1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
111
Okunma

Aşk diye facianın alevine sarıldım
Şimdi küllerimin varlığına ağlıyorum
Simsiyah bir duvar, karmaşadayım
Işık mı dalgalanıyor annem mi gülüyor
Ölmek olmasa kedilerimi de geri çağırırdım
İnsan insana vefa taşımadıkça
Yeryüzünün hiçbir köşesi aşk kokmuyor
Karıncalar mescit yapmaya başlarken
Süleyman, Aksa’nın cinleriyle eğleşir
Kargaşa ve yağmur ıslaklığında bir İstanbul
Yüzümü gökteki Rab ile birleştiriyorum
Alnı öpülesi bir kul değil miyim
İşitir misin beni öteden Ferda,
Güneş ısmarla bana
Yazgım ıslak ve soğuk imlâlar dolusu
Sancılarım kadın kutsallığında değil
Bir gebelik ama bu ölümü doğurmak gibi
Reçetesiz gülmeyecek içimde ağlayan at
Kötüler ve iyiler buluşturuyorum seslerle
Sokağın soğuğu etimin ateşinden daha sıcak
Şimdi kimi düşüneyim,
Baba elleri de bana uzak ve memleket
Kim bakmak ister gözlerime
İnsan olduğumu söyleyin, ihtiyacım var
Bu ıssızlıkta geberip gideceğim,
Örümcek miyim, günah mıyım, leş miyim?
Ferda, lütfen bana bir sabah ısmarla
Demli çay, yağlı zeytin, ekmek ve az helva
Bir radyosu bile olmayan adamım
Bana güzel bir türkü de mırıldan
Turnaların göçü ne güzel gider değil mi?
Ferda sen öp alnımı, bir mendile sar beni
Bırak denizin köpüğüne taştan taşa çalınayım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.