda ya şehr-i Ramazan, elveda…
Gecelerin bir başkaydı,
Sahur vakti gökyüzü bile daha merhametliydi.
Dualar semaya daha yakın,
Gözyaşları Rabb’e daha çabuk ulaşıyordu.
Biz bu ayda biraz daha insan olmuştuk,
Biraz daha kul,
Biraz daha merhamet…
Şimdi gidiyorsun öyle mi?
Elveda ya şehr-i Ramazan, elveda…
Gitmeden önce
Şu yorgun kalplerimize bir dua bırak.
Bizi yine bekle gelecek yılın ufkunda.
Belki biz oluruz, belki olmayız…
Ama sen yine gel,
Bir başka haneye, bir başka gönle rahmet ol.
Ve biz
Ardından bakan mahzun insanlar gibi
Sessizce mırıldanalım:
Elveda ya şehr-i Ramazan…
Elveda…
ALİ RIZA COŞKUN ©
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1👇
“Kalplerimiz bir ay boyunca büyüdü,
Merhamet ve sabırla doldu,
Ve şimdi sessizce vedaya hazırlanıyor.”
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.