(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu güzel ve değerli sözleriniz için teşekkür ederim
Her harf bir öğretmendir her öğreten bir Allah dostudur Allah dostları hepinize es selam aleyküm ve Rahmetullah sözleriniz tefekküre vesile olsun dua eder dua bekleriz en güzel hediye dualarınızdır
DÜŞLER SIĞINAĞI
bakışlarımı yitirdim arasam da bulamıyorum
alıştım artık yalnızlıklara zifiri gecelere kavuştum gülüşlerimi arama
atsam da adımlarımı bulamıyorum tadımlarımı yüreğimi de yüreğine katamıyorum sanki bir dipsiz kuyu
sensiz her şeyim eksik sensiz her şeyim yarım ne yapsam, ne etsem son bulmuyor efkârım
kaç kez daha hasret kalırım ben sana ? kaç kez daha pulumu pırtımı toplarım ? sen görmesen, sen duymasan da ben daima seni kafama takarım
bilmiyorum neredeyim ne haldeyim bildiğim bir şey var ki sözün bittiği yerdeyim
hava soğuk üşüyorum senin derdine düşüyorum reklamlara giriyorum yoksun haberlere giriyorum yoksun çarşı, pazar geziyorum yoksun
ben mi sana geç kaldım ? sen mi bana uzak ? çözmeye çalışıyorum ama bir türlü çözemiyorum hava soğuk üşüyorum
seni arıyorum şiirlerin satırlarında sabahların kahvaltılarında akşamların karanlıklarında
inanma dedikodulara yalan makinelerine de kanma ben seni hiç bir zaman yermedim güzeller güzeli yermedim
kumlara yazdığım adını dalgalar silip süpürse de yüreğimden tadını asla sildirmedim
halel getirmedim yaşanmışlıklara senden başkasını değil koklamak el bile sürmedim
kumlara yazdığım adını dalgalar silip süpürse de yokluğunda refüze olsam da sığınacak yer bulamasam da halel getirmedim yaşanmışlıklara
duvarlar set çeker karşında zehir karışır aşına ayrılığın ertesi bütün olumsuzluklar başına çullanır
zamanla doruğa uzanır derdin ayrılığın stresi insanın anasını ağlatır
bazen yürek yarasıdır bazen ruhun yanan çırası insan duygularının kopyasıdır ayrılığın vetiresi
çünkü o şiirde gitme demiştim sana beni yalnızlıklara terk etme demiştim ne yapacaksın kaderin önüne geçilmiyor
sensizlikle sohbet etmek yürek burksa da sensizliğin çığlıkları ayyuka çıksa da kendi kendime sabır diliyorum
seni düşünüyor seni solukluyorum her çiçekte senden bir iz buluyorum
şimdi terasımda sen kokan çiçekler yetiştiriyorum günde en az üç kere kokluyorum
mutluyduk o zamanlar ve de umut doluyduk çünkü sığır çobanlığı yapardık çünkü yapraklardan başımıza güneşlik yapardık
pantolonumuz yamalı olsa da cebimizde paranın izi kalmasa da ayağımızı lastik ayakkabı vursa da mutluyduk o zamanlar
sen yoksan... baklava , böreğin tadı kalmaz sis çöker sokaklara göz gözü görmez
sen yoksan... Kız Kulesi mateme bürünür Çamlıca da yaprak salınmaz alınmaz güzelim alınmaz Eminönü den balık ekmek alınmaz
otobüsler garlardan gemiler rıhtımlardan trenler istasyonlardan uçaklar hava alanlarından kalkmaz sen yoksan...
var mısın ? birlikte yol alalım mutluluğu birlikte tadalım yani heder değil muteber olalım
gel seninle bir bağ kuralım hiç çözülmemek üzere birbirine bağlanalım var mısın ? birlikte yol alalım
sen karanlık gecelerimin ışığısın sen dursan da kalbimde volta atar yürürsün
ben senin bakışını sevdim coşkun seller gibi yüreğime akışını
ayrılığın acısını tatmadan da ne boğaz doluyor ne de göz yaşları sel oluyor
her olayın bir nedeni var
sevebilmek için sevilmek gerek öyle olmuyor emek vermeden baklava börek
dinlenebilmek için oturmak veya yatmak gerek sevebilmek için sevilmek gerek
anlayabilmek için dokunmak gerek fark edebilmek için görmek gerek
sensiz dalgalanmaz bu deniz bu feyiz de allanmaz çünkü sen hem Kevser’ im hem de sanat eserimsin
hadi yak çayımın altını kısık ateşte demlensin dağarcığımdasın yazımda baharımda sensiz dalgalanmaz bu deniz
sen kelimelerimin oluşturduğu cümlemsin
keyif veriyor seni yazmak satırlara seni yüreğime katmak seninle dünyamı donatmak keyif veriyor
bir tasavvur etsen bir düşünüversen yokluğun omuzlarıma ne kadar geliyor ağır
huzura ermek ne güzeldir dualarım sizinle her şey nasip kısmet
Üstat'dım Kaleme aldığınız şiir yüreğinzden gelen anlam taşıyan sözlerler bezenmiş. Şiir, halkın gündelik yaşantısındaki çelişkileri ve samimiyetsizlikleri alaycı ve vurucu bir dille gözler önüne seriyor.
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” tekrarıyla hem eleştiri hem de ritmik bir vurgu sağlıyor; okuyanı hem güldürüyor hem de düşündürüyor.
Kaleminiz, hem mizah hem toplumsal farkındalık yaratmayı ustalıkla birleştirmiş. Saygılarla ......... Selam
Günlük dilin samimiyetini ve halk deyimlerini kullanarak yapılan bu açık sözlü eleştiri çok net ve etkili olmuş. Çelişkileri bu kadar yalın ve vuran bir dille ifade eden kaleminize sağlık hocam..
Şiiriniz, halk deyimlerinden beslenen eleştirel bir üslup taşıyor. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” tekrarı, tutarsızlık ve ikiyüzlülüğe karşı güçlü bir ironi oluşturmuş. Yüreğinize sağlık, eseriniz hem mizahi hem de toplumsal eleştiri yönüyle dikkat çeken, canlı bir halk diliyle yazılmış.
Kaleminizdeki o ince d/okunuş ve de nüktedan tını yok mu ve işte adı yazılı olmasa bile şairin, şiirin altında hemen fark ediyor insan yazanın siz olduğunu.
Öz ile çatışmanın ve söz ile eylemler arasındaki gerilimlerin, çatışmaların, erdemlilik adına örtüşmeyen çokça şeyin duyulduğu, gözlemlendiği ve adeta bir yalan ve riya bataklığında sürüklenişin de adı olan hayata esaslı ve ironik de bir yaklaşımdı kaleminizden. İlham veren dizelerin kalemini tebrik eder, saygı ve selamlarımı sunarım.
Şiir, ironik ve eleştirel bir hicivle dolu; çelişkili davranışları ve tutarsızlıkları sert ama esprili bir dille ortaya koyuyor. Tekrarlanan deyim, mesajı pekiştiriyor ve metne ritmik bir vurgu katıyor. Hem güldüren hem düşündüren, sivri ve akıcı bir toplum eleştirisi.
Perhiz yaparken lahana turşusu yemek gibi, kişinin iddialarıyla eylemlerinin çatışması. Öykünmek" ve "bir taşla iki kuş vurma" hesapları üzerinden giden bir çıkar ilişkisi eleştirisi. Sam yeli mi, hanım eli mi?" sorularıyla karşısındakinin ne olduğunun, nerede durduğunun belli olmaması vurgulanıyor. Şairin "nüfusumuza kayıtlı olanlar alınmasın" diyerek bu durumun sadece tanıdıklara değil, genel bir dünya haline (insanlık durumuna) yönelik olduğunu belirtmesi.
sakin kıyıların insanıyım ben kendi halimde olmayı seviyorum gönülden kopan sözcüklerle müsait şiirlere umut dağıtıyorum zor olan, bu kadar anlamsızlıklar içinde kendin olabilme çabası ben değerli yapan şeyleri yıkıp yerine nefret dikenlere acıyorum
Saf bir hayret ve eleştiriyle örülmüş bir şiir; davranışlardaki çelişki ve tutarsızlık “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” tekrarlarıyla etkili bir şekilde vurgulanmış. Tebrikler hocam.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.