2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma
Hakikat Şehrinden Bir Güzel
Aşkın pençesi kaptı,
Binbir yollar değişti;
Ya bir çıkmaz sokaktır bu,
Ya da sonu olmayan bir cadde.
Ufuktaki ışık, varılacak menzil,
Geçilen ise Sırat’tan bir köprü.
Hemzeminler karmakarışık,
Labirent gibi, en derinden...
Kaybettin benliği,
Ne ar kaldı ne haya.
Ayıplamak olmaz ey gören göz!
Şekil şemaya bakmaz gönüldeki göz.
Derbederlik üst üste,
Derbest ettiğini sanma ey nefis!
Olur mu sevende şekil, sema?
Bak sevgiliye; benzersiz, bambaşka...
Sevgili diye Leyla’yı mı aramak?
İşte gamzeli yarim, zeytin gözlüm.
Hakikat şehrinden daha güzel,
Akılları baştan alan bir gazel.
Hakikat şehrinden bir güzel ;
Derya içinde derya...
Bir parmakta koca kainat!
Bak; gözlerindeki Hak ve hakikat.
Ezelden beri arar bu ruhu,
Ben değil, "Sen" buldun heyhat!
İşte kıvranış, sancı ile başladı;
Görünce, göz gözlerinde ağladı.
Yanakta derinden bir iz,
Gönülde bir tutam ateş...
Volkandan beter bir kor bu,
Şikayet mi? Hâşâ!
Yanan yalnızca içim,
Su içiyor, susadıkça için için...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.