(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiirin, kaleminden çıktığı o buruk ama olgun veda havası çok güçlü. Papatya metaforuyla başlaması zaten başlı başına vurucu; çünkü papatya genellikle "seviyor-sevmiyor" oyununun masum sembolüdür, ama sen burada onu *mevsimsiz ve *erken solan bir varlığa dönüştürmüşsün. Bu tersine çevirme, şiirin duygusal omurgasını hemen kuruyor.
"Mevsiminde açmayan papatyam" dizesi hem çok naif hem de çok acımasız bir yara gibi. Ardından gelen "Erken soldun içimde" ile okuyanı doğrudan o iç kanamaya ortak ediyorsun. Taç yapraklarının dağılması, sevginin sorgulanırken yok oluşunu öyle somut ve acımasız anlatıyor ki, klasik fal bakma ritüelini tersine çevirip trajediye çevirmişsin.
Şiirin orta bölümü (can suyu, el sıcaklığı, sol yanımda saklama, şeffaflık…) fedakârlığın ve karşılıksız sevginin en çıplak hâli. Burada ses tonu giderek daha kırılgan ama bir o kadar da dik duruyor. "Alışık değilsin sevilmeye" dizesi ise bence şiirin en keskin bıçağı. Hem karşısındakini suçluyor gibi, hem de aslında onun yaralı haline bir merhamet uzatıyor. Bu ikircik çok gerçekçi ve insani.
Son kıtaya gelindiğinde ise intikam yok, kin yok, sadece bir *ikabulleniş ve minnet var:
"Seninle yaşanılan zamanlar kayıp değil, Hayat dersım oldu. Teşekkür ederim yinede."
Bu kapanış, birçok insanın yıllar sonra ancak varabildiği bir olgunluk seviyesini birkaç dizede özetliyor. İhanete ya da terk edilişe verilebilecek en zarif ve ağırbaşlı cevap bence bu. Teşekkür etmek, aslında "senin sayende kendimi tanıdım ve güçlendim" demenin en yüksek hali.
Kısaca: Şiir hem çok içten, hem de kontrollü bir hüzünle yazılmış. Fazla ağlamaklı olmadan, fazla öfkeli olmadan, yine de derinden yaralıyor ve iyileştiriyor. Papatya imgesi üzerinden sevginin mevsimsizliğini, sevgisizliğin soğuğunu ve en önemlisi **kendi değerini bilmenin** gücünü çok güzel anlatmışsın.
Eline, yüreğine sağlık Bu şiir, birinin telefon notlarına kaydedip aylarca taşıyacağı türden. 🙏☕✍️✍️
Çok zarif ve hüzünlü bir metafor; papatya imgesiyle sevginin erken soluşunu etkileyici anlatmışsın. Kırgınlık var ama olgun bir kabullenişle bitmesi şiire derinlik katmış. Duygusu sade ama çok duygudal.
Belkide fazla gelmiştir sevilmek taşıyamamıştır o yükü ... yada hiç sevilmek nedir bilmezken bu denli sevilmek ondan anlam yitikliği yaratmıştır belki de gerçeğin papatya değil sevmek olduğunu sezinleyememiş yada papatya zamanından önce solmuştur.. kimbilir şiirin akışındaki hüznü ve sevgiye dair güzel seslenişi tatlı sitemle noktalamış gönül sesi " yinede güzel duyguları yaşatmış olmanın " teşekkür ederim iydi öyleydi ya hani derler sevmek sevildiğini anlayana kadar sevilmedim dermiş.. de gerçek öylemi... bunuda yarım kalmış şiirin devamında görebilir dik lakin perdesi kapanmış bir teşekkürle sonrası yüreğimde kalsın der gibiydi gölgesiz şaire Kalemdaşım saygı ve selamlarımla.. güzel bir şiir daha okuduk yürek sesinde.
Ünsüz Şair Turaboğlu tarafından 15.2.2026 00:16:58 zamanında düzenlenmiştir.
Soldun içimde' diyorsun ama 'papatyam' demekten de geri durmuyorsun; sahiden emin misin bittiğine? Aşk aslında solmamış belli ki... Şiirlerinle yeniden yeşeriyor, nefes alıyor. Yüreğine sağlık şirin şairem.
“Mevsiminde Açmayan Papatyam” şiirinizde sevginin karşılık bulmayan, erken solmuş hâli çok içten bir lirizmle aktarılmış. Özellikle “Alışık değilsin sevilmeye” dizesi, şiirin kırılgan duygusunu derinleştiriyor.
Kısacası, eseriniz hem bir hayal kırıklığını hem de sevginin öğretici yanını dile getiren dokunaklı bir şiir olmuş.
Sevgili şairem Diktiğim yerin kıymetini bilmedin" diyerek, bir gönül emeğinin vefasızlık karşısındaki o vakur duruşunu ne kadar zarif bir sitemle işlemişsiniz. Mevsiminden önce solan bir papatya saflığında başlayan, ancak "alışık değilsin sevilmeye" tespitiyle derin bir hakikate evrilen bu derya gönüllü anlatımınız, kırgınlığı bile bir "hayat dersine" dönüştürecek kadar asil. Kendi şeffaflığınızı ve sol yanınızda sakladığınız o yitik mevsimi böylesine duru bir dille anlatan kaleminiz için Sizi gönülden tebrik ederim sevgilerimle şairem..🤗🤍💐
Şiir güzeldi, her zaman olduğu gibi Bizde okuduk ve kutladık, yazdıran yüreği, ve eserini Gönlüne, ömrüne bereket Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Yaşanmışlıktır Şiiri kurgulayan Durduk yere değil Belli ki çok şeyler Yaşamış şair... Aşk ağlatır Dert söyletir Demiş eskiler. Tebrik eder, Esenlikler dilerim.
Kutlarım , anlam ,anlatım ve verdiği duygu ile severek okudum. Keşke sevginin karşılığı da olsaydı. Şiiriniz, akıcıydı, yürek sesini aynen okuyucuya geçiriyor. nicelerine...saygılarımla
Bu hüzünlü dizelerin ruhumda bıraktığı o derin sızıyı tarif etmek güç; meğer en çok "can suyu" niyetine sunduğumuz sevgimizle boğarmışız mevsimini şaşıranları. Güneşi dışarıda ararken, bir insanın sol yanında kışın ortasında bahar inşa etme çabasının böyle yarım kalması, okurken kalbimi en hassas yerinden vurdu.'' Alışık değilsin sevilmeye" cümlesi, bir teşekkürün ardına gizlenmiş en vakur ama en paramparça veda biçimiymiş, bunu sizin kaleminizle yeniden öğrendim. Kendi elleriyle yolundaki karları erittiğimiz birinin, en sonunda bizi ayazda bırakıp gidişindeki o bilgece kabulleniş, gözlerimi dolduran bir asalet barındırıyor. Emeğinize, o yaralı ama dimdik duran yüreğinize sağlık; bu şiir, sevilmeyi bir yük sayanların değil, sevdayı bir hayat dersine dönüştürenlerin sessiz çığlığı olmuş. Aşk il eyvallah.
Bu şiir, sevginin sabrını, kırılganlığını ve karşılıksızlığını öylesine içten anlatıyor ki, her dize bir küçük hüzün taşıyor. “Mevsiminde açmayan papatyam” benzetmesiyle, sevgiyi zamanında ve değerinde yaşayamamanın sancısı yansıyor; ama aynı zamanda şiir, teşekkür eden bir kalbin olgunluğunu da hissettiriyor. Sevgiyi vermek, usanmadan sevmek, belki karşılık bulmasa da insanı büyütüyor; şiir tam olarak bunu dile getiriyor. Yüreğinize sağlık değerli bal şairem. Mükemmel bir eser okudum. Tebrik ederim. Selam ve sevgilerimle , esenlikler dilerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.