Fazla yüz bulan, her dediğini yaptıran aşk bezginlik verir; (ovidius)
demircininoğlu
demircininoğlu

BİR YOĞURT KOVASI MESELESİ

Yorum

BİR YOĞURT KOVASI MESELESİ

( 2 kişi )

1

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

138

Okunma

BİR YOĞURT KOVASI MESELESİ


Mürekkebi Toprak

Kağıt beyazdı ama dilsizdi,
Kova boştu ama umutlu...
Ayşe Teyze vurdu kazmayı,
Toprak yazdı,
Çiçek okudu.


​Plastik ve Bahar

Bir yoğurt kovası deyip geçme;
Kenarında kurşun kalem izi yok,
İçinde reyhan kokusu var.
Mısra mısra açan
Yeşil bir duadır bu.

​En Güzel Kitap

Ne defter sığdırdı bu sevdayı,
Ne mürekkep...
Ayşe Teyze şiiri kovanın kalbine gömdü;
Şimdi her sabah
Güneşle beraber kafiyeleniyor sardunyalar.

​Sesli Şiir

Okuma bilmeyene koku,
Yazma bilmeyene renk...
Kovanın ağzında biriken;
Ayşe Teyze’nin sustuğu,
Toprağın konuştuğu dildir.

​Plastik Kanatlı Kuşlar


Beyaz bir yoğurt kovasıdır Ayşe Teyze’nin kalemi,
Süt beyazı bir geçmişi,
Toprak rengi bir geleceğe bağlar...

​Okul sıralarında unuttuğu tebeşirler yerine,
Gül dallarını kullanır bu kez.
Çünkü bilir ki;
Kağıda yazılanı fırtına koparır,
Ama toprağa yazılanı yağmurlar büyütür...

​Şimdi o kovanın içinde,
Kapağı açılmamış bir kitabın kokusu değil,
Güneşi kucaklayan bir sardunyanın uykusu var.

​Bakmayın öyle kenarda durduğuna;
O kova aslında,
İçinde bir ormanı saklayan
Dünyanın en küçük ve en hakiki kütüphanesidir!

​CEMAL SÜREYA gir içeri,

​Kahvaltı ve Çiçek

Yemek değil ki bu,
Bir bakıma yaşamak Ayşe Teyze’ninki.
Yoğurt kovasında gül büyütmek;
Şiirin elinden tutup,
Toprağa götürmektir...

​İkinci Yeni Bir Bahar

Sizin hiç kovanızda şiir açtı mı?
Benim açtı.
Plastiğin kalbinde toprak,
Toprağın kalbinde bir kadın...
Ayşe Teyze ki,
Gözleri hala bayram harçlığı.

​Kısa Türkiye Tarihi

Önce yoğurdu yedik,
Sonra kovasını sevdik.
İçine çiçek ektik ki;
Kafiyemiz yarım,
Kokumuz tam olsun...

​Mühür

Bakmayın kağıtsızlığına;
O kovanın beyazı,
Şiirin en fiyakalı mahremiyetidir.

​ATTİLÂ İLHAN hoşgeldin,

​Belki Gelmem Gelemem

Ayşe Teyze kovanın nabzını tutuyor,
Toprakta mehtap uyanmış,
Yalnızlık bir fidan gibi büyüyor mısralarında...
Görsen,
Elim ayağım dolanır;
Çünkü bu şiir, bir kovanın içinde mahpus kalmış
En mavi ihtilaldir!

​Kova Mevsimi

Görünmez bir akşam çökerdi o kovaya,
Ayşe Teyze kalemini toprağa gömerdi.
Hangi çiçeği koklasan,
Bir vapur dumanı gibi dağılırdı efkarı...
Bilirsin;
Bu memlekette şiir,
Plastiğin içinde bile hürdür.

​Cinayet Saati

Kağıdı kalemi vurdular gece yarısı,
Ayşe Teyze sustu...
Gitti o kovanın bağrına,
En kırmızı sardunyayı ekti.
Şimdi her sabah,
Faili meçhul bir koku yayılıyor sokaklara...

​CAN YÜCEL buyur gel,

​Anayasası Ayşe’nin
Sırtına tekmeyi yemiş yoğurt kabı deyip geçme,
İçinde memleketin hasreti var.
Ayşe Teyze kalem yerine,
Kökünü daldırmış toprağa...
Bundan ala şiir mi olur be?
Çiçek açmış kafiyesi!

​Eşek Şakası

Ne kağıt bildi, ne mürekkep...
Sardı sarmaladı toprağı,
Tıktı plastik zindana.
Şimdi o kova,
Dünyanın bütün matbaalarına
Kök söktürüyor ulan!

​Şiir Dediğin

Şiir dediğin kağıtta uslu durmaz,
Ya bir kovanın içinde fışkırır,
Ya da bir sokağın ortasında bağırır.
Ayşe Teyze ektiğiyle,
Biz okuduğumuzla kalırız...
Kokla da geç,
Adaletini seveyim be dünyanın!

​ NÂZIM HİKMET dokununca,

​Davet

Başını topraktan çıkarmış mısralar,
Beyaz bir plastik kovanın içinde...
Ayşe Teyze kalemini kırmış;
Çiçek ekiyor ki,
Şiir hürriyetine kavuşsun!

​Umut

Kağıt yoksa,
Kova var...
Mürekkep bittiyse,
Toprak var...
Gülümse Ayşe Teyze,
Şiir, saksılara sığmayan
O büyük kavgadır şimdi.

​Yaşamaya Dair

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yazmayı,
Bir yoğurt kovasında bile,
Kök salacak dizelerin...
Sen çiçek açacaksın,
Ölüm bile okuyacak kokunu.

​ EDİP CANSEVER haydi koş gel,

​Nesnelerin İstiflenmesi

İnsan, bir yoğurt kovasına ne kadar sığarsa
Ayşe Teyze de o kadar sığmış şiire...
Biraz toprak, biraz kök, biraz da beklemek;
Biliyorsun,
Bir çiçek ancak bir yalnızlığın içinde
Böyle mısra mısra bekler yerçekimini.

​Kovanın İçindeki Yerçekimi

Bakma kovanın boşluğuna,
İçinde bir dünya birikmiş;
Ayşe Teyze ki,
Yazmak yerine çiçeklenmeyi seçmiş...
Çünkü her bitki,
Kendi şiirini kendi içinde çoğaltan
Sessiz bir saattir şimdi.

​Plastik ve Hüzün

Bir kova, kova olduğu için değil
Bir kadının bakışıyla şiir olur...
Beyazı beyaz değil artık,
Toprağı toprak değil;
Kendi kendine konuşan
Bir mısra istifidir bu balkon köşesinde.

​Yalnızlık Paylaşılmaz

Kova beyazsa içindeki siyahtır,
Toprak siyahsa içindeki çiçektir.
Ayşe Teyze öyle bir şiir ekti ki;
Okursan kalabalık olur,
Koklarsan yalnızlık...

​Çelişki

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
Beyaz yoğurt kovasına önceliği verdiler.
Ayşe Teyze içine toprak koydu;
Şiir aklandı.

​Nokta

Benim en sevdiğim şiir,
Ayşe Teyze’nin bir kovanın içine
Sessizce ektiğidir.
Kelimeleri yoktur,
Kokusu vardır.

Otogarda Bir Kova

Şairin "kalemim yok" dediği yerde,
Ayşe Teyze’nin "toprağım var" dediği bir ihtilal bu.
Beyaz bir plastik kova değil o;
İçine bahar saklanmış,
Mülteci bir hüzündür...

​Bence Artık Siz de Herkes Gibisiniz

Sen bakma kovadaki yoğurt yazısına,
Onun içinde yazılmamış ne aşklar,
Ne bitmemiş kışlar var.
Okunmak için değil,
Koklanmak için bekleyen,
Bir balkon güzellemesidir bu.

​Fiyakalı Bir Sükût

Ben senin kağıtsızlığını sevdim,
Ben senin kalem bulamayışındaki o telaşı...
Ayşe Teyze’nin eli toprağa değdi ya;
Şiir artık ne vezne sığar,
Ne de kafiyesi uyar bu haksız dünyaya
.

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Bir yoğurt kovası meselesi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Bir yoğurt kovası meselesi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BİR YOĞURT KOVASI MESELESİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
18.1.2026 16:45:47
5 puan verdi
Bu yazı tam bir şiir ve günlük yaşam felsefesi karışımı! Ayşe Teyze’nin yoğurt kovasında şiir yetiştirmesi, plastik ve toprak metaforlarıyla hayatın basit nesnelerinde bile derinlik ve anlam bulmayı anlatıyor. Hem mizahi hem dokunaklı, hem yerel hem evrensel bir dille; “şiir her yerde var” mesajı veriyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL