0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma
Hani geçmişi alnımıza kısa çizgilerle yazacaktık
Bülbülün kanadından su içerek
Güneşle doğup simit sancısı çektikten sonra
Mahir olduktan gayrı yaş alacaktık.
Işıklar gözümde ekmek seferi
Kar tanesinde leke, göz göre göre
Yuvasından uyanırken muhabbet
Elimde cam sürahi içinde şerbet
Muşamma çocukluğu soba altına serilmiş
Mangalın küf kokan paslı ekmekleri
Kıvrılıp yattığım ranzanın demiri
Ellerimde
Gazel okurken gördüm sincabı
Serenat değildi bu aşkın tanımı
5.0
100% (3)