8
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
102
Okunma

Ey can dert etme gelip geçici şeyleri kendine
Her gece elbette bir şafakla nihayetlenecek
Dinecek amansız yağmur, esmeyecek de rüzgâr
Görünecek en kuytuları dahi manzaraların
Seni yolundan etmesin sırtında taşıdıkların.
Kimler vardı da hani bu zorlu yollara düştü
Hayal meyal izleri kaldı o dünlerden anılarda
Kimler kimlere sebepsiz yere kızdı ve küstü
Dünkü hesapların anlamı kaldı mı güne, yarına.
Belki de biz anlatamadık kendimizi yeterince
Sözlerimiz esintiyle savrulup gittiler boşluğa
Bizde kaldı anlatamadıklarımız yük oldu gönle
Alışmayasın sakın, hüzne salan şu loşluğa.
Bir gülümseme değil midir ışıltısıyla can veren
İnsan odur ki zorlarda yılmaz, direnir de inadına
En derinden tesiri olanlardır her dem gül deren.
Birinde yokluktur, doğurur insafsızca yoksunluğu
Bir çıkmaza girer sanılır muammalı hayat yolculuğu
Oysa senden bulur ivmesini her şafağında gün
Kaderin bir formülü yok ki o sendendir, sana özgün.
Kimseleri suçlamanın olmadı, olmayacak da yararı
Dün çok istenenlerin bugüne var mıdır bir karı
İnsanı efsunlu bir sayfanın öznesi kılan da duygu
Onu her çokluğun içinde hezeyana hapsedeni de
Şimdi tutmalı ki dizginleri hem de tüm gücünle
Güne de değsin ışığı esenliğin öyle de kuvvetli
Nuruyla delsin zifirisini gecelerin ve kurtarsın onuru.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (12)