2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma
Ben en çok geceleri üşürüm.
Soğuk, camlardan değil
Sensizliğin tam ortasından sızar içeri.
Odalarım sessizdir;
Duvarlar suskun, lambalar yorgun,
Işık bile uğramaz artık
Adını bilmediği bu karanlığa…
Sen yokken odam,
Oda olmaktan vazgeçer.
Nefesim yankılanır boşlukta,
Sesim bana bile yabancı.
Tenim, seni hatırlayan bir hatıra gibi
Titreyerek durur gecenin içinde.
Isınmak için battaniyelere değil,
Hatıralara sarılırım.
Bakışlarının sıcaklığını arar gözlerim.
Bir zamanlar beni hayatta tutan
O sessiz bakışı…
Şimdi aynalarda bile bulamıyorum.
Papatya kokun sinmişti bir zamanlar bana,
Şimdi sadece hayalini kokluyorum.
Gerçekliğe dokunamayan
Yorgun bir özlem gibi.
Ellerim, seni sanarak boşluğa uzanır.
Parmak uçlarımda
Bir ihtimal dolaşır hâlâ.
Belki gelirsin diye değil,
Geldiğini hatırlamak için
Dokunurum karanlığa.
Resimler solmuş.
Duvarlarda asılı kalan
Gülüşler sararmış.
Eskide kalan ben,
Yok olan senle birlikte
Zamanın kenarında unutulmuş.
Biz vardık diyen hiçbir şey
Artık konuşmuyor.
Gece uzadıkça,
İçimdeki sessizlik büyür.
Gözyaşlarım,
Kimseye görünmeden düşer yere.
Ağlamak bile sessiz bu evde,
Çünkü ses çıkarırsam
Yokluğun duyacak diye korkarım.
Ben seni kaybetmedim sadece,
Kendimi de bıraktım o gidişin ardında.
Şimdi her gece,
Aynı soğuğu giyiyorum üzerime.
Ve her sabah
Biraz daha eksilerek uyanıyorum.
Ama yine de…
Bir papatya gibi
Kırıldığım yerden tutunuyorum hayata.
Çünkü senin sevdiğin hâlim
Vazgeçmeyi bilmezdi.
Üşüyorum, evet.
Ama hâlâ seni ısıtan
Bir kalbim var içimde.
Ve bu kalp,
Ağlaya ağlaya da olsa
Seni sevmeye devam ediyor…
5.0
100% (2)