18
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
329
Okunma

____________________________
🦋____________𖡄᭄͜͡
Kalbimin kuytu duvarlarında adın sessizce büyüdü,
Geceler, seninle konuştuğum yalnızlığı sakladı bende.
Bir sitem birikti içimde, kimseye söyleyemedim,
Gidişinle öğrendim yalnızlığın sert ve soğuk yüzünü.
Ben sana kırılmayı değil, yanında kalmayı seçmiştim,
Ama sen kalbime dokunmadan yürüdün kendi yolunu.
Sen gelince içimde yarım hikâyeler canlanırdı eskiden,
Zaman, adını fısıldayan rüzgâra yaslanırdı sessizce.
Ben düşlerimi sana emanet etmişim fark etmeden,
Sen gittin… sanki hiç dokunmamışsın yüreğime.
Ben aşkı senden öğrendim ama ayrılığı bilemedim,
Belki de en çok sevdiğim şeydi, en çok yaralayan beni.
Dokunsam ellerim hâlâ yokluğuna bulaşacak sanki,
Kaçsam kalbim yine adını arayıp geceye karışacak.
Ben sana kırılgan bir umutla kendimi vermiştim,
Sen gidişini tek kelimeye sığdırıp uzaklaştın.
Sitemim, gözlerimde büyüyen sessiz bir isyan oldu,
Aşk, konuşmayan kalbin en ağır feryadıdır.
Gözlerin içimde yarım kalmış bir şehrin ışıkları gibiydi,
Her sokağında biraz sen, biraz da öksüz kalmış ben.
Ben sana giden yolları yüreğimde saklamıştım,
Sen arkanı dönüp yürüdün, beni yalnızlığa bıraktın.
İçimde kırgın bir deniz kabarıp duruyor hâlâ,
Dalgalanan hatıralar eski bir yaraya dönüşüyor.
Adını her sustuğumda içimde yaralı bir kuş çırpınır,
Göğsümde sakladığım gökyüzü sana daralır sanki.
Bir düş gibi geçtin ömrümün savunmasız yerinden,
Kalbim dokunulmamış bir yalnızlığa mahkûm kaldı.
Aşk belki sevmek değil, sabırla yaralanmaktır bazen,
Ve ben sabrın en sessiz tarafında yoruldum.
Sesin içimde kapanmayan paslı bir kapı gibidir,
Gidişin ruhumun tenha odasında yankılanır hâlâ.
Yokluğun, içimde susan ama dinmeyen bir hüzün olarak kaldı.
Sitemim kalbimin derinlerinde büyüyen yaradır.
Her şehir senin adını taşıyan yarım yalnızlığa döndü,
Ruhum, peşinden giden yorgun bir gölge gibi kaldı.
Yorgun bir nehir gibiyim şimdi adının içinden akan,
Her damla sana çıkan yolları bilse de geri dönmüyor.
Kimseye anlatamadım içimde büyüyen sitemi,
Bu kırgınlık ruhumda ağır ve sessizce büyüyor.
Dokunuşun eskiden fırtınalar çağırırdı göğsümde,
Şimdi tenin unutulmuş bir mevsim gibi soluyor.
Geceler adını yıldızlara ezberletmiş ama bana sormamış,
Ay, yüzünün gölgesini kalbime düşürür hâlâ.
Ben bütün yalnızlığımı sana emanet etmişim meğer,
Sen gittin… arkanı dönmeden, usulca.
Ruhum kapanmayan bir kapıda bekliyor,
Kalbim rüzgâra küskün ama sana bağlı.
Gel desen yollar hâlâ sana doğru eğilir utanarak,
Kalbim adını taşıyan rüzgâra karışıp kaybolur belki.
İçimde sana kırgın bir çocuk var hâlâ,
Sessizce sitemini büyütür geceleri.
Ben gölgemi bile sığınacak yer bildim sana,
Sen gölgemi bile ardında bıraktın sanki.
Şimdi susuyorum… kelimeler kapıma sığmıyor,
Adın dudaklarımda yarım kalmış bir dua oluyor.
Sen gelsen de gelmesen de bu gönül
Kırgınlığını geceye sarıp taşır.
Ruhum seni arayan eski bir zamanın içinde soluyor,
Aşk belki sevip de söyleyemediğin sitemdir.
Bakışların içimde dinmeyen yağmurun ilk yarası,
Islandıkça ağırlaşan ruhu ezen bir soğuk.
Ben kapılarımı sana mahşer gibi açmışken,
Sen eşiğimde durup içeri girmeyi zor gördün.
Sitem; ne dile dökülür ne toprağa gömülür,
Sadece dehlizlerde senin kuraklığınla büyür.
Gecenin en derin yerine bıraktım son sözümü sessizce,
Yokluğun, içimde susan ama dinmeyen bir hüzün olarak kaldı.
Seni affetmek… sitemimin gölgesinde soluk bir ihtimaldir sadece,
Çünkü bu sızı ne bir duaya sığar ne yarım kalmış masallara.
Sevmek bazen gittiğin yerde usulca tükenmektir,
Ben seni kalbimin en yalnız gecesinde, hüzünle uğurladım.
_____Cemre yaman
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.