3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma
Ben sana farklı bakmıştım, Gül-i Zar…
Herkesin geçip gittiği yerden değil,
Durup susulan bir yerden bakmıştım.
Adını bir çiçek sananlara inat,
ben sende bir kader okumuştum.
Bir gül gibi sevilmedin bende,
Bir yara gibi taşındın.
Kokunla değil, sızınla kaldın içimde.
Yanımdayken bile uzaktın.
Buna kızamadım.
İnsan bir şeye kızabilmek için
Ondan bir şey beklemeliydi.
Ben beklememeyi,
Çoktan öğrenmiştim.
Gül derdi onlar sana,
Ben yapraklarını elimle tutardım.
Kopan yaprakların hep bende kaldı.
Sen hep güzel kaldın,
Ben paramparça.
Herkes görmek istedi seni,
Ben seni anlamaya çalıştım.
Herkes dokunmak istedi sana,
Ben sende yanmayı seçtim.
Bir ihtimal değil,
Bir imkânsızlık gibi sevdim ben seni.
Kavuşmayı değil,
Seni beklemeyi kutsal bildim.
Bir kere bile beni seçmedin.
Ama ben her gün seni seçtim.
Bunu erdem sandım,
Oysa bu
Kendime ettiğim bir zulümmüş.
Gül dediler sana,
Ben kanayan tarafını sevdim.
Kumar dediler seni sevmeme,
Ben zarlarımı kaderime attım.
Hep kaybettim
Ama oynadım,
Çünkü insan
En çokta umudunu masaya sürerken
aptallaşıyor.
Şimdi hâlâ buradayım Gül-i Zar,
Ne gidebiliyorum
Ne de kalabiliyorum.
Bu bir veda değil,
Bu bir hâl.
Ve şunu bilki:
İnsan bazen sevdiğini kaybetmez,
Sadece
Acıya yer açar içinde.
Benim içimdeki yer
Hâlâ sensin.
5.0
100% (4)