Ama şan ve şerefime tanık olanların önünde ondan daha fazla söz etmek bana yakışmaz.. xıv. louis
Hamdioruc
Hamdioruc

Kur'anda yok deme

Yorum

Kur'anda yok deme

( 1 kişi )

1

Yorum

2

Beğeni

1,0

Puan

85

Okunma

Kur'anda yok deme

Kur’anda yok deme

Mesela Kandil geceleri yok Kur’anda deme

Kadir gecesi var diğer geceler Kur’anda yok deme...Sizin Kur’anınızda yok...

Kandil geceleri yok deme.Allah adildir adillik farklılığa sebebtir...insanlar nasıl farklıysa geceler de farklıdır...

Esmalar var mı Kur’anda...var esmalar sebeptir sahibtir sınırsızdır çünkü Esmaların sahibi sebeb sahib ve sınırsız...İlim sınırsızdır...ilim var mı Kur’anda deneye uyumlu mu Kur’an...evet.Mantığı var mı Kur’anın var...Kur’anda şu yok deme...Deneyle uyumlu her bilgiye saygısı var de Kur’anın...İlimdir Kur’an Alimden geldi Hikmetlidir Kur’an Hakimden geldi...

Evet, Kur’ân’da her şey vardır. Fakat herkes her şeyi içinde göremez. Zira muhtelif derecelerde bulunur. Bazen çekirdekleri, bazen nüveleri, bazen icmalleri, bazen düsturları, bazen alâmetleri; ya sarâhaten, ya işâreten, ya remzen, ya ibhâmen, ya ihtar tarzında bulunurlar.

Kur’ancıyız diyenler de Kur’anı buduyorlar...İslamın beş şartı var hadisi İslamın budanmasıdır o beş şart Rabçılık için yeter mi hayır ama o beş şartın tefsiri bir deryadır ama...

Ebu lehebin eli kurusun demktir ganimet için savaşmak çünkü ebu leheb stokçu ve sömürücü ise mantık derki onun eli kurumaz

Kur’an Rabtan geldi.Rabçılığı öğretiyor...Nefisci ırkçı mezhebçi şirke harcar parasını silahını canını evladını arkadaşını akrabasını...

Osmanlı üleması Faize cevaz vermişti...çünkü Kur’anınmantığı erki Rab içinse her şey heladir…yalan söylenir mi...evet...Rabçılık için harcamak şartıyla Faiz ehven-i şer yani farz.Bütün haramlar da.Rabçılık için olmayan evlilik haram.Bütün helaller de...Kur’anın mantığı da Kur’andır de ey Kur’ancıyım diyen...değilse budayıcısın İlahi kitabı...

Kuran-ı Kerim’de her şey var mıdır?Evet, her şey Kur’anda vardır. Fakat ayrıntılarıyla değil, esaslarıyla vardır. Küçük bir çekirdekte, ağacın plan ve programının yazılı olması şeklinde vardır. Kainatta ve insanlık aleminde cereyan eden kanunlara işaretler şeklinde vardır.

Mezheb-tarikat ve Kur’ancılar Kur’anı budayıcıdır...Tarikat ve mezheb fetvaları nesh edilmelidir Kur’ancılar da eleştirilmelidir...

Kuranda geçen her şey farz mı?Her şey Anayasa’da olmaz, Anayasa kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerimde namazın farzlarını, namazı bozan şeyleri, namazın rekâtlarını bile bulamayız.

Allah adil Adil de farklılığa sebeb kur’anda her şey var ama "A-Z"yedir kıymettte her şey farz değildir yani...Fizik-kimya sosyoloji ilkeleri kUr’an değildir deme Kur’ancı...İlim sınırsızdır Kur’an sınırsızdır çünkü sınırsızdan geldi...Hikmetler sınırsızdır Kur’an El galipten geldi el-galipten geldi galibliğe sebeb her şey Kur’anda var ASA var Gemi var...Galibiyete sebeb her şey var...çünkü"El-Galibten geldi...Rahmandan Kahhardan latiften geldi...Her lütfa sebebleri öğretir ve emreder...Tarihte hangi lütuf hangi ebele insana geldi öğren der Kur’an gemi TUFAN sebebiyle öğretili Nuha...Tarihi okurkn hangi lüfta hani sebeble erişti insanlık öğren...

Kur’ancıları eeştirmeye mecburz...Peygamber mi bu Kurancılar...Kur’an da NAMAZ YOK...KANDİL geceleri de yok...ama peygamberin hayatında sahabenin haytında namaz var yani Kur’anın yetiştrdiği insanların hayatında Na maz var...ey Kur’ancı NAMAZ da yok Kuranda de Peygamberin ve sahabenin hayatında var ama...Asisin sahabeye sahabe hayatına da siyeri nebiye de...Kurn macna da Kur’anın özüne de gönderenin esmalarına da...

Şu yazıyı da okuyun...

Bir Öykü: "Her Şey Kur’anda Var mı"

Emre, dini konulara ilgi duyan bir çocuktu. Bir gün büyüklerini dinlerken “her şey Kur’anda vardır” dediklerini duydu. Kendi kendine “acaba bu nasıl olur?” diye düşündü. İşin içinden çıkamayınca, mahalle camisine gitti. Caminin imamı Âlim Hocaydı ve gerçekten de Âlim Hoca, bilgili bir hocaydı.

Emre, namazdan sonra hocanın yanına vardı, selam verdi. Hoca, selamı aldı “gel bakalım Emre” dedi. Biraz sohbetten sonra Emre, zihnini meşgul eden konuya girdi:

“Hocam, ‘her şey Kur’anda var’ diyorlar. Bu doğru mu?”

Hoca: “Evet Emre, her şey Kur’anda var” dedi ve Kur’andan şu ayeti okudu: “Yaş ve kuru her şey Kitab-ı Mübin’de vardır.”1

“Bak Emreciğim, Kitab-ı Mübin ‘her şeyin kendisinde yazıldığı kitap’ anlamına gelir. Allah şu kâinat kitabında her şeyi yazmıştır. Mesela, Arşimet, suyun kaldırma kuvvetini bulmadan önce, su yine kaldırıyordu. Newton, çekim kanununu bulmadan önce bu kanun yine vardı. Arşimet ve Newton gibiler kanun koyucu değil, kanun buluculardır. Bu kanunları koyan Allah’tır, bulanlar ise böyle âlimlerdir.

Benzeri bir şekilde her şey Kur’anda yer alır, ama herkes her şeyi hemen kolayca göremez. Ehil olan âlimler, araştırmaları neticesinde başkalarının göremediklerini görürler, bulamadıklarını bulurlar. Mesela, büyük Kur’an yorumcusu Fahreddin Razi, cennet ve cehennemdekilerin birbirleriyle konuşmalarının anlatıldığı A’raf suresini tefsir ederken şöyle der:

“Cennet ve cehennem birbirinden çok uzak olmakla beraber, bunlarda yaşayanların birbirleriyle konuşabilmeleri bize şunu gösteriyor: Demek ki mesafenin uzaklığı, sesin nakline engel değildir.”2

Bundan sekiz yüz yıl önce bunu Kur’ana dayanarak söylemek gerçekten çok ilgi çekici bir durumdur. Günümüzde hem ses, hem görüntü nakledilebilmektedir. Aslında aynı ayetlerde görüntünün nakline de işaretler vardır. Çünkü onlar konuşurken birbirlerini de görebilmektedirler. Kur’an-ı Kerimde Hz Süleyman’ın, Yemendeki Belkıs’ın tahtını bir anda Şam’a getirdiği anlatılır.3 Demek ki, maddeyi ve eşyayı da ses ve görüntü gibi nakletmek mümkündür.”

Hocanın anlattıkları Emrenin hayli ilgisini çekmişti. Demek ki her şey Kur’anda vardı, ama görmek için göz lazımdı.

Allah razı olsun hocam beni aydınlattın” dedi.

Âlim hoca tebessümle şunları söyledi;

“Bak Emreciğim, senin gibi bir başkası aynı konuyu merak etmiş, hocanın yanına varmış “hocam ‘her şey Kur’anda var mı?’ demiş. Hoca ‘evet var’ deyince ‘peki hocam, mesela ben helvanın nasıl yapıldığını bilmiyorum, bu da Kur’anda var mı?’ diye sormuş. Hoca, ‘evet var’ deyince şaşkınlıkla ‘nasıl olur hocam, hangi ayet helva tarifi veriyor’ demiş. Hoca, gülerek ‘eğer bilmiyorsanız ehline sorun’4 ayeti seni helvacıya gönderiyor, helvacıya gidecek, tarifi ondan alacaksın’ demiş”

“Bak Emreciğim Kur’an ‘helva nasıl yapılır’ gibi sorulara cevap olarak gelmemiştir. Helvanın nasıl yapılacağını, gider bir helvacıdan öğreniriz. Öte yandan Kur’Allah; Tarih, Fizik, Kimya… kitabı da değildir, bunları kendi araştırmalarımızla bulabiliriz. Ama ‘ben kimim? Vazifem ne? Bu dünya niçin yaratıldı? Şu varlıklar ne vazife görüyorlar? Herkes ölüyor, acaba nereye gidiyorlar? Ölümden sonra hayat var mı?’ gibi bizi aşan çok sorular var. Kur’an asıl bunlara cevap vermek için indirilmiştir. İlimler bize ‘nasıl’ sorusuna cevap bulmada yardımcı olur, Kur’an ise ‘nasıl’ sorusundan ziyade ‘niçin’ sorusuna cevap verir. Mesela, ‘yağmur nasıl yağar’ sorusunun cevabını ilimlerden öğreniriz. Ama ‘niçin yağar?’ sorusuna cevabı Kur’anda buluruz. Kur’anı okuduğumuzda yağmurun yağdırıldığını, o yağmurun ilahi rahmetin bir tecellisi olduğunu öğreniriz. Yağmuru bize damla damla gönderen yüce yaratıcıya karşı ibadet görevimizin olduğunu anlarız.”

Duydukları Emre’yi hayli heyecanlandırmıştı. Artık Kur’ana bakışı daha farklıydı. Şimdi artık bu ilahi kelâmı sadece sevap için okunan bir kitap olarak görmüyordu.

“Hocam” dedi “Müsaadenizle ben artık döneyim. Benim için çok faydalı bir görüşme oldu.”

Hoca “Peki Emre” dedi “Takıldığın konular olduğunda her zaman beklerim. Bizde paylaşmak esastır. Ayrılmadan bu konuda hoş bir olayı daha nakledeyim, sohbeti bununla noktalayalım:

“Sultan II. Abdülhamid zamanında Paris’te dinler arası bir toplantı yapılacakmış. Abdülhamid, heyet üyelerine ‘Namık Kemal’i de yanınıza alın, ona da bir konuşma verin, hatip bir insandır” demiş. Sultanın talimatı üzerine programda Namık Kemal’e de konuşma verilmiş.

Toplantıda söz sırası Namık Kemal’e geldiğinde kürsiye çıkmış, “Efendiler, konuşmalar bir hayli uzadı. Ben uzun uzun konuşacak değilim. Size sadece Kur’andan bir ayet meâli okuyup ineceğim” demiş ve sohbetimizin konusu olan “Yaş ve kuru her şey Kitab-ı Mübinde vardır”5 ayetini okumuş, kürsiden inmiş. Toplantıya katılan bir papaz ‘söz hakkı istiyorum’ demiş.

Papazın başında saç yokmuş, başına işaret ederek, ‘Her şey Kur’anda varsa benim başımın kel olması da onda yer olması gerekir, ne dersiniz’ diye Namık Kemal’e yönelmiş. Bunun üzerine Namık Kemal tekrar kürsiye çıkmış, soruyu şöyle cevaplandırmış:

“Evet demiş, her şey Kur’anda var. Senin başında saç olmayışı da var! Kur’an şöyle diyor;

“Güzel beldeden, Rabbinin izniyle güzel şeyler çıkar.

Çorak araziden ise bir şey çıkmaz, çıkan da işe yaramaz.”6

Bir tebessüm dalgası toplantıya katılan herkesi sarmış. Papaz, diyecek bir şey bulamamış, yerine oturmuş.

Son duydukları Emre’yi de tebessümle güldürmüştü.

“Hocam” dedi, ayet gerçekten de papazla mı ilgili?”

Âlim Hoca, “Hayır Emre” dedi. “Ayet, asıl olarak mü’min ile kâfir arasında bir mukayese yapıyor. Mü’min verimli bir arazi gibidir. Kâfir ise çorak araziye benzer. Ayet, asıl bunu anlatmakla beraber, Namık Kemâl o anda bir lâtife olarak bu ayeti okumuş.”

Emre için çok faydalı bir görüşme olmuştu. İzin isteyip eve dönerken Kur’anın mânâlarını öğrenmeyi de aklının bir köşesine yazmıştı.

1 En’am, 59

2 Fahreddin Râzi, Mefatihu’l-Gayb (Tefsiru Kebir), Daru İhyai’t- Türasi’l-Arabi, XIV, 83

3 Neml, 38-40

4 Nahl, 43

5 En’am, 59

6 A’raf, 58

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

1.0

100% (1)

Kur'anda yok deme Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kur'anda yok deme şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kur'anda yok deme şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
A.Beşir
A.Beşir, @a-besir
15.1.2026 22:39:34
1 puan verdi
Bunları yazı bölümüne yazsanıza. şiir değil ki bu.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL