12
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
267
Okunma

Kendi sesimin yankısında boğuluyorum.
Dilsiz bir uçurumun tam kıyısında,
Sırtımda bin yıllık bir yorgunluğun kamburuyla
Yürüyorum, adımlarım kendime ağır geliyor.
Zaman, paslı bir makas gibi kesiyor uykularımı.
Her sabah biraz daha eksik uyanırken,
Her gece biraz daha fazla dağılıyorum
İçimin bu dar, bu karanlık dehlizlerinde.
Göğüs kafesimde çırpınan o yaralı kuş,
Gökyüzünü unuttu, bulutlara küstü çoktan.
Parmak uçlarımda soğuk bir yabancılık var;
Neye dokunsam buz kesiyor anılarım.
Sanki bu kentin tüm ışıkları sönmüş de
Sadece benim sokağım zifiri karanlık kalmış.
Sokak lambaları bile yüz çevirmiş gölgeme,
Kendi karanlığımda kayboluyorum usulca.
İç bükey bir yalnızlığın tam ortasındayım,
Ayak bileklerimden prangalanmışım sanki.
Sıcak bir korku tırmanıyor damarlarımda;
Midemde, kalbimde, her hücremde aynı sızı.
Aklım artık bana hükmetmeyi bıraktı.
Gün ortalarında kalıyorum, kimseler bilmiyor.
Ben tükendikçe artıyor bu devasa yalnızlığım,
Kimi görsem, gözlerinden hançerleniyorum.
Kanıyorum en onulmaz yerimden, en derinden...
Ahh bu ben, kendi içinde kendini arayan,
Buldukça yitiren, yitirdikçe kahrolan
Küllerinden bir türlü doğamayan o yorgun ANKA..
Belki yalnızlığıma mahsuben pay edilmiş bu acı,
Belki de payıma düşen sadece suskunluk.
Kelimeler boğazımda düğümlenmiş birer ur,
Konuşsam yıkılırım, sussam zaten harabeyim.
Hangi aynaya baksam, tanıyamadığım bir çehre;
Gözlerimde birikmiş kimsesiz, yetim şiirler...
İçimde hiç dinmeyen o uğultulu sağanak yağmur,
Ruhumun topraklarını çamura buluyor her gece.
Adım adım eksiliyorum kendi varlığımdan.
Bir takvim yaprağı gibi koparılıp atılıyorum.
Kimseler duymuyor bu sessiz, bu sağır çığlığı;
Herkes kendi kalabalığında, ben kendi tenhamda.
Eskimiş bir hüzün kokuyor artık ellerim.
Geçmişin tozlu raflarında unutulmuş bir kitap gibi,
Sayfalarım sararmış, cümlelerim darmadağın...
Kendi hikayemin içinde mülteciyim sanki.
Şimdi bu karanlığa bir kibrit çakıyorum,
Sırf kendi yangınımı biraz daha görebilmek için.
Kendi enkazımın üzerinde nöbet tutuyorum;
Bitmeyen bir kışın, hiç gelmeyen baharındayım.
Cemre yaman
5.0
100% (17)