3
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
365
Okunma
Selâm uzak kızıllık
Tutkunun atları koşumsuz
Bir gece bir büfe adabı kadar
Yanık ve dumanlı
Sessizliğin demine yapışan koku
Kimse kimseyi görmeden
Söylenmeden soğuk denen şahsa
Sahi şu boş kalan taburenin
Babası da yoktu
Yokluğu tarif edemiyorsun
Tıpkı adsız bir kadının dilinden
Genleşen gecelere kattığı repertuarlar gibi
Benim hiç tanrım olmadı sustuğumda
Bir dedim sadece, tekbir
Ondan belki bu preslenen,
Bu algıda zaman
İnsan da gider kalarak kadın gibi
Düşünülür sonra an ve an
Annelerimiz olsa iyiydi
Lodosun gelişi hep oyun bozan
Uğulduyor dışarısı şu an
Çocukluğu olur sundurmaların, sıralı kapıların
Bir vasiyet kokusu basamak
Sarhoşluğun içmekten değildir
Camlardan akan sulardan kuraklığın
Ölerek doğmak her yıldız düşümüne
Alışkanlıktır belki
5.0
100% (6)