0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
İçimdeki İstanbul şimdi bir ekim tortusu,
Bekliyor;
Bir sağanak patlasın da anamın dünya kokulu elleriyle
Yıkansın bu bitmek bilmeyen şehir, bu paslı tenha.
İyice sıkılmış bir sabahın gırtlağında duruyoruz,
Yokluğun;
İki apartman arasına gerilmiş o incecik çamaşır ipinde,
Hürriyetim gibi asılı kalmış, rüzgârın içinden geçip gidiyor.
Bu sefer ölmek değil niyetim,
Direnmeyi zaten bir alışkanlık gibi çoktan koyduk cebimize.
Ben, sahipsiz bir güneşe dokunup biraz kurumak,
Ve yerçekimine yeniden inanmak için geldim buraya.
5.0
100% (1)