11
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
266
Okunma
Hicranıma dert çaldın, figânımda bir âhtın,
Bir ömrü suskun edip, kaçıp gittin her zaman.
Kalbimde düğümlenip işlenen bir günâhtın,
Bir tövbe edemeden, göçüp gittin her zaman.
Ben aşkınla yanarak, kül olmaya razıydım,
Bir masum bakış için vicdânında sızıydım,
Gecende, gündüzünde; duaların nazıydım,
Niyâzı secdelere, saçıp gittin her zaman.
Yüreğimde kurduğum, hayâlim virân şimdi,
Ümidim ince ince, yorgun bir hân şimdi,
Adın ile titreyen, kalbim perişân şimdi,
Sözümün menzilini seçip gittin her zaman.
Bir kevser umuyordum, serâpa döndü ârım,
Can olup, cânân derken, hebâ oldu bahârım,
Ben hâlâ senden yana, bir vuslâtı ararım,
Ruhunun yazgısıyla, uçup gittin her zaman.
Bilmem ki, bu yangından, arkamızda ne kaldı?
Küllerinden doğarak, yeni bir âh mı saldı?
Ben susup bekler iken, duygular beni aldı,
Kaderin defterini, açıp gittin her zaman.
Ne bir masum tebessüm, ne sahici bir el var,
Yolumu soran hiç yok, pusulamda bir hal var,
Gönlümdeki yangınla, her gün yanan bir gül var,
Ateşler içimdeyken, biçip gittin her zaman.
Artık ne söz avutur, ne de zaman kandırır,
Bu kalp kendinden bile, kendini sakındırır,
Her sabah nur içerken, kederlerle yandırır,
Ümîdi bir seferde, içip gittin her zaman.
...andelip...
5.0
100% (14)