Köleliğin en kötüsü, kendi nefsine köle olmaktır. (la fontaine)
Hamdioruc
Hamdioruc

Günah affolur

Yorum

Günah affolur

0

Yorum

6

Beğeni

0,0

Puan

58

Okunma

Günah affolur

Günah affolur

Artı-eksiyi yok eder yani GAFFAR var..günah affolur...ama iradeden bilinçten... deney mantık ile bilinen ilimden payımız "A-Z"yedir ve yok olmaz...gayretinle duanla ibadetlerle oruçla namazla hacla zekatla...şehadetle tevbeyle...temizlenir dereceatlar...

Nefiscilik olmasaydı imtihan olmazdı.Hayvanlar-bitkiler insanlar cinler"A-Z"ye nefisci.Cüz’irade sorumluluğa sebeb.Günah affolur

Nefis renk körüdür FARUK değildir...ani YANILTICI...seçimleri"A-Z"yedir doğrulukta hüküm esmaya uyumlu ise nefis yoktur o hükümde...nefisten esmaya yaiAllaha evbe et...en ehlikeli hal tevbeizlitir.kibirlilikir nefs teveküldür...güvendir elsefeye güven mezhebe subjektif düşünceye güvendir...Esmaya tevbe etmemekten kork...Nefe güvenmekten kork...Buzlu havalarda yaz lastiği gibikayar nefis...ve şeytan renk körü yaptı onu FARUKdeğil...göz değil o gö deneydir ve deneyli deneye secdeli esmaya evdeli akıldırgöz...vicdan dakörleşi...Sonist anisi için Gazzelinin evliyasınıöldürüyor ba..vicdan kör...deneye esmya sünnetullahasecdelivicdan ve akıl"A-Z"yedir...Faruk değildir...

İradesi yanılmayan var sınırsız olan var...İnsann radesi hem sınırlı hem de KÖR "A-Z"ye

Esma insanda nefistir...Esmaya secde uyum ile tevbe ile temizle nefsini..."A-Z"ye derecelidir temizlikte nefislerimiz...imamın esması nefsi masumdur esma ile örtüşmüştür secde halindedir bizim nefsimiz asidir esmaya deneye...sünnetullaha veya gafildir esmdan...ya secdesiz tevbesiz yada gafil...

Nefis temizliği yap...

Evet..."Nefsi terbiye etmek için birinci plânda ölümü çok anmak ve çöl yolculuğuna çıkacak olan bir insanın bu tehlikeli yolculuktan başka bir şey düşünmediği gibi düşünmek lâzımdır.

Şu kadar var ki lütuf ancak Allah-u Teâlâ’dan gelir. Kişi helâl lokma yemeye dikkat ederse, ihlâs ile ibadetlerine devam ederse, nefsinin arzu ettiği şeyi yapmayıp, arzu etmediği şeyi tercih ederse, merdivenden yukarıya çıkmaya başlar.

Tarikat merdivenlerine bu üç şeyle çıkılır. Bütün bunlar ilâhî lütuftur, O verecek ki sen yürüyeceksin. Merdivene basa basa çıkarsın. Ruh ve nefis iki ordu gibidir, devamlı harp halindedirler. Hangi taraf ne kadar alırsa orası onundur.

Hepsini alırsa işgal eder, diğerini esir alır. Ruh iyiliğe meyyaldir, nefis kötülüğe meyyaldir. Hangisi beslenirse o iktidara geçer.

İşimiz rızâ olsun, nefsimiz değil, ruhumuz doysun"(Ömer Öngüt -kuddise sırruh-)

"Rabb’inin Huzurunda Durmaktan Korkan ve Nefsini Hevâ ve Hevesten Alıkoyan Kimseye Gelince, Cennet Onun Varacağı Yerin Ta Kendisi Olacaktır."(Nâziât: 40-41)

Mide veren rızık veren neden yemeyi içmeyi haram kılsın Domuz eti haram oruçluya koyun eti de haram...Hac yapan ihramlıya dikişli elbise de haram...Nalınlarını at denildi hz musaya evet...Tâhâ suresi, ayet 12: "Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ’dasın."

Oruçlu kutsal bir haldedir...ihramlı da zekat verme anında zekat veren de amazda insan kutsal bir haldedir şehadet anında da...Abdest nasıl bozuluyorsa kutsallık da bozuluyor çünkü...

Oruçta diyorsun ki nefsim içinse yemem-içmem-cima etmem ilkem bu benden razı ol...namazda nefsim içinse okul okumam kıyam etmem asker olmam yani...senden başkasına da secde etmem ilkelerimdir bunlar benden razı ol...Hacda evlatlarımı İsmail gibi yapacağım hz Hasan hz Hüseyin gibi yetiştireceğim ben den razı ol diye...Zekatta malım demem Malik sensin sahib sensin ben emanetçiyim emret emaneti yerine eriştireyim dereler yağmura emanetçi bulutta ben de buluut olurum emaneti eriştirmek de Razı ol benden diye söz vermektir...

Evet..."Bir insan "Kalp, Ruh, Sır, Hâfâ, Ahfâ" letaiflerini geçmedikçe hayvani sıfatından kurtulamıyor. Bunun izalesi için nefsin derecelerini geçmesi lâzım.

Bunu duyurarak, sizleri uyandırmak istiyoruz. Bu mevzular bir çok kitabımızda detaylı bir şekilde açıklandığı halde, okunmadığı için bilinmiyor. Sıfat-ı hayvaniye’den de kurtulanamıyor. Bunun için bu mevzuyu güzel bir şekilde okumak ve anlamaya çalışmak gerekiyor.

Şimdi şöyle düşünün; Hakk Celle ve Alâ Hazretleri bu yolu sevmiş, seçmiş. Kimseye vermediğini vermiş. Hayvan olarak mı çıkılsın yani? Bu ne kadar ağır bir şeydir. Cenâb-ı Hakk’a sığınalım, sıfat-ı hayvaniyeden çıkmak için hiç olmazsa letaifi bitirelim.

Birinci mektebi bitirirsek, dilerse diğer mektepleri de lütfeder, dilerse de hiç olmazsa da hayvani sıfatlardan kurtulmuş oluruz.

Tarikatın bir zâhirî, bir de bâtınî manası vardır.

Zâhirî manası; tarikat-ı aliye’ye girersin çalışıyorsun, namaz kılıyorsun, zekât veriyorsun ama zâhirî kısmındasın.

Bâtınî kısım ise Cenâb-ı Hakk buyuruyor ki:

"İçinizde... Görmüyor musunuz?" (Zâriyât: 21)

O içindekiyle meşgul, öteki dışındakiyle.

Bâtınî kısmında alınanlar, zâhirî kısmında çalışanlar.

Kimisi yıpranırcasına çalışır, kimisi sessiz-sedasız. O O’nunla meşgul, o da zâhirle meşgul.

Hataya düşenler nereden düştüğünü, kaybedenler nereden kaybettiğini bilmiş olsun. Kişi nerede olduğunu bilsin. Hataya düşenler gibi olmamanız için; ilim, amel, ihlâs, mahviyet lâzım. Bunlar olmadıkça terakkiyat mümkün değil.

Bâtınî kısım içeride başlar. Lâfza-i celâl ile dereceleri çıkar. "Kalp, Ruh, Sır, Hafâ ve Ahfâ"dan geçmek lâzım. Geçmedikçe sıfat değişmiyor."(İsmail Yavuz)

"Gördün mü O Nefis Arzusunu İlâh Edineni?" (Furkân: 43) evet ilme uyumlu ol nefsin arzusu yanıltıcıdır deneye güven nefsine güvenme esmaya uyumluluğuna güvenmendir tevekkül yani doğru kıymetli güvenme...aldatıcı güvenme halliydi hz Yahya ...deneye asiydi yani hiç ağaç yeter mi korumaya insanı...yanlış tercih yaptı ve bıcıldı Hz Habil de ben öldürmem dedi yanlış tercih yaptı Allah içinse öldürürüm demeliydi Allah için çalsan ganimettir zina yapsan nikahtır Rıza içinse haramlık helallik yer değiştirir...ilkedir bu...

Nefisciden öğrendiğin İslam İSLAM değil deneylerle değiştir...deneydir tek FARUK...Tek mürşid...

43﴿ Bayağı arzularını tanrılaştıran kişiyi gördün mü? Şimdi sen, bu adamı da doğru yola getirmekle yükümlü olabilir misin?
﴾44﴿ Yoksa sen, onların büyük çoğunluğunun gerçekten senin davetine kulak verdiklerini yahut doğru dürüst düşündüklerini mi sanıyorsun? Aksine onlar, başka değil, bir hayvan sürüsü gibidirler, hatta tuttukları yol bakımından daha da sapkındırlar.
Tefsir

İnsan, kendisine hitap eden bir mesajı değerlendirirken ya aklına ya da arzu ve ihtiraslarının buyruğuna uyar. Aklına uyanlar, kendilerine yöneltilen davetin, doğruluğu üzerinde düşünür; bu davetin, Allah’ın yeryüzündeki en seçkin varlığı olan insan için, kendisinin de bir üyesi olduğu topyekün insanlık için ne anlam ifade ettiği üzerinde zihin yorar; buna göre bir hükme varır ve sonuçta daveti kabul veya reddederler. Arzu ve ihtiraslarına uyanlar ise sadece bedensel hazlarını, geçici isteklerini, adi menfaatlerini dikkate alarak daveti bu açıdan değerlendirirler. Kur’an’ın neredeyse başından sonuna kadar asıl mücadele ettiği zihniyet de işte bu ikincisidir. Konumuz olan âyette de bu şekilde davrananlar, “bayağı arzularını tanrılaştıranlar” olarak tanımlanmakta; 44. âyette de putperestlerin, bayağı arzularını tanrı edinmeyi sürdürdükçe Peygamber’in davetini doğru anlamalarının, akıllarını kullanarak sağlıklı değerlendirme yapmalarının imkânsız olduğu bildirilmekte; bu tutumlarıyla da düşünme yeteneğinden yoksun olan hayvanlardan daha şaşkın, daha iz‘ansız bir durumda bulundukları açıklanmaktadır.

Mekkeli putperestlerin zihniyet yapısını özetleyip eleştiren bu âyetler, evrensel planda son derece anlamlı, aydınlatıcı dersler içermekte; insanlığın genel bir zaafına işaret etmektedir. Nitekim tarihin her döneminde, bugün dahi insanlığın temel sorunu, bedensel arzularını, maddî çıkarlarını, makam ve mevki tutkularını akıl ve irfanın ışığından, doğru inanç ve sağlıklı düşünceden, hak ve adalet ölçülerine göre hüküm ve karar verip hayatlarını bu ölçülerle düzenlemekten daha önemli görmeleridir.

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Günah affolur Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Günah affolur şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Günah affolur şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL