12
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
256
Okunma

Keder yaprakları dökülüyor şimdi sokaklarıma
Şimdi sokaklarımda yokluğun kol geziyor
Ve de sensizliğimi
Yazılmamış şiirlerimle paylaşıyorum
Gün son defa selam verdi dağlara
Bir şarkı dolandı dilime bildiğim
O da dudaklarımdan döküldü, ses verdi akşama
Şimdi sessiz ağlar yapraklar
Şimdi tohumlar uyurken dinlendirir topraklar
Yağmurum sabırsız, çığlığım siyah bir bulut gibi durur gökte
Rüzgarım uğultulu,kırılır bütün camlarım
Ben şimşek çaktığım zaman
Artık bak gözlerimde bir çift kor
Evli evine, kuşlar yuvalarına çekildi
Gözlerimde akşam oldu gel bir gör
Bir kış ülkesi kabullendi beni
Her şeyin en mutsuzunu yaşıyorum
Böyle bir başıma
Mevsimler boyu
Akşamlar gibi yalnız
Sonbahar gibi hüzünleyim
Ne zaman güz gelse pencerelerime
Mavi akşamların masalını özlerim
Her şey, her hatıra hıçkırıklarımı tıkar boğazıma
Gitmek isterim gurbetin soğuk sokaklarına
Seller yarışır gece boyu kızarık gözlerimde
Çekemediğim bu hayata bin kere küfürler ederim
Akşam güneşi seyrederken saçlarımda
Ve, kendimi anıların sıcağına terk ederim
Gizlenip zamanın kırkıncı kilometresinde
Sararan mevsimlerin yardımına sığınırım
On üç numara sokağımın mavi duvarlarında
Nikotin kokan anılarını çizerim gözlerimle
Saçlarıma yağar yağmur... yüreğim üşür
Baykuş yuvası gece konduların karanlık koynunda
Gözlerime yıkılır dönenceler, yalnızlık enleminde
Eski bir masalın dağlarına sığınır gözlerim
Her deminde hatırladıkça ben, üşütür anılar içimi
Tükeniyorum işte güz ağıt çöllerinde
Hoyrat rüzgarlar esiyor saçlarımın her bir telinde
Kana bulanıyor cam kesiği umutlarım
Ne zaman bir eski şarkının
Takılsam notalarına
Kopar yüreğimden bir acı çığlık
Ben gurbetin hüzün şairi
Hangi dala tutunsam kırık
Günay Koçak
9 / 01 / 2026
5.0
100% (21)