6
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
165
Okunma
Yusuf ile Züleyha’nın Aşkı
Benim dilimde anlatılırsa bu aşk,
Bir yangın değildi yalnızca,
Bir ömür boyu sönmeyen kor olmuştu,
Damarlarında dolaşan, ruhunu kavuran.
Züleyha’nın gözleri kör oldu derler,
Yusuf’un yüzüne bakmaktan değildi ki
Oysa Yusuf’un hasretine bakmaktan.
Her bakışı, her nefesi,
Sabırla örülmüş bir zincir gibiydi
Züleyha’nın kalbine işledi.
Bir gömlek geçti ellerinden,
Bir koku kaldı avuçlarında.
O kokuya tutundu Züleyha,
Kendi karanlığına yaslandı,
Saraylar sustu, aynalar kırıldı,
Güzellik dediğiniz nedir ki
Yalnızca bir ruhun sadakatiyle ölçülünce?
Yusuf’un yüzü anılmayınca,
Züleyha’nın gözleri karardı,
Sanki dünya silindi etrafından,
Ama kalbi daha net görmeye başladı.
Her kayıp, her yokluk,
Bir ışık gibi ruhunu arındırdı.
Çünkü aşk,
Bazen gözden alır ışığı
Kalbe vermek için.
Yusuf bir sabırdı,
Züleyha bir imtihan.
Biri susarak büyüdü,
Biri yanarak arındı,
Her acı bir dua,
Her hasret bir secde gibi.
Ve gün geldi
Gözleri değil ama
Yüreği açıldı Züleyha’nın,
Ruhunun kapılarını araladı,
Hasretin ve sabrın ışığıyla.
Yusuf’a kavuşmak,
Yalnız bir dosta değil,
Rabbine varmak gibiydi.
Her dokunuş, her bakış,
Bir dua, bir teslimiyet,
Bir kalbin kendini Rabbine bırakışı.
Benim dilimde bu aşk,
İki insanın değil sadece,
İki kaderin secdesidir,
İki ruhun birbirinde Tanrı’yı bulmasıdır.
Her gözyaşı, her bekleyiş,
Bir kelime olmadan konuşan kalplerin sesi.
Züleyha’nın gözleri artık
Yalnızca Yusuf’u değil,
Dünyayı kaderi, sabrı ve Rabbini görüyordu.
Yusuf’un sabrı ise
Züleyha’nın imtihanını kutsuyordu,
Aşk,
Dünya ile ölçülmez,
Kalplerin buluşmasıyla var olurdu.
Şimdi bu aşk,
Benim dilimde anlatılırsa,
Ve kalemime dökülürse
Bu sadece bir hikâye değil,
Bir ibret, bir ışık,
Bir yürek yolculuğu,
Ve ruhların secdesidir,
Hiç bitmeyen, hiç sönmeyen.
Ve işte o anda,
Yusuf ile Züleyha’nın yüreği,
Bir bütün olarak secdeye varmıştır.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.