biraz eğil bir at boşluğunu solurken hayatın güneşin küçük harfli bacağından açılacak yeryüzü.. kapanmayan yaralara seslenirken dev ağızlı şehir dilimin kesiğine mum titreğiyle kırılacak ışığın karanlık yolculuğunda gece bir kanadın uykusuyla öperken aynaları nefesimde zambaklı sokak gün sarmaşığı
biraz eğil balaban türkülerin göçtüğüdür dünya ağıt hep baştan geceye ve insana ihtiyarlanan ellerimde çocuksu kuş hasret çizgilerini adımlarken sevmek tenha yalnızlığın bağ nazı.. tabirinde aşina mana rehberi sükun yolun pervane demle taneleşen nakş-ı füsun gözlerime kuyu hasılı
yeleli bir çehre gayli ölmek gökten yere
biraz eğil her lahza sabrın gülle şadı tepsi yansıması güneş gölgede en yeşillere içerde bir yerde baharın yığdıklarıylasın hayat bir çocuğu taşır gibi karnında sus çığlıkla yeniden doğabilirsin
biraz eğil yaprak ve dalın kiliminde ıssız yağmur tohumu ırmaksı ruhum
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İşte şiirdeki ana metaforların katmanlı incelemesi:
1. Kozmik ve Fiziksel Beden Metaforları "Güneşin küçük harfli bacağı": Güneşin dünyaya sızan ilk ışıklarını veya zayıf bir hüzmeyi betimliyor. "Küçük harf" kullanımı, devasa bir gök cisminin bile yeryüzüne değerken naifleştiğini ve hayatın detaylarda saklı olduğunu hissettiriyor.
"Dev ağızlı şehir": Modern hayatın yutuculuğunu, kaosu ve bireyi öğüten yapısını temsil eder. Bu ağız karşısında dilin "mum titreğiyle kırılması", bireyin sesinin ne kadar kırılgan ve narin kaldığını gösterir.
"Işığın karanlık yolculuğunda gece": Işığın bile bir sonu olduğunu veya aydınlığın ancak karanlığın içinde var olabildiğini anlatan tezat (oksimumoron) temelli bir imge.
2. Tabiat ve Ruhun Birleşimi "Nefesimde zambaklı sokak / Gün sarmaşığı": Şair, dış dünyayı (sokak, sarmaşık) kendi bedeninin ve nefesinin bir parçası haline getiriyor. Bu, doğayla bütünleşmiş, panteist bir duyuşun yansımasıdır.
"Yaprak ve dalın kilimi": Yeryüzü örtüsünü bir el emeği olan kilime benzeterek, tabiatın estetik ve dokunulası yanını vurguluyor.
"Irmaksı ruhum": Ruhun akışkanlığını, bir yere ait olamayıp sürekli bir menzile (belki ölüme veya birleşmeye) doğru akışını temsil eder.
3. Hasret ve Yalnızlık İzlekleri "Sevmek tenha yalnızlığın bağ nazı": Sevgi, kalabalıklar içinde değil, en saf ve ıssız yalnızlıkta filizlenen, nazlı ve kıymetli bir "bağ" (ilişki veya üzüm bağı) olarak tasvir ediliyor.
"Gözlerime kuyu hasılı": Yusuf kıssasına bir gönderme olabilir. Gözlerin (bakışın) derinleşerek bir kuyuya dönüşmesi, içsel bir hapsolmuşluğu veya derin bir kederi işaret ediyor.
"Balaban türkülerin göçtüğü dünya": Balaban (iri, gösterişli) ama bir o kadar da hüzünlü türkülerin bu dünyadan gitmesi, geleneğin ve samimiyetin yitişine bir ağıt niteliğinde.
4. Yeniden Doğuş ve Sabır "Bir çocuğu taşır gibi karnında / Sus çığlıkla / Yeniden doğabilirsin": Şiirin en güçlü metaforlarından biri. Acının ve sessizliğin (sus çığlık) bir hamilelik süreci gibi yaşanması gerektiğini söyler. Sabır, sonunda kişiyi kendi küllerinden veya kendi içinden yeniden doğuracaktır.
"Yeleli bir çehre gayli ölmek / Gökten yere": Ölümü, mağrur ve asil bir duruşla (yeleli çehre) kabulleniş olarak nitelendiriyor. Yatay bir yok oluştan ziyade, dikey (gökten yere) bir iniş, bir tamamlanma gibi resmedilmiş.
Güzeldi okuduğumuz şiir Biz de yazdıran yüreği, yazan kalemi kutladık ve alkışladık yürekten Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin mükemmel ve de benzersiz olsun Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıcakla ve de hoşça kal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.