12
Yorum
46
Beğeni
5,0
Puan
238
Okunma
Güneş çoktan çekildi benim sokağımdan,
Artık ne gölgem var ne de beklediğim bir şafak.
Cebimde birikmiş bir avuç sessizlikle,
Yürüyorum, yolların nereye çıktığına bakmadan
Yelkenlerimi rüzgâr değil, fırtınalar yırttı,
Limanda bekleyen o gemi çoktan battı.
Eskiden avuçlarımda tuttuğum o sıcaklık,
Şimdi buz kesmiş bir hatıranın sırtında yük.
Kimin için çarpar bu yorgun saat, bilmem
Zaman, geçmekten değil, harcanmaktan yorgun.
Duvardaki çatlaklar kadar tanıdık bu yalnızlık,
Ve susmak, artık en dürüst cevabım dünyaya.
Artık ne bir yüzün hayali uykularımı böler,
Ne de bir koku anıların tozunu üfler içime.
Özlemek, bir köprüydü eskiden geçmişe uzanan;
Ben o köprüyü yaktım, küllerini rüzgâra verdim
Adını unuttuğum yolların yabancısıyım şimdi,
Kalbimde kimsesiz bir kentin sessizliği var.
Birini beklemek, bir sızıyı diri tutmaktı oysa;
Bense sızlamayacak kadar koptum her bağdan.
Umudu bir kuş sanırdım, kanatları göğsümde vuran,
Meğer o kuş, çoktan uçmuş ben uyurken kafesten.
Şimdi ne gidenin arkasından bakacak bir çift gözüm,
Ne de "dön" diyecek kadar mecalim kaldı içimde.
(kOR)
5.0
96% (26)
4.0
4% (1)