6
Yorum
10
Beğeni
4,9
Puan
187
Okunma
Götür beni bu şehirden,
adımlarımın bile aceleye karıştığı yerden.
Kaldırımlar beni tanıyor artık,
o yüzden canımı fazla yakıyorlar.
Bu şehir
her sabah aynı yorgunluğu giyip çıkıyor sokağa.
İnsanlar birbirine çarpmıyor,
sadece birbirinin içinden geçiyor.
Ben en çok
kalabalıkta yalnız kalmayı öğrendim burada.
Bir masada üç çay,
iki suskunluk,
bir eksik cümleyle yaşadım yıllarca.
Götür beni bu şehirden,
adımı yanlış telaffuz eden sokaklardan,
hatıralarımı kira gibi isteyen evlerden.
Her köşesinde biraz senden kalan
ama hiçbir yerinde sana rastlayamadığım bu yerden.
Bak,
gökyüzü bile dar burada.
Yıldızlar sanki apartman dairesi kiralamış,
ay erken yatıyor,
umut ise mesaiye kalmıyor artık.
Götür beni…
bir bankta oturup susmanın ayıp sayılmadığı bir yere.
İnsanların “nasılsın?” diye sorup
cevabını beklediği bir yere.
Belki orada
geç kalmış hayatlar affediliyordur.
Belki orada
insan sevdiğini saklamak zorunda kalmıyordur.
Götür beni bu şehirden.
Ben burada büyüdüm ama
hiç iyileşemedim.
5.0
88% (7)
4.0
12% (1)