2
Yorum
21
Beğeni
0,0
Puan
364
Okunma

artık hiçbirşey hissetmediğinizde,
ölmüş oluyorsunuz.. bunu başka kimse bilmiyor..o kadar yorgun olabiliyor ki insan.uzanıp bir köşeye çekiliyor..bulduğumuz en değerli Kuytumuz.. kendikendimize gömüldüğümüz yerler/oldu hep..
yazmak ve bozmak gelmiyor içimizden..uzun uzun cümleleri kime kurarki insan/susalım, bir çukur
açılsın içimize...
Bana Gel...
demenin bir lisanı olur mu?
El kol ve saç...
ahh o senin dudAK
kıvrımların
dolaştım ve düştüm farzet!
Bana gel demenin
bir anlamı var mı?
Anvean
anveAn
bakıp durduğun o duvarlar benimle/
Ruh
kemik
ve et/
kesiliyor aramızda...
denklem böyle tamamlar çünkü
kendisini.
Düzlem varsa
boyut ekler
derinlemesine...
düştüm/
bir kuyu’ya mesela...
bana gülümse/ gülümse...
Yusufum!
ırmakları ve gölleri
denizleri
yüzerek geldim.
Bana öyle bakmayı
kes...
ayaklarımı buzlara yatırıyorum/
bunu bir tek ayaklarım ve buzlar biliyor.
Fayans... ahşap... ne dersen de/
hep keşke
yüreğimde oturan komşumun
bi anda kahve içmeye gelmesi
gibi bir hal/
yaşasa insan.
Haklısın aşkım...
bence bir türlü kış
gelmiyor
içimize...
kaç cemre
düşüyor
kaç gece sonra!
Hiç uyumayalım desek
hep zaten bir
rüya...
şah damarındaki kelebeklerle
Tufanı
çağırıyorsan
kirpiklerine ve
dokunuyorsam
hala yüreğine
kırılmış taşların
kaderi gibi
toprak olup,
savuruyorsan
bir avuç,
içindeki yerimi
öpüp,
bir çukur açıp
derinlerime
susuyorum..
sahi,
uzun uzun cümleler
kime kurabilirdiki insan.
sesini hapsetmişken
ciğerlerinde..
önümüz kış
lirik ayazlarda üşürken
Aşk...
Atlas bir kafiye ısıt
gerdanında,
düşlerine kurban edilmiş
bir şiir bırakıp ardında,
yağsana üstüme
çığ ve sel..
en çorak yerlerimi
ıslat.
toprak böyle nefes
alıyor sakın ol!
kaygılar kayganlaştıkça
bir depreme gebe
kalıyor hevesler.
erozyon bu...
bir ağaç ne kadar
tutabilirdiki kendisini
bulut/deniz
çeker içine
yer/
-im
efsunlu şiirlerin
kehanet dolu sözlerin
sarkarken şimdi
heryerimden.
karalara bürünüyor
bir kadın
ve yerin soluğu
çarpıyor yüzüne.
saf bir gerçek kalıyor
geriye dökülen
her neyse.
toprak,
buhar
ve nem ki
adın şimdi
ha geldi
ha gelecek
bir heyelan
dudaklarımda..
(...)