0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
125
Okunma
Güneş mühürlenmiş, ufuk bir kuyu,
İçtikçe susatan hicranın suyu.
Uykudan uyandı kahrın uykusu,
Rüyayı gerçeğe yoran bu gece.
Işıkları çekin, gözlerim dolsun,
Bütün pişmanlıklar gelip beni bulsun.
Vefasız dünyaya bin selam olsun,
Defteri kökünden düren bu gece.
Bir kadeh sitemdir dudağa değen,
Koca bir ömürdür boynunu eğen.
Hangi rüzgârdır ki her şeyi döven?
Zamanı kefene saran bu gece.
Usta, çal ki dünya sesini kessin,
Yalnızlık kalbimde bir bayrak essin.
Mızrabın vurduğu o gizli sessin,
Ruhumu çarmıha geren bu gece.
Gitmek mi zor olan, yoksa kalmak mı?
Kendi ellerinle dertle dolmak mı?
En büyük yangınmış, nefes almak mı?
Vuslatı toprağa süren bu gece.
Mehmet kocakaya