0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
56
Okunma
SIRRI-I AŞK’IN GURBETİ
Bir sır kapısından girdim içeri,
Kelimeler mühür, kalem bîçare.
Rüya içinde gördüm o gerçeği,
Dünya bir gölgeymiş, gönül bin pare.
Kaf Dağı’ndan esen yelle savruldum,
Nefsin davasında yandım, kavruldum.
İnsanlar içinde yalnız bir kulum,
Kalabalık dardır, "Hû" diyen yâre.
Çayın buğusunda ruhum tüterken,
Gündüzü geceye katıp giderken,
"Ezel" vatanımdan hasret çekerken,
Rüyalar alemim, oldu bir çare.
Aşkı namahremden saklayan derviş,
Vuslatı secdede bekleyen derviş,
Benliği yokluğa ekleyen derviş,
Bakışta gizlenir, sığmaz inkâre.
Ne diyecek olsam; dilim dolaşır,
Ruhum duman olur, Arş’a ulaşır.
Bu "hayret" yolunda menzil yaklaşır,
Uyanmak vaktidir, bak şu didâre