0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
84
Okunma
Penceresinde kırık hayal bakışları var şehrin.
Söndürülmüş sokak lambası altında
titreyen bir yaşam.
Üşüyüşü soğuttu bedenimin sıcaklığını.
Katledilmeye kurulu düşüncelerin
kör bıçağı saplandı
aynı yastığa baş koyulan hayata.
Şimdi sokaklarda cinayetin kan izi,
maktul aşkın bittiği yerde
katil zanlısı uzaklaştı koşarak.
Hiçbir aşkın bedeli
katledilmek olmamalı.
İçindeki canavarın
savunmasızlığına kurban giden
kaldırımlarında bırakılan hatıraları topluyorum,
kime ait olduğunu umursamadan
değerli bir köşesine koyuyorum hayatın,
işlenen cinayetlerin tükürüyorum yüzüne.
Yetim salıncakların paslı gıcırtısı tırmalıyor
gülüşleri yüzünden çalınan çocukları.
Parklar artık eğlence alanından çok
acının geçmiş yüzü oluyor.
Acımasızlığını çizdim hayatın,
demir parmaklıklar ardında yatan katilin
yanlış anladığı aşkın intikamıyla.
Büyürken habersizce hayata,
ilerleyen yaşında öğreniyor
katledilen ile katilin farkını.
Baba denilmeyecek bir zalim,
ayakları öpülesi annenin son fermanı.
Serdar Özyanız
5.0
100% (3)