6
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
229
Okunma

Ben bu masalın adı neydi unuttum
Mektuplarında bulurdum gözlerini
Şiirler döşenirdin bana akşamlar başlarken
Beni mutlu eden bir tek şiirler vardı
Hazan rengi akşamlar seslenirdi yüreğime, ay doğmadan
Oysa şimdi apansız dalıp dalıp gidiyorum
Ben nerdeyim şimdi, mevsimler neden hep aynı renk diye
Kalbimdeki solan umutları bir bir tekrar
Sağanaklarla ıslattım
Yeniden yeşersin diye
Yokluğun göz bebeklerimde patlayan bir mayındır şimdi
İçimde bin yıllık kahırlar var
Dokuz boğumlu akrepler dolanır damarlarımda
Şuramda sensiz senfonilerin hüznü var bu gece
Ne yana baksam acılar sarar gözlerimi
Ve, dört yanım çıkılmaz mayın
Çıkıp gitmek varken seninle gökkuşağı ülkesine
Nedendir gözlerimden ateş fışkırması böyle
Nedendir bu hüzün, bu hazan, bu şiir
Ne zaman dalsam maziye bir bir
Dökülür sağanaklarım, dökülürken hüznüme
Toz pembe düşlerim gitti, derken uykularımdan
Her sabah bir başka türlü uyanırım
Resmine bakıp günaydın diyemeden
Bilsen ki
Özlem denizlerimde fırtınalar koptu bu gece
Nerdesin ?
Oysa ki, bu karanlıklar yabancılığıma tedirgin
Üstelik kış sancıları sarmış tüm duvarlarımı
Bütün şarkılar ağlamaklıydı bakışlarımda
Daha bir sana doğru akıyordu yüreğimden bütün besteler
Hicaz makamı melodiler sarıyordu pencereleri
Bir mevsim daha yitip gidiyordu takvimlerden
Yine işte sensiz
Artık
Bir paslı kapı kilitlenir düşlerime sonra
Yitip gidenleri arıyorum karanlıklarda
Kulaklarıma yerleşiyor uğultusu, sessiz ormanların
Şarkılar yine buruk, yine dokunaklı
Unutulmaz hatıranla baş başa şimdi düşüncelerim
Karanlık denizler gibi yetim
Günay Koçak
29 / 01 / 2026
5.0
100% (14)