0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
97
Okunma
Yıllar önce bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken ilk şiir denemelerinde biri olarak bugün sizlerle buluşturmuş oldum.
Selam Ay Tanrıçası
Selam ay tanrıçası…
Sen mutsuzluğu bilir misin?
Izdırabı, kederi, umursamazlığı?
Sen gülerken
içinde ağlayabilir misin?
Bilemezsin be…
bilemezsin.
Uzun kış gecelerinde,
bulutların ardına saklanıp durduğunda sen,
ben mutsuzluğun karanlığında
yavaş yavaş kayboluyordum.
Sigarayı bilir misin?
Dumanını içine çekip
hatıralara üflemeyi,
kaldırımlarla konuşmayı,
adımlarınla yorulmayı?
Sen bilemezsin bunları,
yaşayamazsın…
kalbin hiç daralmadı senin.
Uzun kış gecelerinde titremedin,
mum ışığında iç çekmedin.
Gölgen büyümedi duvarlarda,
sessizliğinle konuşmadın.
Ama…
herkesten sakladığın yüzünü
ben bilirim.
Kısık kısık ışık gönderen mum,
uzun gecelerde
beni sana benzetirdi.
İçimde fırtınalar kopardı,
taşlar çatlar gibi olurdu yüreğim,
ama dışımda
senin gibi sakin dururdum,
çorak memleketim gibi.
Yüreğimde yeşil kalan
son fidan da kurudu artık.
Köpek ulumaları altında,
şakaklarımı beyaz örtü sararken,
zaman ağarırken,
gece
beni en yalnız yerimden bırakıp giderdi.
Eyyüp Balta