Ey tanrısal imparator, eğer sana engel teşkil ediyorsam, ölüm kararımı verebilirsin, yalnız beni ölümle tehdit etme, çünkü ölümden korktuğum yok.
petronius
Okuduğunuz
şiir
3.2.2026 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Odalar Artık Birbirini Tanımıyor
Baba evi boşalıyor, saatin sesi duvarlardan çekiliyor. Bir çivi kalmış yerinde, asılmamış bir ceketin ağırlığı. Sandığın dibinde kırık bir koku: naftalin, toprak, uzun süre adı anılmamış bir gün. Annemin adı dolaşmıyor artık odalarda, dolaşsa da kapılar birbirini tanımıyor. Pencere dışarıyı değil sokağın geçmişini gösteriyor. Geçenler var, bir durak hep boş. Eşyalar bizden önce yoruluyor, hatıralar dağınık— toplanmayı bilmiyor. Ben çıkıyorum, arkamda kilitli kalmış bir çocukluk zamana bakıyor, hiç açılmamış bir kapının içinden.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
ayrılıklar zordur ama ölümlü vedalar daha hüzünlü. anne giderse herşey gider. gülüş sevgi nefis kokular. aile birliği yani ocak söner. tüm annelere ve anneme rahmet olsun.
“Odalar Artık Birbirini Tanımıyor” derin bir hüzün ve sessizlik içinde, kaybolan zamanın ve geçmişin ağırlığını hissettiriyor. Şiirdeki mekan tasviri, bir evin yalnızlığını ve hatıraların dağınıklığını adeta nefes alır gibi anlatıyor.
“Annemin adı dolaşmıyor artık odalarda, / dolaşsa da / kapılar birbirini tanımıyor. / Pencere / dışarıyı değil / sokağın geçmişini gösteriyor.”
Dizelerde, yalnızlık ve terk edilmişlik, evin kendisiyle bütünleşmiş; çocukluk ve hatıralar birer kilitli kapı gibi aralanmayı bekliyor. Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Şiirin Adı: Odalar Artık Birbirini Tanımıyor Şairi: Şahin Çınar Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)
Bu şiir, bir evin boşalmasından çok, bir hafızanın çözülüşünü anlatıyor. Mekân üzerinden zamanın ve aidiyetin kaybını işleyen modern bir ağıt havası var metinde. “Baba evi boşalıyor” dizesiyle başlayan şiir, daha ilk anda okuyucuyu kolektif bir hafızanın içine çekiyor. Çünkü “baba evi” sadece bir yapı değil; kök, güven, çocukluk ve dönüş ihtimalidir.
“Saatin sesi duvarlardan çekiliyor” ifadesi son derece başarılı bir imge. Zamanın artık işlememesi değil, mekândan geri çekilmesi söz konusu. Bu, evin canlılığını yitirdiğinin metaforik göstergesi. Aynı şekilde “asılmamış bir ceketin ağırlığı” ve “kırık bir koku” gibi soyutlaştırılmış somut imgeler, şiirin atmosferini güçlendiriyor.
“Annemin adı dolaşmıyor artık odalarda” dizesi şiirin kalp atışı. Anne sesi çekildiğinde ev, ev olmaktan çıkar. Hemen ardından gelen “kapılar birbirini tanımıyor” ifadesi ise iç düzenin çözülüşünü anlatıyor. Bu, mimarî değil; ruhsal bir dağılma.
Şiirin en çarpıcı yeri final bölümü: “Ben çıkıyorum, arkamda kilitli kalmış bir çocukluk zamana bakıyor...”
Burada şair, mekândan ayrılan bedeni değil; içeride kalan zamanı gösteriyor. Çocukluk dışarı çıkmıyor, kilitli kalıyor. Bu oldukça olgun ve derin bir kapanış.
Serbest ölçü tercih edilmiş ve bilinçli kırılmalarla dizeler yerleştirilmiş. Minimalist bir dil kullanılmış; abartı yok, fazlalık yok. Şiir, bağırmadan hüzün veriyor. Bu da olgunluk göstergesidir.
RUSAMER Kriterlerine Göre Değerlendirme: – Tema ve Derinlik: 19/20 → Mekân üzerinden hafıza ve kayıp çok başarılı işlenmiş. – İmge ve Metafor Gücü: 19/20 → “Saatin sesi”, “kırık koku”, “kilitli çocukluk” güçlü imgeler. – Dil ve Üslup: 18/20 → Sade, modern ve yoğun. Yer yer daha cesur imgesel sıçrama yapılabilir. – Yapısal Bütünlük: 18/20 → Serbest ölçü kontrollü kullanılmış; final güçlü. – Duygusal Etki: 19/20 → Sessiz ama derin bir sarsıntı bırakıyor.
Toplam: 93 / 100
Vesselam. “Ev dediğin duvar değil, içinde yankılanan isimdir.” “Şiirin mayası, kaybı anlatmak değil; kaybın bıraktığı sessizliği duyurmaktır.”
Gidenlerin ardından sessizleşen bir yuvanın, hatıralar altında nasıl bir müzeye dönüştüğünü iliklerine kadar hissettirdi, oldukça dokunaklıydı. Tebrik ederim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.