Elleriyle çalışan adam amele, elleriyle birlikte zihnini de çalıştıran adam usta, fakat elleri zihni ve kalbi ile çalışan sanatkardır. -- goethe
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Kadere İnat Sevdim Seni

Yorum

Kadere İnat Sevdim Seni

( 26 kişi )

20

Yorum

39

Beğeni

5,0

Puan

361

Okunma

Kadere İnat Sevdim Seni

Kadere İnat Sevdim Seni

______________________🦋
_________🤍
Kadere inat sevdim ben seni
Hiçbir sınırın çizgisine basmadan
Hiçbir lügatte karşılık aramadan
Zamanı ertelemeden.
Öyle biraz öksüz
Hayatın keskin bir ayaz olduğunu bilmeden.
Varlığın o keskin uçurumunda
Korkulara boyun eğmeden,
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Gözlerini bulma ihtimalimden çok
Karanlığında kaybolma riskim vardı,
Bir yıldız mı kaydı içimize, yoksa biz mi
Güneşi söndürdük birbirimizden bilmeden.
Bakışlarını kaçırdığın her saniye
Kopardı ruhumun ince dikişleri,
Neticesinde yürek sızım
Kör bir kuyuya düştüğünde
Sesin yankılanır mı bilmem ama
Sessizliğinin derinliğine bakmayı sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Kökü gökyüzünde bir çınar gibi sevdim
Toprağa küs, bulutlara vurgun gibi de
Kimi zaman fırtınada savurdum dallarımı
Kimi zaman narin bir kar tanesi
Bir cam kırığı gibi sakladım gülüşünü
Yaralanarak sevdim
Kırıldığım da oldu
Ruhumun kabuklarını döktüğümde
Hüznün asaletine kapıldım çoğu zaman..
Bir veda gibi gülümsediğinde
Sonucunda zehir de olsan
Şifa da olsan;
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Bazen mürekkebimle konuştum
Bazen gölgemle,
Kelimelerle anlatamadığım o boşluğu,
Ruhumun sükutuyla sunardım sana,
Rengi hiç görmemiş birinin
Gökkuşağını tarif etmeye çalışması gibi,
Kıyısı olmayan bir denizin
Dalgalarını kıyıya sorması gibi,
Benim yandığımı değil
Kendi yankını duymak ister gibi..!!
Kendimi sende kaybetmeyi sevdim
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Bazen bir ayaz gibi dondurmanı
Bazen de bir hazan ikliminde
Düşlerimi üşütmeni sevdim
Su misali yatağını ararken
Taşlar biriktirmeyi
Gönül dehlizimde
Ya da dipsiz bir kuyuda unutulmuş
Yusuf gibi kuyunun karanlığını sevmeyi sevdim.
Ya da yaralı bir kırlangıç gibi
Göç ederken cihanı
Bütün hatıraları ardım sıra
Bırakmayı sevdim..
Ama en çok da kalbini sevdim
Çünkü kalbin bir mülk değil,
Memleketimin kapısı diye çok sevdim.
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Gecenin siyah sütünü içerken ruhum
Sabahın boynuna sarılmayı bekler gibi
Karanlığın içindeki o ince yırtığı
Hayallerimle yamayarak sevdim
Hiçbir haritaya sığmayan yollarda
Pusulasız adımlarla yürürken
Kaybolmanın o kutsal sancısını
Alnıma yazılmış bir yazı gibi basmayı sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Aynadaki yabancının yüzüne bakıp
Seni kendimden bile sakınırken
Kırık bir keman yayının titreyişiyle
Eski bir şarkıyı bölüşmeyi sevdim
Zamanın paslı dişleri arasında ufalanırken
Her zerremi senin rüzgarına savurup
Bitmeyen bir kışın ortasında
Baharı beklemeyi değil, kışı sende sevmeyi sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Denizlerin dibindeki o dilsiz balık gibi
Suyun ağırlığını sevgimle tartarak
Hiçbir kıyıya ait olmamanın
O mağrur yalnızlığını sevdim
Göğsümdeki kafesin kapısını aralayıp
Kuşları özgürlüğüne değil
Senin gökyüzüne uçururken
Kanat seslerindeki o derin hıçkırığı sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Eski bir kitabın tozlu sayfalarında
Adı unutulmuş bir kahraman gibi
Kendi hikayemi senin boşluklarına yazıp
Sonunu hiç düşünmeden sevdim
Her satırda biraz daha eksilirken
Varlığının o muazzam ağırlığı altında
Ezilmeyi değil, yeniden şekillenmeyi
Bir heykelin yontulması gibi sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Yıldızların soğuk ışığına sığınıp
Yalnızlığın buz tutmuş tünellerinde
Senin hayalinle ısınma kumarını sevdim,
Yıkılmış köprülerin ardından bakıp
Karşı kıyıya geçmeyi değil
Bu kıyıda seni beklemeyi sevdim
Avuçlarımda biriktirdiğim tozlu anıları
Rüzgara verip sana ulaştırmayı
Bir dua gibi sessizce sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Güneşin kavurduğu o ıssız bozkırda
Bir vaha gibi hayaline sığınıp
Kum tanelerinin sayısınca hasretle
Adını rüzgarın nefesine fısıldamayı sevdim
Her fırtınada biraz daha savrulurken
Yönümü değil, senin durduğun yeri
Kutsal bir mekan gibi bilip
Oraya doğru sessizce eğilmeyi sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
~~
Kalemimin ucundaki o son damlayı
Senin ruhunun denizine bırakırken
Tüm sınırları, tüm yazılanları reddediyorum
Sen benim ulaşılmaz kutbum
Sen benim en derin sızımsın
Bitmeyen bu hasretin içinde
Seni sadece "imkansız" olduğun için
Kuralsızca kalbimde taşımayı sevdim..
Ben seni kadere inat sevdim..
❤𓆪Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (26)

5.0

100% (26)

Kadere inat sevdim seni Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kadere inat sevdim seni şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kadere İnat Sevdim Seni şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
10.3.2026 05:46:52
5 puan verdi
Sevgili Cemre

"Kadere İnat Sevdim Seni" şiiri, aşkı bir başkaldırı manifestosu gibi yazılmış, uzun soluklu, katman katman derinleşen, her kıtada daha da yoğunlaşan bir başyapıt.

Şiirin omurgası o nakarat: "Ben seni kadere inat sevdim." Bu cümle, her tekrarda daha fazla güç kazanıyor; kaderin çizdiği sınırlara, yasaklara, imkânsızlığa karşı bir isyan, bir inat, bir meydan okuma. Cemre Hanım burada aşkı pasif bir duygu değil, aktif bir mücadele olarak resmediyor. Sevgi, kaderin karşısında eğilmiyor; tam tersine, kaderi hiçe sayarak, onun kurallarını reddederek var oluyor.

Şiirin her bölümü ayrı bir katman:
İlk kıtada sınır tanımadan, lügatte karşılık aramadan, zamanı ertelemeden sevmek... Bu, aşkın en saf, en çocuksu hali öksüz, ayazdan habersiz, korkusuz.
Sonra karanlıkta kaybolma riskini göze almak, yıldız kaydırmak, güneşi söndürmek... Aşk burada hem ışık hem karanlık; hem kurtarıcı hem yok edici.
Kökü gökyüzünde çınar gibi sevmek, toprağa küs bulutlara vurgun olmak, fırtınada savrulmak, narin kar tanesi gibi cam kırığı saklamak... Bu imgeler, aşkın hem devasa hem kırılgan olduğunu anlatıyor. Yaralanarak sevmek, kırılmak, hüznün asaletine kapılmak burada aşk romantizmden çıkıyor, bir varoluş savaşı oluyor.
Mürekkeple, gölgelerle konuşmak, rengi görmemiş birinin gökkuşağını tarif etmesi, kıyısı olmayan denizin dalgalarını sorması... Bu dizeler, aşkın anlatılamazlığını, kelimelerin yetmezliğini öyle güzel yakalıyor ki, okuyanın boğazı düğümleniyor.
Ayazda dondurmak, hazanda üşütmek, taş biriktirmek, dipsiz kuyuda Yusuf gibi unutulmak, yaralı kırlangıç gibi göç etmek... Aşk burada acıdan ayrı değil; acı aşkın ta kendisi.
Gecenin siyah sütünü içmek, sabahın boynuna sarılmayı beklemek, karanlığın yırtığını hayallerle yamayarak sevmek, pusulasız kaybolmanın kutsal sancısını taşımak... Bu kısım, aşkı bir dua gibi, bir ibadet gibi sunuyor.
Aynadaki yabancıyla yüzleşmek, kırık keman yayında eski şarkıyı bölüşmek, zamanın paslı dişleri arasında ufalanmak, kışı sende sevmek... Aşk, burada kendini kaybetmek değil, kendini yeniden şekillendirmek.
Deniz dibindeki dilsiz balık gibi suyun ağırlığını sevgisiyle tartmak, kuşları özgürlüğe değil onun gökyüzüne uçurmak, eski kitabın tozlu sayfalarında kendi hikâyesini yazmak... Bu imgeler, aşkın yalnızlığını, mağrurluğunu, ezilmeyi değil yeniden doğuşu seçmesini anlatıyor.
Son kıtada her şeyi reddetmek: Sınırlar, yazılanlar, imkânsız... "Sen benim ulaşılmaz kutbum, en derin sızım" diyerek bitirmesi, şiiri zirveye taşıyor. Aşk, burada imkânsız olduğu için daha da kutsal, daha da kuralsız.

Cemre Hanım, bu şiirle aşkı kaderin karşısına dikiyor ve "inat"ı en güzel haliyle kutluyor. Şiir boyunca acı, hasret, kırılma, kaybolma var ama hiçbirinde teslimiyet yok tam tersine, her acıda daha derin bir sevgi büyüyor. Bu, aşkı "mutlu son"la değil, "inatla" tanımlayan nadir şiirlerden biri.

Kalemine, yüreğine, o kuralsız sevgiye binlerce kez sağlık. Bu dizeler, okuyan herkesi kendi "kadere inat" sevdiği şeyleri hatırlatıyor ve "ben de inat ederim" dedirtiyor. Edebiyat Defteri'nde böyle şiirler olunca, insan yeniden âşık olmak istiyor ama bu sefer daha cesur, daha derin, daha inatçı.
☕🙏✍️
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
11.3.2026 11:08:30
5 puan verdi
Çok derin ve duygusal bir şiir olmuş. “Kadere İnat Sevdim Seni” dizelerinde aşkın kaderle çatışması, bütün zorluklara rağmen sevmenin bir meydan okuma oluşu çok etkileyici bir şekilde işlenmiş. Özellikle “Ben seni kadere inat sevdim” tekrarları, şiire hem ritim hem de güçlü bir vurgu kazandırıyor.

Kısacası: Sevginin kaderi aşan bir güç olduğunu, acıya ve ayrılığa rağmen kalbin vazgeçmediğini anlatan; lirizmi yüksek, içten ve dokunaklı bir eser. Kaleminize sağlık.
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
11.3.2026 02:27:01
5 puan verdi
Mükemmel bir şiir okudum yürek sayfanda kutluyorum değerli dost yürek sevgili dost kalem iyi geceler diliyorum şiirlerde buluşmak dileğiyle şiirle kalın selamlar sevgiler değerli dost yürek
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
10.3.2026 16:40:18
5 puan verdi
Her zaman ki gibi kendi tarzınızda; Harika duygularla yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum kaleminiz daim olsun selam ve sevgilerimle Allah'a emanet olun...
HÜSEYİNPELİT
HÜSEYİNPELİT , @huseyinpelit
10.3.2026 16:16:32
5 puan verdi
Harika yüreğinize sağlık mutlulukla huzurla...
Dizeler akmış çağlamış gönüllere...
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
10.3.2026 15:28:41
5 puan verdi
Kadere meydan okuyan bir sevdanın derin ve sarsıcı hikâyesi gibi akıyor dizeleriniz. Her kıtada aşkın hem yarasını hem de vazgeçmeyen sadakatini güçlü imgelerle hissettiriyorsunuz.

“Kadere inat sevilen bir kalp, kaybolacağını bilse de yolundan dönmez. Çünkü bazı aşklar sonu için değil, var olduğu hakikat için yaşanır.”

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi.
Tebrikler saygı ve sevgilerimle can şairem.🌻🌞
Sevil Sev
Sevil Sev, @sevil-sev
10.3.2026 14:54:11
5 puan verdi
Bu kıyıda seni beklemeyi sevdim
Avuçlarımda biriktirdiğim tozlu anıları
Rüzgara verip sana ulaştırmayı
Bir dua gibi sessizce sevdim..

Sevdim..🪻
Mesut Tütüncüler
Mesut Tütüncüler, @mesut-tutunculer
10.3.2026 14:44:35
5 puan verdi
Bu tutkulu, derinlikli ve edebi değeri yüksek kaleminiz için sizi tebrik ederim.
Ruhunuzun şifası her daim kaleminizle buluşsun.

Saygı ve selamlarımla.
Artemis1
Artemis1, @artemis11
10.3.2026 12:46:31
5 puan verdi
sevmek böyle bir şey
her şeyini seversin
yüreğinize sağlık olsun inş.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
10.3.2026 11:10:24
5 puan verdi
Karı, kışı, ayazı ve kuyu karanlığını sevmeyi; yani aşkın sadece baharını değil, en sert iklimini bile kucaklamayı seçmek, gerçek bir "kadere inat" duruşudur. Yusuf gibi kuyuda kalmayı, bir mağduriyetten ziyade sevgilinin hikayesine dahil olmak gibi görmesi çok derin bir mana taşıyor.
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
10.3.2026 10:03:44
5 puan verdi
Haçan seversun beni
Ben da sverum seni
Kadere inat işler
Bil ki değildur yeni
nejat hoca
nejat hoca, @nejathoca
10.3.2026 09:39:31
Şiirinizde kaderle sevgi arasındaki gerilimi çok etkileyici bir şekilde işlemişsiniz. Her dize, sevginin gücünü ve kararlılığını yalın bir dilde yansıtıyor. Özellikle “inat” vurgusu, okuyucuya mücadele ve direnç duygusu veriyor. Sevilen kişinin varlığı, kaderin çizgilerini aşan bir umut kaynağına dönüşüyor. Şiirinizdeki içtenlik, okuyucunun kalbine doğrudan dokunuyor. Bu bütünlük, eserinizi hem samimi hem de unutulmaz kılıyor.

Kutlarım hocam, kaleminiz sevdanın gücünü kaderin sınırlarını aşarak çok içten bir şekilde aktarmış.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
10.3.2026 08:39:56
5 puan verdi
Paylaştığınız bu dizeler, sadece bir aşk ilanı değil; yenilgiyi baştan kabul etmiş ama buna rağmen savaşmaktan vazgeçmemiş bir ruhun direniş manifestosu. "Kadere inat" vurgusu, sevginin sadece güzel günlere değil, imkansızlığın getirdiği o keskin sızıya da talip olduğunu gösteriyor.
Şiirin derinliklerinde dikkat çeken birkaç temel izleri var aşkın sadece bir duygu değil, bir direniş biçimi olduğunu ne kadar da güçlü anlatıyor. Teslim olmak yerine, imkansızlığın üzerine yürüyen, acıyı bir asalet nişanı gibi göğsünde taşıyan bir ruhun çığlığı gibi.
Kökü gökyüzünde bir çınar" imgesi, alışılmışın dışındaki o aidiyet duygusunu harika özetlemiş. Dünyaya değil, daha yüce ve belki de ulaşılamaz olana tutunma çabası...sevilmeyi değil; "kırılmayı", "yaralanmayı", "sessizliğin derinliğine bakmayı" ve hatta "kuyuya düşmeyi" sevdiğini söylüyor. Bu, aşkın konforundan ziyade, onun ruhu dönüştüren ve yontan (bir heykelin yontulması gibi) tarafına duyulan saygıyı simgeliyor...
Kalbin bir mülk değil, memleketimin kapısı" mısrası ise aidiyetin en saf tanımı. Birini sevmenin, insanın kendi evine dönmesi gibi hissettirmesi ama o kapının hep aralık kalması ve seni sadece imkansız olduğun için sevdim" dizesi, duyguyu dünyevi bir beklentiden çıkarıp metafizik bir boyuta taşıyor. Ulaşmak değil, o ulaşılmazlık yolunda "kaybolmanın kutsal sancısını" hissetmek asıl amaç haline geliyor.
Kökü gökyüzünde, toprağa küs bir çınar tasviri; hem ait olmama hissini hem de devasa bir tutunma arzusunu aynı anda veriyor. Zehrin şifaya, kışın bahara tercih edilmesi, duygusal bir teslimiyetin en üst noktası...
Kışı sende sevmeyi sevdim" diyerek baharı beklemekten vazgeçmek; aşkın sadece güneşli günlere değil, fırtınaya ve ayaza da talip olduğunu gösteriyor.
​Bu şiir, sevmenin "sahip olmak" değil, o yolda "kaybolmayı göze almak" olduğunu hatırlatıyor. Kaderin çizdiği sınırları ihlal eden, kuralsız ve alabildiğine derin bir bağlılık bu.
Kalbi bir mülk değil, "memleket kapısı" olarak görmek, aidiyet duygusunun en naif ve en köklü ifadesi. Bu, aşkın kişisel bir tatminden öte, insanın ruhsal sığınağı haline geldiğini kanıtlıyor.
Böyle güzel bir eseri yorumlamaktan onur duydum..yüreğinin güzelliği cemaline yansımış şaire kardeşim....
Sevgiler
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
10.3.2026 07:25:07
5 puan verdi
İşte gerçek sevgi bu
Kadere inat sevmek
Olsun be olsun biz sevelimde
Ruhumuz sevgi dolsun
Çok tebriklerimle
Esenlikler dilerim
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
10.3.2026 07:10:36
Sevmek, sonucu ne olursa olsun, kendi ruhunun pusulasını sevilenin durduğu yere çevirmektir.
baharı değil, fırtınayı sevmek... Bu, ancak ruhu "pişmiş" bir şairin kurabileceği bir cümledir.tebrik ederim kalemin daim olsun inşallah.
Alptekin Yazar
Alptekin Yazar, @alptekin-yazar
10.3.2026 05:58:13
5 puan verdi
Anlam dolu ve anlatımı mükemmel olan bu şiiri haz alarak beğeni ile okudum, ben seni kadere inat sevdim, bu söz çok önemli ve etkili bir söz, betimleme ufku geniş ve yaratıcı bir zihnin yapamayacağı şey yoktur, sözleri ile kaderi gıyabında cezalara mahkûm edebilir, güzel şiirinizi ve sizi yürekten kutluyorum.
En içten selam ve saygılarla.
Etkili Yorum
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
10.3.2026 04:26:36
5 puan verdi

Bu yapıtınız yaklaşık 125 satırdan oluşuyor. Ne kadar zamanda yazdınız bilmem.. Ancak farklı başlık altında irdelerken akıl devinim lerinizi alkışladım. Ve bu romanı okuduğum için sansmıyım.
ve.....
Şiirdeki imgeler (imajlar / metaforlar / semboller), klasik bir aşk şiirinin ötesine geçerek adeta bir acı-estetik manifestosu haline geliyor. Her biri hem yarayı derinleştiriyor hem de o yarayı taşımanın kendine özgü bir asalet kattığını hissettiriyor. Aşağıda şiirin en çarpıcı imgelerini tek tek açarak, daha uzun ve ayrıntılı bir analiz yapıyorum:
1. Kadere inat sevmek (ana motif – tekrar eden nakarat)
Şiirin omurgası. “Kadere inat” ifadesi, sevginin iradî bir başkaldırı olduğunu vurguluyor. Burada kader pasif bir kabulleniş değil; aşkın önünde dikilen görünmez bir duvar, toplumsal normlar, imkânsızlık, zamanın akışı, karşılıksızlık gibi somut ve soyut engellerin toplamı. Sevmek ise bu duvarı kırmaya değil, duvara rağmen var olmaya karar vermek. İnat burada asi bir çocuk inadı değil; olgun, bilinçli, neredeyse trajik bir direniş.
2. Kökü gökyüzünde çınar – toprağa küs, bulutlara vurgun
Çok güçlü bir tersine çevirme. Normalde çınar köküyle toprağa bağlı, gövdesiyle göğe uzanan bir ağaçtır. Burada kök gökyüzünde → aidiyet tersyüz edilmiş. Sevgiliye duyulan aşk, dünyevi/toplumsal/toprak köklerinden kopuşu, sadece göksel/ulaşılmaz olana bağlanmayı simgeliyor. Bu imge aynı zamanda yerçekimsiz bir yalnızlık hissi veriyor: ağaç yere değil göğe kök salmışsa, her an devrilebilir, ama yine de dimdik duruyor.
3. Karanlığında kaybolma riski > gözlerini bulma ihtimali
Aşkın matematiksel risk hesabı yapılmış gibi. Umut değil, kaybolma olasılığı daha yüksek olmasına rağmen seçilen yol. Bu, romantik edebiyatta sık rastlanan “sevmek = yanmak” temasının modern, neredeyse varoluşçu bir versiyonu. Kaybolmayı göze almak, sevgilinin gözlerini bulmaktan daha değerli hale geliyor.
4. Yusuf gibi dipsiz kuyunun karanlığını sevmek
Kur’an’daki Yusuf kıssasının en dokunaklı sahnesine gönderme. Kuyu hem hapishane hem rahim gibi; karanlıkta yeniden doğuşun mekânı. Şair burada sevgilinin yokluğunu/uzaklığını bir kuyu karanlığı olarak görüyor ve o karanlığı sevmeyi seçiyor. Bu imgeyle acı bir tür manevi mertebeye yükseltiliyor.
5. Yaralı kırlangıç – bütün hatıraları ardına bırakarak göç etmek
Kırlangıç göçmen kuşların sembolü; ama yaralı olanı artık dönemeyeceğini biliyor. Yine de uçuyor. Hatıraları bırakmak burada bir kurtuluş değil, zorunlu bir fedakârlık. Aşkın bedeli olarak geçmişin tamamını terk etmek zorunda kalmak anlatılıyor. Çok ağır bir imge.
6. Kalbin bir mülk değil, memleketimin kapısı olması
Şiirin en yumuşak ama en derin darbesi burada. Sevgilinin kalbi artık bir eşya (mülk) değil; şairin aidiyetinin, kimliğinin, evinin başlangıç noktası. Bu imgeyle aşk bireysel bir duygu olmaktan çıkıp varoluşsal bir yurt haline geliyor. Kaybedilirse şair vatansız kalacak.
7. Gecenin siyah sütünü içmek – sabahın boynuna sarılmayı beklemek
Siyah süt → imkânsız besin, zehir gibi ama içiliyor. Geceyi içmek = karanlığı yutmak, onu vücuda katmak. Sabah ise hâlâ umut, ama artık aktif beklenmiyor; sadece “sarılmayı beklemek” var. Pasif, yorgun, ama vazgeçmemiş bir umut.
8. Karanlığın içindeki ince yırtığı hayallerle yamaması
Çok dokunaklı bir imge. Karanlık mutlak değil; küçük bir yırtık var ve şair o yırtığı hayallerle onarıyor. Yani karanlığı kabul ediyor ama tamamen teslim olmuyor; küçük, kırılgan bir direniş alanı yaratıyor.
9. Denizlerin dibindeki dilsiz balık – suyun ağırlığını sevgisiyle tartmak
Balık suda doğar, su onun doğal ortamıdır ama burada “dilsiz” vurgusuyla sessiz bir çaresizlik ekleniyor. Su artık hafiflik değil ağırlık; sevgiliye duyulan hasret suyu ağırlaştırıyor. Tartmak fiili çok güçlü: sevginin fiziksel bir kuvvet haline gelmesi.
10. Kırık keman yayı – eski bir şarkıyı bölüşmek
Müzik aletinin kırık olması + hâlâ çalınması = yaralı ama susmayan aşk. “Bölüşmek” kelimesi çok anlamlı; artık tam bir şarkı değil, sadece parçalanmış bir melodi paylaşılıyor.
11. Yıldızların soğuk ışığına sığınmak – yalnızlığın buz tutmuş tünellerinde hayalle ısınmak
Soğuk ışık = uzak, dokunulmaz güzellik. Isınmak için hayalden başka bir şey yok. Bu imge aşkın hem ısıtıcı hem dondurucu doğasını mükemmel özetliyor.
12. Güneşin kavurduğu bozkırda vaha gibi hayale sığınmak
Bozkır = kuraklık, çoraklık, ölümcül sıcak. Vaha ise tek kurtuluş. Ama vaha gerçek değil, sadece hayal. Yine de şair oraya sığınıyor. Bu, aşkın hayati bir illüzyon olduğunu itiraf eden en çıplak imgelerden biri.
Genel Değerlendirme
Şiirdeki imgelerin neredeyse tamamı tersine çevirme, imkânsızlık, karanlıkta direniş, yaralanarak var olma ekseninde dönüyor. Geleneksel aşk şiirindeki bahar, gül, bülbül, servi gibi pozitif imgeler yerine kuyu, karanlık, ayaz, bozkır, kırık keman, yaralı kuş, siyah süt gibi imgeler hâkim. Bu tercih şiiri romantizmden çok modern trajik lirizme yaklaştırıyor.
Aynı zamanda imgeler katmanlı: her biri hem fiziksel bir sahneyi resmediyor hem de ruhsal bir durumu anlatıyor. Şair acıyı estetize ederken asla onu hafifletmiyor; tam tersine acının içindeki güzelliği büyütüyor.
Sonuç olarak bu şiir, “sevmek” fiilini yeniden tanımlıyor:
Sevmek = imkânsıza rağmen var olmak,
karanlığı yutmak,
kendi yarasıyla barışmak,
ve bütün bunlara rağmen
“inatla” devam etmektir.
Kalemine, yüreğine, bu imgeleri böylesine keskin ve zarif bir şekilde dokuyabilmesine bir kez daha hayranlıkla alkışlıyor ve sizi tebrik ediyorum.
Etkili Yorum
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
10.3.2026 04:08:49
öncelikle şiiri ve şairini tebrik ediyorum...
bu şiir, kaderin sınırlarını kabul etmeyen derin ve inatçı bir sevginin dışa yansımasıdır, öyle ki şair, aşkı kolay ve huzurlu bir duygu olarak değil de onu risk, acı ve yalnızlıkla birlikte gelen bilinçli bir seçim olarak ifade ederken tekrar edilen “ben seni kadere inat sevdim” ifadesi, sevginin bir kader değil de sanki kaderle mücadele eden bir irade olduğunu vurgulamakta, oysa şiirde kuyu, karanlık, fırtına, yıldız ve gökyüzü gibi güçlü imgeler kullanılarak hem içsel yalnızlık hem de umut duygusu istenildiğinde aynı anda hissettirilebilir.
sevilen kişi zaman zaman bir insan olmaktan çıkıp sığınılan bir dünya ya da bir memleket gibi anlam kazanır ve genel olarak şiir, imkansızlığın dahilinde bilerek sevmenin, acıyla yoğrulan bir bağlılığın ve ruhsal bir direnişin şiirsel ifadesi olarak okunabilir...
eksik olmayın selam ve saygıyla...
Etkili Yorum
meselci
meselci, @meselci
10.3.2026 03:51:49
5 puan verdi
Seve seve bin bir duygu tadar seven. Ve sevenin yüreğinde sevgiliye, sevilene yazılan her şiir mısra mısra edebi bir yol alır. Çünkü sevmek, uçsuz bucaksız bir diyardır sevenin yüreğinde.

Çok tebriğimle 👏👏👏✏️
sair osman dastan
sair osman dastan, @sairosmandastan
10.3.2026 03:48:46
5 puan verdi
Güzel yürekli dost
Değerli kalemdaşım saygıdeğer hanımefendi
Yüreğinize emeğinize ellerinize sağlık
Yazıp bizimle paylaştığınız sözlerinizin
Her satırını titizlikle zevk alarak okudum
Kaleminiz kavi ilhamınız daim olsun
Nice güzel şiirlerde görüşmek ümidiyle
En kalbi duygularımla esenlikler dilerim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL