0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
77
Okunma
Suskunluğumun ardindan
Bakmayın bu sükûtuma, bir sırra bürünmüşüm,
İçimde tufanlar kopar, deryalara bölünmüşüm.
Bir fırtına dinmezken, bir diğeri nâr olur,
Sükûtumun ardında, koca bir volkan yürür.
Dışım zemheridir belki, ellerim buz kesmiş,
Lakin gönül mülkünde nice ateşler eşmiş.
Yandıkça üşüyorum, bu nasıl bir hâldir?
Vuslat bekleyen ruhum, tende bir muhaldir.
Bir yanım hep yarım, gurbet elde naçarım,
Kendi nefsimden geçip, aslıma kanat açarım.
Gönül bir gönüle akmış, gayrısını neylesin?
Hakk, bu mahzun gönlü, aşkı ile eylesin.
Ey elleri semada, lütfu sonsuz olan Yâr!
Sol yanım sızım sızım, her zerrem Sana intizar.
Gel de tamamla artık, bu eksik kalan canı,
Söküp al içimden, şu "ben" diyen düşmanı.
"Ben"i benden eyle ki, Sen dolasın özüme,
Senden gayrı hiçbir iz, görünmesin gözüme.
Kül olup savrulmaya, "Sen" olmaya adayım,
Varlığından vazgeçtim, yokluğunda bekâyım.
5.0
100% (1)