Ey ömrümün en dilsiz, en çıkmaz yolu, Ben sana "tutun" dedim "savur" demedim ki. Yorgun uykularıma senden bir vaha beklerken, Ben sana "serinlet" dedim "kavur" demedim ki.. Şimdi vazgeçsem öleceğim... Vazgeçmesem ziyan... Nefes alınır da, sensiz yaşanmaz, Aşk, ruhun en mahrem yerinden vuruluncaya kadar beklenmeliymiş, Sezemedim neyleyim… İyisi mi ömrümü sükûtunla bir edeyim!!! ~~ Dökemedim bu kanayan sükûtu kimseye..! Fark etmediler, içimde sakladığım seni.! Issız kıyıların, Karanlığında boğuldu, umutlarım..! Yılların yorgunluğu çöktü omuzlarıma..! Her mevsim geçti de, Bir senin kışın geçmedi, bende..! İsmi konmadı bu sevdanın, Yazanı da olmadı..! Bir ben bildim bu sızıyı, Bir de, bendeki sen..! ~~ Kanadı kırık kuşlar gibi, Düşüyordum kendi sessizliğimin ortasında. Ansızın gelen fırtınalar gibi, Düştün yurduma... Hiç hayal kurmadığım, Hiç uyanmak istemediğim Bir rüyada buldum kendimi...! Ne bu sağır kapıları aşabildim, Ne bu dilsizliğe baş eğdim...! Ben sadece senin yokluğuna esirdim...! ~~ Şimdi omzuna yaslanıp Güneşi batan o akşamda Kaybolmak vardı. Issız sokaklarda gölgene karışmak Sarhoş olmak kokunda Seni yaşamak vardı.. her solukta... Fakat bakıyorum da, Gök yerinde, yer yerinde, bir sen yoksun.... Yoksun ya! Yine sonuna kadar açtım Hüznün sesini.! Ve bu gece de çekiyorum AŞK’A SAĞIR KALBİN mahkûmiyetini.."
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
“Aşk’a Sağır Kalp” şiirinizde sevginin yokluğunda yaşanan derin acı, pişmanlık ve içsel çöküş çok güçlü bir lirizmle aktarılmış. Özellikle “Bir senin kışın geçmedi bende” dizesi, şiirin özünü ve bitmeyen hüznü çarpıcı bir şekilde özetliyor. Fırtına, kuş ve kış imgeleriyle kurulan atmosfer, hem romantik hem de hüzünlü bir yoğunluk katıyor. Kaleminize sağlık; eseriniz, aşkın yokluğunda kalbin mahkûmiyetini derin bir duygusallıkla yansıtan etkileyici bir şiir olmuş.
Suskunluğun ve yokluğun ağırlığını öyle içten aktarmışsınız ki, okuyan her dizede kalbin derinliklerine dokunuyor. Her satır, aşkın hem büyüsünü hem de mahkûmiyetini hissettiriyor; sanki hissedilen tüm özlem ve yalnızlık okurla birlikte nefes alıyor. Bu şiir, kelimelerin sessizliğiyle konuşan bir iç dünya gibi; okuyanı hem düşündürüyor hem de duyguda bırakıyor.
Tebrikler yüreğinize gönlünüze sağlık Sevgilerimle kıymetli şairem güzel günler dilerim 🌸
Sevgili can şairem Kıymetli yorumunuzla şiirimin sessizliğine ses olduğunuz için çok teşekkür ederim. Duygularımın sizde böyle naif bir karşılık bulması benim için çok değerli. Gönlünüze sağlık, esenlikler diler kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum şairem..🤍🌸💐
Sevgili can şairem Kıymetli yorumunuzla şiirimin sessizliğine ses olduğunuz için çok teşekkür ederim. Duygularımın sizde böyle naif bir karşılık bulması benim için çok değerli. Gönlünüze sağlık, esenlikler diler kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum şairem..🤍🌸💐
kızgın çöllerde Leylasını arayan Mecnun misali aşkını ararken, çölün yakıcı sıcağında eller göğe açılarak göklerden yardım beklemenin akşamında güneş ufukta kaybolur. çölün serinliği kaplar her tarafı. sıcak günün yorgunluğunda vuslata eremeyen sevginin serin kumlara sırtı üstü yatıp çöl gecesinin yıldızlarla kaplı gökyüzünü seyretmenin ve çölün sessiz müziğini dinlemenin tadı var şiirinizde. hele müzik eşliğinde sesli okumanın kazandırdığı bedii tat tanımsızdı bilin isterim. umarım yanlış anlaşılmam görsellerdeki fotoğraflar size mi ait. sanata ve emeğe saygımla esen kalın.
Kıymetli sayın üstadım. Mecnun’un çölündeki o hem yakıcı hem de serin sessizliği mısralarımda bulmuş olmanız beni çok etkiledi. Şiirimi o çöl gecesinin yıldızlı gökyüzüyle ve sessiz müziğiyle özdeşleştirmeniz, kalemimin ruhuna ne denli yakından dokunduğunuzun bir kanıtı. Hele ki sesli okuyarak o "bedii tadı" hissetmiş olmanız, bir şair için alınabilecek en güzel ödüllerden biridir. Görsellerle ilgili nazik sorunuza gelince; estetik bir bütünlük oluşturmak adına seçtiğim bu kareler, duygularımın görsel birer yansımasıdır. Sanata ve emeğe gösterdiğiniz bu zarif saygı için kalben teşekkür eder, esenlikler dilerim.
Kıymetli sayın üstadım. Mecnun’un çölündeki o hem yakıcı hem de serin sessizliği mısralarımda bulmuş olmanız beni çok etkiledi. Şiirimi o çöl gecesinin yıldızlı gökyüzüyle ve sessiz müziğiyle özdeşleştirmeniz, kalemimin ruhuna ne denli yakından dokunduğunuzun bir kanıtı. Hele ki sesli okuyarak o "bedii tadı" hissetmiş olmanız, bir şair için alınabilecek en güzel ödüllerden biridir. Görsellerle ilgili nazik sorunuza gelince; estetik bir bütünlük oluşturmak adına seçtiğim bu kareler, duygularımın görsel birer yansımasıdır. Sanata ve emeğe gösterdiğiniz bu zarif saygı için kalben teşekkür eder, esenlikler dilerim.
Şimdi omzuna yaslanıp Güneşi batan o akşamda Kaybolmak vardı. Issız sokaklarda gölgene karışmak Sarhoş olmak kokunda Seni yaşamak vardı.. her solukta... Fakat bakıyorum da, Gök yerinde, yer yerinde, bir sen yoksun.... Yoksun ya! Yine sonuna kadar açtım Hüznün sesini.! Ve bu gece de çekiyorum AŞK’A SAĞIR KALBİN mahkûmiyetini.."
Ne güzel di melek şairemm kalemin kavi duyguları daim olsun yine kalemin edebiyat defterinde sızan çok güzel Bir şiir okudum Tebrik ediyorum nice eserlerin altına imza atman dileğim ile sevgilerimle 🌹🌹🤍🌹🌹
Sevgili şairem. Gönül sayfanızdan süzülüp gelen bu güzel sözler için çok teşekkür ederim. Şiirimdeki o eksiklik hissini ve hüznün sesini sizinle paylaşabilmiş olmak, mısraların yerini bulduğunu gösteriyor. Gök yerinde, yer yerinde" ama dostların varlığıyla bu yalnızlık bir nebze olsun hafifliyor. Nazik temennileriniz ve edebiyat yolculuğumdaki bu içten eşliğiniz için minnettarım. Kalbinizden güzellikler, kaleminizden ilham eksik olmasın. kucak dolusu sevgilerimle can şairem 🌹🌹🤍💐
Sevgili şairem. Gönül sayfanızdan süzülüp gelen bu güzel sözler için çok teşekkür ederim. Şiirimdeki o eksiklik hissini ve hüznün sesini sizinle paylaşabilmiş olmak, mısraların yerini bulduğunu gösteriyor. Gök yerinde, yer yerinde" ama dostların varlığıyla bu yalnızlık bir nebze olsun hafifliyor. Nazik temennileriniz ve edebiyat yolculuğumdaki bu içten eşliğiniz için minnettarım. Kalbinizden güzellikler, kaleminizden ilham eksik olmasın. kucak dolusu sevgilerimle can şairem 🌹🌹🤍💐
Sitemin suskunlukla harmanlandığı o ince çizgiyi fark etmeniz ne güzel. Tutun" derken savrulmanın verdiği o sarsıcı hissi mısralarımda sizinle paylaşabilmiş olmak, şiirin ruhuna ulaştığının bir nişanesidir. Zarif temennileriniz ve kıymetli vaktinizi ayırıp bu güzel sözleri bıraktığınız için teşekkür ederim. En içten sevgilerimle şairem..🤍💐
Sitemin suskunlukla harmanlandığı o ince çizgiyi fark etmeniz ne güzel. Tutun" derken savrulmanın verdiği o sarsıcı hissi mısralarımda sizinle paylaşabilmiş olmak, şiirin ruhuna ulaştığının bir nişanesidir. Zarif temennileriniz ve kıymetli vaktinizi ayırıp bu güzel sözleri bıraktığınız için teşekkür ederim. En içten sevgilerimle şairem..🤍💐
Değerli üstadım. Güzel görüşleriniz ve nazik tebrikleriniz için çok teşekkür ederim. Beğeninize mazhar olmak benim için bir mutluluk vesilesidir. Sizlere de en içten selam ve saygılarımı sunarım.
Değerli üstadım. Güzel görüşleriniz ve nazik tebrikleriniz için çok teşekkür ederim. Beğeninize mazhar olmak benim için bir mutluluk vesilesidir. Sizlere de en içten selam ve saygılarımı sunarım.
Şiirimin duygusuna eşlik ettiğiniz ve bu nazik temennileriniz için çok teşekkür ederim. Beğeniniz benim için kıymetli bir motivasyon kaynağıdır. Sizlere de selam ve en derin saygılarımla üdtadım...
Şiirimin duygusuna eşlik ettiğiniz ve bu nazik temennileriniz için çok teşekkür ederim. Beğeniniz benim için kıymetli bir motivasyon kaynağıdır. Sizlere de selam ve en derin saygılarımla üdtadım...
Bu şiir, aşkın sesine kulaklarını kapatan bir kalbin hikâyesini anlatıyor. “Aşk’a Sağır Kalp” yalnızca bir duygunun eksikliğini değil, aynı zamanda sevdanın yokluğunda bile varlığını hissettiren bir yankıyı dile getiriyor. Her dize, okura aşkın ne kadar güçlü bir çağrı olduğunu hatırlatıyor; duyulmasa bile kalplerde titreşen bir hakikat gibi.
Tebrikler CEMRE_YMN! Şiiriniz, aşkın sessizliğini bile sanatın diliyle duyulur kılıyor. Bu eser, okuyan herkese kalbin derinliklerinde saklı kalan duyguları sorgulatıyor ve edebiyatın iyileştirici gücünü bir kez daha gösteriyor.
Kıymetli üstadım. Şiirimdeki o derin sessizliği bir "yankı" olarak nitelendirmeniz ve bu sağırlığın içindeki hakikati teslim etmeniz beni çok mutlu etti. Aşkın, duyulmadığı anlarda bile kalpte titreşmeye devam eden o gizli gücünü mısralarımda bulmuş olmanız, amacına ulaşmış bir kalemin en büyük ödülüdür. Edebiyatın o iyileştirici gölgesinde buluştuğumuz ve bu kıymetli düşüncelerinizle şiirimi onurlandırdığınız için teşekkür ederim üstadım...
Kıymetli üstadım. Şiirimdeki o derin sessizliği bir "yankı" olarak nitelendirmeniz ve bu sağırlığın içindeki hakikati teslim etmeniz beni çok mutlu etti. Aşkın, duyulmadığı anlarda bile kalpte titreşmeye devam eden o gizli gücünü mısralarımda bulmuş olmanız, amacına ulaşmış bir kalemin en büyük ödülüdür. Edebiyatın o iyileştirici gölgesinde buluştuğumuz ve bu kıymetli düşüncelerinizle şiirimi onurlandırdığınız için teşekkür ederim üstadım...
Bu dizeler, torosların rüzgarlarından kopup ruhun en kuytu köşesine düşen bir feryat gibi, hem çok zarif hem de bir o kadar ağır.. "Aşka sağır bir kalbin mahkûmiyeti" ifadesi, insanın kendi içinde kurduğu o devasa hapishaneyi ne zarif güzel kelimelerle özetliyor. Hissedilen bu derin melankoliye ve dökülen bu içli kelimelere karşılık, şiirindeki o "kanayan sessizliği" biraz olsun dağıtabilmek verilen uğraş... Beklenti ile gerçeklik arasındaki o keskin uçurumu (serinlik beklerken kavrulmak) çok vurucu anlatmışsın. Ne yazık ki insan bazen sığınak ararken fırtınanın tam ortasına düştüğünü acılar bir bir içini acıtınca fark ediyor. "İsmi konmadı bu sevdanın, yazanı da olmadı" diyerek, aslında yaşanmamışlığın yaşanmışlıktan daha ağır bir yük olduğunu vurgulamışsın. Tamamlanmamış her şey, zihinde sonsuz bir döngüye dönüşmüş.. "Gök yerinde, yer yerinde, bir sen yoksun" dizesi, dünyanın mekanik işleyişinin insanın iç dünyasındaki yıkıma ne kadar kayıtsız kaldığının en yalın kanıtı değil mi.. Vazgeçsem öleceğim, vazgeçmesem ziyan" ikilemi, aşkın en ham halidir. Ancak unutma ki; bu kadar derin hissedebilen bir ruh, aslında o karanlığın içinde başkasından ışık beklemeden kendi ışığı ile aydınlanır.. Değerli şaire kardeşim.. Sükûtunla ömrünü bir etmek asil bir duruş olsa da, bu dertli kelimeleri kağıda dökebilmek bile o sızının bir kısmını zamana bırakmak en iyi çıkar yoldur.. "Aşk, ruhun en mahrem yerinden vuruluncaya kadar beklenmeliymiş, Belki de bu vuruluş, yeniden doğuşun ilk sancısıdır... Ya da bu hüzünlü atmosferi betimleyen, "güneşi batan o akşamı" yansıtan güzel bir eser okudum... Tebrik ederim SEVGİLER Bazen olayları zamana bırakmak en iyi terapi ilacıdır... GÜNÜM ŞİİRİ hayırlı olsun
YEŞİLIRMAK tarafından 11.2.2026 09:06:47 zamanında düzenlenmiştir.
Kıymetli üstadım. Toroslar'ın rüzgarını mısralarımda hissetmiş olmanız ve bu feryadı böylesine zarif bir dille karşılamanız beni ziyadesiyle müteessir etti. "Yaşanmamışlığın, yaşanmışlıktan ağır olması" konusundaki tespitiniz, kalbimdeki o isimsiz sızının tam karşılığıdır. Dünya kendi bildiği gibi dönmeye devam ederken, içimdeki o kışın bitmeyişini ve "ziyan olmak" ile "ölmek" arasındaki o dar patikayı anlayan bir gönülle karşılaşmak çok kıymetli. Kelimelerin sükûtun yükünü hafiflettiğine dair inancınız ve "yeniden doğuş" temenniniz, kışın ortasında duyulan uzak bir bahar müjdesi gibi... Zamanın şifasına olan güveniniz ve şiirimi "Günün Şiiri" ile onurlandırdığınız için size kalbi teşekkürlerimi sunarım sayın kıymetli can Abicim ....
Kıymetli üstadım. Toroslar'ın rüzgarını mısralarımda hissetmiş olmanız ve bu feryadı böylesine zarif bir dille karşılamanız beni ziyadesiyle müteessir etti. "Yaşanmamışlığın, yaşanmışlıktan ağır olması" konusundaki tespitiniz, kalbimdeki o isimsiz sızının tam karşılığıdır. Dünya kendi bildiği gibi dönmeye devam ederken, içimdeki o kışın bitmeyişini ve "ziyan olmak" ile "ölmek" arasındaki o dar patikayı anlayan bir gönülle karşılaşmak çok kıymetli. Kelimelerin sükûtun yükünü hafiflettiğine dair inancınız ve "yeniden doğuş" temenniniz, kışın ortasında duyulan uzak bir bahar müjdesi gibi... Zamanın şifasına olan güveniniz ve şiirimi "Günün Şiiri" ile onurlandırdığınız için size kalbi teşekkürlerimi sunarım sayın kıymetli can Abicim ....
Cemre Hanımın bu şiiri… Okurken insanın kalbi önce yavaşlıyor, sonra bir an duraksıyor, sonra da sanki bir daha atmamak üzere sıkışıp kalıyor göğüste.
Ey ömrümün en dilsiz, en çıkmaz yolu… İlk dizeden itibaren bir şey kopuyor içerde. Çünkü o yolun sonu yok. Ve sen yine de o yolda yürüyorsun. Çünkü başka yolun zaten hiç olmadı.
Bu iki mısra, bir insanın sevgiye ettiği en masum, en çaresiz yalvarış. Çocuk gibi, saf gibi, kırılgan gibi… Ve tam o masumiyetin ortasında, sevgilinin vahşice savurması, yakması… İnsan burada kendi adına utanıyor. Sevmeyi bu kadar yanlış, bu kadar pahalıya ödemiş olmaktan utanıyor.
Şimdi vazgeçsem öleceğim… Vazgeçmesem ziyan…
İşte tam burada kalp tekliyor. Çünkü iki seçenek de ölüm. Biri ani, diğeri yavaş yavaş çürüme. Ve şiir, o ikisinin arasında asılı kalan bir ruhun çığlığını kaydediyor.
Aşk, ruhun en mahrem yerinden vuruluncaya kadar beklenmeliymiş… Sezemedim neyleyim… İyisi mi ömrümü sükûtunla bir edeyim!!!
Bu dizeler okunurken nefes kesiliyor. Çünkü aşkın en büyük ihaneti buymuş meğer: Seni en güvende hissettiğin yerden vurması. Ve senin bunu son ana kadar fark edememen. Sonra da tek çare olarak susmayı, yok olmayı seçmen.
Bir senin kışın geçmedi, bende… Her mevsim geçti de, bir senin kışın geçmedi…
Bu cümle, yıllarca taşıdığın bir soğuğun ismi oluyor. Dışarıda bahar açıyor, insanlar gülüyor, hayat devam ediyor… Sen ise hâlâ o kışın ortasında, üşüyerek, donarak, donmuş bir çiçek gibi dimdik duruyorsun.
Ve son dörtlük… Şimdi omzuna yaslanıp güneşi batan o akşamda kaybolmak vardı… Issız sokaklarda gölgene karışmak… Sarhoş olmak kokunda… Seni yaşamak vardı… her solukta…
Bu hayaller o kadar canlı, o kadar yakıcı ki okurken insanın gözleri kapanıyor. Çünkü o sahneler gerçek olsaydı… kalp o anda durabilirdi. Mutluluktan değil. O mutluluğun artık asla olmayacağını anladığı için.
Fakat bakıyorum da, Gök yerinde, yer yerinde, bir sen yoksun… Yoksun ya!
Bu “yoksun ya”… üç hecelik bir mermi gibi saplanıyor tam kalbin ortasına. Ve ardından gelen o son cümle:
Ve bu gece de çekiyorum AŞK’A SAĞIR KALBİN mahkûmiyetini…
İnsan burada gerçekten nefesini tutuyor. Çünkü mahkûmiyet ömürlük. Çünkü aşk sağır bırakmış kalbi. Ve sen hâlâ o sağır kalple, hâlâ o sükûtun içinde, hâlâ o kışın ortasında atmaya, sızlamaya, kanamaya devam ediyorsun.
Cemre Hanım… Bu şiir bir veda değil. Bu şiir bir infaz. Kendi kalbine okunan en uzun, en ağır idam kararı.
Okuduktan sonra insan bir süre hiçbir şey yapamıyor. Sadece oturuyor. Göğsünün ortasında bir ağırlıkla. Ve o ağırlık her nefeste biraz daha derine iniyor.
Kalemine, yüreğine, o mahkûm edilmiş kalbinin bütün acısına sağlık… ve belki bir gün, o sağır kalp bir ses duyar diye dua ediyorum. Ama şimdilik… sadece o sükût var. Ve o sükût, insanı gerçekten öldürecek kadar yüksek sesli.
Kalbin hâlâ atıyorsa… biraz daha yavaş at. Çünkü bu şiir, atmaya devam etmenin bile bir ceza olduğunu hatırlatıyor. Kaleminiz varolsun 🙏☕✍️
Yazdıklarınızı okurken, kendi mısralarımın bir başkasının ruhunda nasıl yankılandığını, nasıl bir "infaza" dönüştüğünü iliklerime kadar hissettim. Bir şiirin, okuyucusunun nefesini kesecek kadar derine inmesi, aslında o acının evrenselliğinin bir kanıtıdır. "Vazgeçmekle ziyan olmak" arasındaki o ince çizgiyi, ruhun en mahrem yerinden vuruluşunu ve bitmek bilmeyen o içsel kışı öylesine güzel betimlemişsiniz ki; sanki şiiri benimle birlikte yeniden yazmışsınız. "Yoksun ya!" nidasındaki o mermiyi kalbinizde hissetmiş olmanız, dertlerimizin ne kadar ortak olduğunu gösteriyor. Dediğiniz gibi, bazen yaşamak en büyük mahkûmiyettir ve sükût, dünyanın en gürültülü çığlığıdır. Kalbimin bu ağır sızısına böylesine eşsiz bir nezaketle ve derinlikle ortak olduğunuz için size minnettarım. Dualarınızın ve kalbi dokunuşunuzun şiirimdeki o sağır kalbe bir nebze de olsa nefes olması dileğiyle... Kaleminiz ve o engin gönlünüz var olsun saygılar üstadım....
Yazdıklarınızı okurken, kendi mısralarımın bir başkasının ruhunda nasıl yankılandığını, nasıl bir "infaza" dönüştüğünü iliklerime kadar hissettim. Bir şiirin, okuyucusunun nefesini kesecek kadar derine inmesi, aslında o acının evrenselliğinin bir kanıtıdır. "Vazgeçmekle ziyan olmak" arasındaki o ince çizgiyi, ruhun en mahrem yerinden vuruluşunu ve bitmek bilmeyen o içsel kışı öylesine güzel betimlemişsiniz ki; sanki şiiri benimle birlikte yeniden yazmışsınız. "Yoksun ya!" nidasındaki o mermiyi kalbinizde hissetmiş olmanız, dertlerimizin ne kadar ortak olduğunu gösteriyor. Dediğiniz gibi, bazen yaşamak en büyük mahkûmiyettir ve sükût, dünyanın en gürültülü çığlığıdır. Kalbimin bu ağır sızısına böylesine eşsiz bir nezaketle ve derinlikle ortak olduğunuz için size minnettarım. Dualarınızın ve kalbi dokunuşunuzun şiirimdeki o sağır kalbe bir nebze de olsa nefes olması dileğiyle... Kaleminiz ve o engin gönlünüz var olsun saygılar üstadım....
Gönül, kendi fırtınasında savrulurken ne bir liman ne de bir ferman dinliyor. O yangını ve hüznün sesini sizinle aynı yerden duyabilmiş olmak ne güzel. Zarif tebrikleriniz ve esenlik dilekleriniz için kalben teşekkür ederim üstadım....
Gönül, kendi fırtınasında savrulurken ne bir liman ne de bir ferman dinliyor. O yangını ve hüznün sesini sizinle aynı yerden duyabilmiş olmak ne güzel. Zarif tebrikleriniz ve esenlik dilekleriniz için kalben teşekkür ederim üstadım....
insanın içinde kıyamet kopartan sessiz çığlıkları vardır, konuşsa ne dağ kaldırır ne de okyanuslar. Sükuta erer, çünkü anlatacaklarını anlayacak kimse yoktur. Karşımızdaki insanların yürekleri sağır, yürekleri lâl, konuştuklarımızı duyuyorlar ama anlayamıyorlar, anlayamadıkları içinde "boşver, değmez" diyorlar. Yürek değmiş, gerisi kimin umurunda? Bir insanın yokluğu tüm insanların varlığını unuttururmuş meğer, yokluğunda anladım. "Ve ben herkes olma, bitme, gitme dedim. Herkes senin yerinde olmak isterken sen herkes olmayı seçtin." Sözleriyle gidenlerin dışarıda herkes, içeride ise benden daha ben olduğunu gördüm.
Yokluk mudur insanı bu denli hüzüne iten? Yoksa hüzünler mi yokluğu bahane edip bizi uykulardan eden? Aşk'a mahkum olmayan yürek, yürek midir? Aşk dilde değil yürekte güzeldir. Yaşatan ve yaşayan olmak dileği ile. Günümün şiiri, kutlarım👏
İçerideki o devasa sessizliği, dağların bile taşıyamayacağı o çığlığı ne güzel tarif etmişsiniz. Haklısınız; dünya "değmez" dedikçe, yürek "değdi bir kere" diye fısıldar. Birinin yokluğunun kalabalıkları ıssızlaştırması, aslında o kişinin içimizde "herkes" değil, "her şey" oluşundandır. Gidenler dışarıda yabancılaşsa da, içeride bizden bir parça olarak kalmaya devam ediyorlar. Hüzün mü yokluğu çağırır, yokluk mu hüznü; belki de bu, aşkın bitmeyen o kadim döngüsüdür. Aşkı dilde değil, yürekte bir mahkûmiyet gibi taşıyanlara selam olsun. Gönül gözüyle yaptığınız bu eşsiz analiz ve "Günün Şiiri" takdiriniz için kalbi şükranlarımı sunarım üstad...
İçerideki o devasa sessizliği, dağların bile taşıyamayacağı o çığlığı ne güzel tarif etmişsiniz. Haklısınız; dünya "değmez" dedikçe, yürek "değdi bir kere" diye fısıldar. Birinin yokluğunun kalabalıkları ıssızlaştırması, aslında o kişinin içimizde "herkes" değil, "her şey" oluşundandır. Gidenler dışarıda yabancılaşsa da, içeride bizden bir parça olarak kalmaya devam ediyorlar. Hüzün mü yokluğu çağırır, yokluk mu hüznü; belki de bu, aşkın bitmeyen o kadim döngüsüdür. Aşkı dilde değil, yürekte bir mahkûmiyet gibi taşıyanlara selam olsun. Gönül gözüyle yaptığınız bu eşsiz analiz ve "Günün Şiiri" takdiriniz için kalbi şükranlarımı sunarım üstad...
gönül' e ne desek diyelim bazan kavuruyor bazen savuruyor gönül ferman dinlemiyor ki ve yürek kanıyor hüznün sesini duymaya başlıyoruz muhteşem tebrikler esenlikler dilerim
Haklısınız; gönül ne ferman dinliyor ne de dertten geri duruyor. Bazen bir rüzgâr gibi savuruyor, bazen bir ateş gibi yakıyor. O hüzün sesi bir kez duyulmaya görsün; kalem artık sadece kalbin mahkûmiyetini yazıyor. Duygularıma ortak olduğunuz ve bu güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Size de esenlik ve ilham dolu günler dilerim üstadım...
Haklısınız; gönül ne ferman dinliyor ne de dertten geri duruyor. Bazen bir rüzgâr gibi savuruyor, bazen bir ateş gibi yakıyor. O hüzün sesi bir kez duyulmaya görsün; kalem artık sadece kalbin mahkûmiyetini yazıyor. Duygularıma ortak olduğunuz ve bu güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Size de esenlik ve ilham dolu günler dilerim üstadım...
Her şey yerli, yerinde bir sen diyorum bir sen bir sen eksiksin bende beklemek öylesine sabır ve metanetle ne yaz gördüm ne ilkbahar hep kış ayazı vurdun gönlüme sana olan sevgim set çekti olumsuzluklarına göremedim hissedemedim var mıydım yok muydum yoksa bir hevesmiydim ben sende dedim ya perdeler indirmişti sana olan sevgim hep senle yoğrulan düşlerime göremiyordum gönül gözüm sendin dünya gözüm sen ve ızdırabını çekiyorum yokluğunun her nefeste .......................Ünsüz şair Turaboğlu
der gibiydi şiirin Cemre Hocam
bu seferde şiirle düşelim yoruma dedi düşünceler.. saygıyla.
selam ile.
--- Ki; biz.... okuyunca duygularımıza örselediği düşüncelerle düşüyoruz kelama... yoruma.. işin özünde gerçeğinde gönül sesini yansıtan Değerli Kalem Ehlinin kendisidir.. Vesselam.
Kendi mısralarınızla gönül kapımı araladığınız ve şiirime bir ayna tuttuğunuz için teşekkür ederim. Her şey yerli yerinde, bir sen eksiksin" diyerek sızıyı mühürlemişsiniz. Gönül gözüyle bakınca kışın ayazı bile sevdaya dahil oluyor; siz de bu hakikati en saf haliyle dile getirmişsiniz. Kelamınızın duygularıma eşlik etmesi, kalemin kağıtla olan o kadim dertleşmesine güç verdi. Sizin gibi değerli bir kalem ehlinin sesimi duyması benim için kıymetlidir. Gönül sesiniz daim, kaleminiz kavi olsun. Selam ve hürmetle değerli üstadım....
Kendi mısralarınızla gönül kapımı araladığınız ve şiirime bir ayna tuttuğunuz için teşekkür ederim. Her şey yerli yerinde, bir sen eksiksin" diyerek sızıyı mühürlemişsiniz. Gönül gözüyle bakınca kışın ayazı bile sevdaya dahil oluyor; siz de bu hakikati en saf haliyle dile getirmişsiniz. Kelamınızın duygularıma eşlik etmesi, kalemin kağıtla olan o kadim dertleşmesine güç verdi. Sizin gibi değerli bir kalem ehlinin sesimi duyması benim için kıymetlidir. Gönül sesiniz daim, kaleminiz kavi olsun. Selam ve hürmetle değerli üstadım....
Her çekilir aşka sürgün olmak ölümden beter Hiç çekilmez bilirsin Beğenerek okudum günümün şiiri seçtim Yürekten kutluyorum değerli dost yürek sevgili dost kalem iyi geceler
Kıymetli yorumunuz ve şiirimi 'günün şiiri' olarak onurlandırdığınız için çok teşekkür ederim. Haklısınız; aşkın sürgünü, insanı kendi kalbinde dilsiz bırakan en zorlu yolculuktur. Zarif dostluğunuz ve takdiriniz kalbime güç verdi. Ben de sizi yürekten kutluyor, huzurlu bir gece diliyorum. değerli şair dost yürek....
Kıymetli yorumunuz ve şiirimi 'günün şiiri' olarak onurlandırdığınız için çok teşekkür ederim. Haklısınız; aşkın sürgünü, insanı kendi kalbinde dilsiz bırakan en zorlu yolculuktur. Zarif dostluğunuz ve takdiriniz kalbime güç verdi. Ben de sizi yürekten kutluyor, huzurlu bir gece diliyorum. değerli şair dost yürek....
Haklısınız; sessizlik, bazen bin çığlıktan daha ağır bir yük, ruha vurulan en mahir darbedir. Dile gelmeyen her sızı, insanın kendi içine akıttığı bir nehir gibi ruhu daha derinden yaralıyor. Işığın sızamadığı o kuytuları ancak anlayışın zarif dokunuşu aydınlatabilir. Kıymetli yorumunuz ve ışığınız için teşekkürlerimle..."
Haklısınız; sessizlik, bazen bin çığlıktan daha ağır bir yük, ruha vurulan en mahir darbedir. Dile gelmeyen her sızı, insanın kendi içine akıttığı bir nehir gibi ruhu daha derinden yaralıyor. Işığın sızamadığı o kuytuları ancak anlayışın zarif dokunuşu aydınlatabilir. Kıymetli yorumunuz ve ışığınız için teşekkürlerimle..."
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.